Soru: Annem ve babam Şevval ayında ziyaret vizesiyle Hacc niyetiyle Sudan’dan Medine’ye geldiler, Zul kade ayının başına kadar ihrama girmeden Mekke’ye geldiler, ben gelinceye kadar Mekke’de kaldılar, bende aynı şekilde ihrama girmedim, onlarla birlikte zilhiccenin yedinci gününe kadar kaldım, daha sonra mekkeden haremin sınırına geldik ve ordan ihrama girdik ve sadece (İfrad) haccı niyet ettik, Mekke’ye varış tavafını yaptık, Sa’yi yerine getirdik. Sekizinci günde Mina’ya yöneldik, sabah bire kadar kaldık daha sonra Arafat’a yöneldik, sabah üçte vardık, tabiki babam yürüme engelli olduğu için tekerlekli sandalye ile gezdiriyorum. Daha sonra Akşamdan sonra Arafat’tan çıktık Muzdelife mescidine akşam saat dokuzda vardık, sonra Muzdelife’den Minaya sabah saat ikide çıktık, sabah namazını Mina’da kıldık, akabe cemresini sabah saat altıda taşladık, ben, annem ve babam kurbanların ücretlerini verdik, daha sonra tıraş olup ihramdan çıktık. İkinci günde cemrelerin sabah saat onda taşladık ve ifada tavafı için Mekke’ye gittik, üçüncü günde ise Mina’dan sabah saat ikide çıktık ve cemreleri taşladık çünkü acele işimiz vardı, daha sonra Mekke’ye gittik ve veda tavafını yaptık, daha sonra Cidde’ye gittik, Cidde’den Demmam’a gittik
Bizim yapmamız gereken başka bir ibadet varmıydı? Eğer bıraktığımız bir şey varsa biz neyle yükümlü oluruz?

Cevap:

Allah’a hamd olsun,

Annen ve baban Sudan’dan Medine’ye Hac
niyetiyle gelmeleri itibarıyla onlara vacip Medine’den ihrama
girmeleriydi. Mekke’den İhrama girmeleri caiz değildir. Bu nedenle
onların birer kurban kesmeleri gerekir ve haremin fakirlerine
dağıtılır sende aynı şekilde Demmam’dan hacc
niyetiyle gelerek mikattan ihrama girmedin aynı şekilde sanada bir
kurban vacip oldu.

Ayrıca alimlerin cumhuruna göre zeval yani
öğlenden önce cemre taşlamak geçersizdir. Bu bağlam da
Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem

Zeval dan sonra taşlamış
ve şöyle demiştir: “Hacc ibadetinin yapılış
şeklini benden öğrenin.’’[1]  Siz zevaldan sonra taşlama
yaptığınız için yani meşru vakitte
yapmadığınız için her birinize bir kurban vacip
olmuştur.

Şeyh bin Baz Rahimehullah şöyle
demiştir: zevaldan önce taşlama bayram günü hariç geçerli
değildir. Ancak bayram günü olursa sakıncası yoktur. Teşrik
günlerinde zevaldan önce yapılan taşlama geçerli değil ve
şeriaata aykırıdır. Rasulullah sallallahu aleyhi
vesellem
Zeval dan sonra taşlamış ve şöyle
demiştir: “Hacc ibadetinin yapılış şeklini benden
öğrenin.” Aynı şekilde sahabeler zevaldan sonra
taşlamışlar, ibadetlerin yapılış şekli
yoruma açık değildir.

Her kim zevaldan önce taşlarsa onun
taşlaması geçersizdir ve ona kurban vacip olur.” Daha detaylı
bilgi için
96095
(36436) nolu fetvalara bakabilirsiniz.

Sonuç olarak her birinizin üzerine iki kurban vacip olur çünkü
iki vacip terk ettiniz. Birincisi Mikattan İhrama girmemeniz, ikincisi
meşru olan vakitte cemreleri taşlamamanız.

Ancak siz bir kurban bedelini ödediğiniz
söylemiştiniz, tek başına yapılan (ifrad) hacında
kurban gerekmiyor Kiran ve Temettü hacı gibi değildir.

Şayet bu kurbanızla terkettiğiniz vaciplere
karşılık niyet etmişseniz her birinizin üzerinde bir kurban
daha kaldı. Ancak böyle niyet etmemişseniz verdiğiniz
kurban normal bir sadaka olarak sayılır ve iki kurban daha vermeniz
gerekir. Çünkü diğer ibadetlerde niyet şart olduğu gibi
keffaretlerde de niyet şarttır.

İmam Nevevi Rahimehullah
şöyle demiştir: “Keffaretlerde niyet şarttır, detay
zikretmeden genel keffaret niyeti yeterlidir çünkü keffaret ancak vacipten
dolayı olur.”[2]

Ayrıca İbn Nuceym
şöyle demiştir: “Keffaretler ise geçerli olmasının
şartı niyettir. Azad etmek, oruç tutmak veya yemek yedirmek olarak
niyet eder”[3]

“ Keffaret ceza ve ibadetten
anlamından uzak değildir”[4]

İbadetin anlamı: çünkü itaat
olarak yapılır oruç gibi bunda niyet şarttır.

Bu ibadet Şüphelerde vacip olur.
Çünkü yasak bir iş yaptıktan sonra salih bir amel
işlemesi gerekir ki o günahı silsin. Rasulullah sallallahu aleyhi
vesellem
şöyle demiştir: “Kötülükten (günahtan) sonra
iyilik yap ki onu silsin”

Ceza anlamı ise:
işlediği suça karşın caydırıcı
niteliğinde ceza olarak vacip olmasıdır.

[5]

En iyi bilen Allah’tır.

 

[1] – Müslim 1297

[2] – Ravdatul talibin
8/279

[3] – El eşbah ve el
nazair, şerhi Ğamz uyun el besair 1/73

[4] – El kafi
şerh el bezdavi 3/1066

[5] – Kavaidul ehkam el iz
abdusselam 1/178 . Makasidul Mükellefin el aşkar 333