Bir şahıs bildiği halde Allah’a ortak/şirk koşarsa daha sonra tövbe edip hayatını tamamen değiştirmek isterse Allah bu kişiyi affeder mi?
Bu kişi nasıl affedilir? Affedildiğini nasıl anlayabilir? Haramdan uzaklaşmak ve Allah’ın emirlerini yerine getirmek için imanını nasıl güçlendirir? Beni sapıklığa götüren pek çok psikolojik sorunlarım var, bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?
Cevap:
Allah’a hamd olsun,
Yüce Allah tövbe edenlerin tüm günahlarını
affedeceğini bildirerek şöyle buyurmaktadır: “De ki: “Ey
kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın
rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları
affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet
edendir.”[1]
Nitekim bu şirk dahil tüm günahları kapsar, her kim tövbe ederse
Allah kabul eder.
Şirk’ten tövbe ve tövbenin kabul olması ile
ilgili şöyle bir ayet zikredilmektedir: “Onlar, Allah ile beraber
başka bir ilâha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah’ın haram
kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim
bunları yaparsa ağır azaba uğrar. Kıyamet günü onun
azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada
ebedî kalır. Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler
başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir.
Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
[2]
Başka bir ayette Hristiyanların şirk ve
küfürlerinden bahsetmiş daha sonra tövbeye
çağırmıştır: “And olsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür”
diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur.
Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, and olsun onlardan inkâr edenlere
elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır. Hâlâ mı Allah’a tövbe
etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok
bağışlayandır, çok merhamet edendir.”[3]
Bunun üzerine günah ne kadar büyük olursa olsun, yüce
Allah’ın ihsan ve keremiyle affetmesi daha da büyüktür.
Sana düşen tek şey Allah’a yönelmendir.
Yaptıklarından pişman olmak ve bir daha günahlara dönmemek
üzere azim göstermektir. Allah’ın rahmeti ve muvaffiyeti senin
üzerine olsun. İslam önceki günahları siler, aynen Rasulullah
sallallahu aleyhi vesellem Amr bin
el As Radiyallahu anhu’ya dediği gibi: “ Ey Amr
İslam’ın İslam’dan önceki günahları sildiğini
bilmiyor musun?”
[4]
Rasulullah sallallahu aleyhi
vesellem şöyle
buyurmuştur: “Günahından tövbe eden kişi, o günahı hiç
işlememiş gibidir.”[5]
Şayet kul tövbe ederse Allah
kabul eder ve onu bağışlar nitekim yüce Allah şöyle
buyurmuştur: “O, kullarından tövbeyi kabul eden,
kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı
bilendir.”[6]
Başka bir ayette: “Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve
salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için
son derece affediciyim.”[7]
Kul, rabbi hakkında iyimser
olması gerekir, tövbesinin kabul edileceğini ümit etmesi
gerekir, çünkü yüce Allah kudsi hadiste şöyle demektedir: “Ben kulumun benim hakkımdaki zannına
göreyimdir.”[8]
İmam Ahmed’in 16059 nolu rivayetine göre:
“Ben kulumun benim hakkımdaki zannına göreyimdir,
istediğini zannetsin”
İmanı güçlendirmek ise bir
çok şeyle mümkündür bunlardan bazıları:
1-
Allah’ı çok anmak ve Kur’ân-ı
Kerim okumak, Peygambere salat getirmek.
2-
Farz namazları kaçırmamak ve
nafile namazları çokça yapmaktır. Kul bunları
yaptığı takdirde; Allah’ın sevgisini kazanır, muvaffak
olur. Nitekim bir hadiste şöyle geçmektedir:
“Kim
benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona savaş ilan ederim.
Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma
gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye)
şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya
devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun
işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu
eli, yürüdüğü ayağı olurum. Benden bir şey isteyince onu
veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır.”[9]
3-
Günahlardan kaçan, ibadetlere
düşkün ve iyi insanlarla arkadaşlık kurmak.
4-
Tövbe eden salih kullar, alimler
ve zahitlerin hayatlarını okumak.
5-
Günahları hatırlatacak veya
günahlara çekecek her şeyden uzak durmak.
Kısacası İman, ibadet ve
Allah’ın emirlerini yerine getirerek ve haramları bırakarak
güçlenir.
Kalbin hidayete ermesi ve tövbeye
muvaffak olmanı yüce Allah’tan dileriz.
En doğrusunu Allah bilir.
[1] Zümer 53
[2] Furkan 68-70
[3] Maide 73-74
[4] Muslim 121, İmam Ahmed 17861
[5] Timizi, Elbani sahih demiştir.
[6] Şura 25
[7] Taha 82
[8]
Buhari 7066,
Muslim 2675,
[9] Buhari 6137
