Teşrik günleri nelerdir?
Teşrik günlerini, diğer günlerden ayıran özellikler ve meziyetler nelerdir?
Cevap:
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Teşrik günleri, Zilhicce ayının
11., 12. ve 13. günleridir. Bu günlerin fazîleti hakkında birçok âyet ve
hadis gelmiştir.
Bunlardan bazıları
şunlardır:
1.
Allah -azze ve celle- bu konuda şöyle
buyurmuştur:
(( وَاذْكُرُواْ اللهَ فِي أَيَّامٍ
مَّعْدُودَاتٍ فَمَن تَعَجَّلَ فِي يَوْمَيْنِ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ وَمَن
تَأَخَّرَ فَلا إِثْمَ عَلَيْهِ لِمَنِ اتَّقَى وَاتَّقُوا اللهَ وَاعْلَمُوا
أَنَّكُمْ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ )) [ سورة البقرة الآية:
٢٠٣]
“Sayılı
günlerde Allah’ı (tesbih ve tekbirle) zikredin.Kim iki günde acele
etmek (12. gün cemreleri taşladıktan sonra güneş batmadan
önce Minâ’dan ayrılmak) isterse, ona günah yoktur.Kim de (13.
günde de cemreleri taşlamak için Minâ’da geceleyip) geri kalırsa,
ona günah yoktur.Bu, (haccı konusunda) Allah’tan korkanlar içindir.
(Ey müslümanlar!) Allah’tan korkun ve bilin ki, şüphesiz siz,
(öldükten sonra hesap için) yalnızca O’nun huzurunda
toplanacaksınız.”[1]
Âyette geçen “sayılı
günler”den kasıt; Teşrik günleridir.
İbn-i Ömer -Allah ondan ve
babasından râzı olsun- böyle demiştir. Âlimlerin çoğu da bu görüşü tercih
etmiştir.
2.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de Teşrik günleri hakkında şöyle
buyurmuştur:
((أَيَّامُ التَّشْرِيقِ إِنَّهَا أَيَّامُ
أَكْلٍ وَشُرْبٍ وَذِكْرٍ لِلهِ عَزَّ وَجَلَّ.)) [رواه مسلم]
“Teşrik
günleri, hiç şüphesiz yeme, içme ve Allah -azze ve celle-‘yi anma
günleridir.”[2]
Teşrik günlerinde Allah -azze ve
celle-‘yi anmakla emrolunan zikrin birçok türü vardır. Bu zikirlerden
bazıları şunlardır:
a). Farz namazların hemen akabinde tekbir
getirerek Allah -azze ve celle-‘yi anmak. Bu zikir, âlimlerin
çoğunluğuna göre Teşrik günlerinin sonuna kadar
meşrûdur.
b). Kurbanları keserken besmele çekerek
ve tekbir getirerek Allah -azze ve celle-‘yi anmak. Hedy (hac) ve udhiye (şükür)
kurbanlarını kesme zamanı, Teşrik günlerinin sonuna
kadardır.
c). Allah -azze ve celle-‘nin adını
anarak yeme ve içmeye başlamak. Zirâ yeme ve içmede meşrû olan, yeme
ve içmeye besmele ile başlanması ve hamd ile bitirilmesidir.
Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( إِنَّ اللهَ لَيَرْضَى عَنِ
الْعَبْدِ أَنْ يَأْكُلَ الْأَكْلَةَ فَيَحْمَدَهُ عَلَيْهَا أَوْ يَشْرَبَ
الشَّرْبَةَ فَيَحْمَدَهُ عَلَيْهَا.)) [ رواه مسلم ]
“Şüphesiz ki Allah,her yediği
yiyeceğin veya içtiği içeceğin üzerine (yedikten veya içtikten sonra) hamd eden kulundan
râzı (hoşnut) olur.”[3]
d). Teşrik günlerinde tekbir getirip cemrelere
taşları atarak Allah -azze ve celle-‘yi anmak. Bu zikir, hacılara
mahsustur.
e). Allah -azze ve celle-‘yi mutlak olarak
anmak.Zirâ Teşrik günlerinde Allah Teâlâ’yı çokça anmak,
müstehaptır.
(( كَانَ عُمَرُ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ
يُكَبِّرُ فِي قُبَّتِهِ بِمِنًى، فَيَسْمَعُهُ أَهْلُ الْمَسْجِدِ فَيُكَبِّرُونَ
وَيُكَبِّرُ أَهْلُ الْأَسْوَاقِ حَتَّى تَرْتَجَّ مِنًى تَكْبِيرًا.)) [ رواه
البخاري ]
“Ömer -Allah ondan râzı olsun- (bu günlerde) Minâ’daki çadırında
tekbir getirir, mescitte (Hayf mescidinde) bulunan ve onu işiten
müslümanlar, onunla birlikte çarşı ve pazardaki insanlar Minâ tekbir
sesleriyle inleyecek şekilde tekbir getirirlerdi.”[4]
Allah Teâlâ kendisini anmak konusunda
şöyle buyurmuştur:
((فَإِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ
فَاذْكُرُواْ اللهَ كَذِكْرِكُمْ آبَاءكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْراً فَمِنَ النَّاسِ
مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الآخِرَةِ مِنْ
خَلاَقٍ. وِمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي
الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ)) [سورة البقرة الآيتان: 200-201]
“Hac ibâdetinizi bitirince (Akabe
cemresine taşları attıktan, Farz tavafı yaptıktan ve
Minâ’ya yerleştikten sonra); atalarınızı
andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla
Allah’ı anın.İnsanlardan öylesi vardır ki: Rabbimiz! Bize
dünyada ver, der. Onun âhirette nasibi yoktur.Kimisi de: Rabbimiz! Bize dünyada
iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru,
der.”[5]
Seleften birçok kimse, Teşrik günlerinde bu şekilde duâ
etmeyi müstehap görürdü.
Nebi -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘in:
((أَيَّامُ التَّشْرِيقِ إِنَّهَا أَيَّامُ
أَكْلٍ وَشُرْبٍ وَذِكْرٍ لِلهِ عَزَّ وَجَلَّ.)) [رواه مسلم]
“Teşrik
günleri, hiç şüphe yok ki yeme, içme ve Allah -azze ve celle-‘yi anma
günleridir.”[6]
Sözü ile, bayram günlerinde yeme ve
içmenin, ancak Allah Teâlâ’nın adını anmak ve O’na itaat etmek
için meşrû kılındığına işâret edilmektedir
ki, Allah Teâlâ’ya itaat sayılan amellere yardımcı olması
için yemek ve içmek, nimete olan şükrün tamamındandır.
Allah Teâlâ, kitabı Kur’an-ı
Kerim’de helal olan şeylerden yemeyi ve o helal olan şeyden
dolayı kendisine şükretmeyi emretmiştir. Her kim, Allah Teâlâ’nın
nimetlerini, O’na isyanda kullanırsa,Allah Teâlâ’nın nimetine
nankörlük etmiş, şükrü, nankörlükle değiştirmiş
olur. Böyle yapan kimseden nimetin çekip alınması da
haktır.
Nitekim bu konuda şöyle
denilmiştir:
Eğer bir nimet içerisinde isen, o nimetin
kadrini bil! Zirâ günahlar, nimetleri götürür.
Nimetlerden dolayı İlah’a (Allah’a)
devamlı şükret! Çünkü İlah’a şükür, belâ ve musibetleri
giderir.
3.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu günlerde (Teşrik günlerinde) oruç tutmayı
yasaklamıştır.
Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( لَا تَصُومُوا هَذِهِ الْأَيَّامَ؛
فَإِنَّهَا أَيَّامُ أَكْلٍ وَشُرْبٍ وَذِكْرِ اللهِ عَزَّ وَجَلَّ.)) [ رواه أحمد
وصححه الألباني في السلسلة الصحيحة ]
“Bu
günlerde (Teşrik günlerinde )
oruç tutmayın! Çünkü bu günler, yeme, içme ve Allah -azze ve
celle-‘yi anma günleridir.”[7]
Allahım! Salih amellerde bizi muvaffak
kıl, ölüm anında ayağımızı sâbit eyle ve
bize rahmetinle merhamet et ey bağışı ve hibesi bol olan
Allahım! Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır.
[1] Bakara Sûresi: 203
[2] Müslim, hadis no: 1141.
[3] Müslim; hadis no: 2734.
[4] Buhârî
[5] Bakara Sûresi: 200-2001.
[6] Müslim, hadis no: 1141.
[7] Ahmed; hadis no:10286. Elbânî
“Silsiletu’l-Ehâdisi’s-Sahiha; hadis no:3573’de hadisin sahih
olduğunu belirtmiştir.
Bkz: İbn-i Receb’in;
“Letâifu’l-Meârif”, s: 500
