Şu hadisi delil göstererek Ramazan ayının hilâlini kendi gözleriyle görmedikçe oruca başlamayan kimse hakkında hüküm nedir?
(( صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا الْعِدَّةَ ثَلاَثِينَ )) [ متفق عليه ]
“(Ramazan ayının) hilâlini gördüğünüzde oruç tutun. (Şevvâl ayının) hilâlini gördüğünüzde de bayram edin. Eğer (Şaban ayının hilâli) size görünmezse, (oruca başlamak için Şaban ayını, bayram etmek için ise Ramazan ayını) otuz güne tamamlayın.” (Buhârî, hadis no:1909, Müslim, hadis no: 1081)
Bu hadisi delil göstermeleri doğru mudur?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Müslümanlardan adâletli bir kimsenin şâhitliği ile Ramazan ayının hilâlinin
görüldüğü sâbit olduğu zaman oruca başlamak gerekir.
Nitekim
bedevîlerden birisi, Ramazan ayının hilâlini gördüğünü söylediğinde, Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- oruca başlamayı emretmişti.
((
صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ
فَأَكْمِلُوا الْعِدَّةَ ثَلاَثِينَ )) [ متفق عليه ]
“(Ramazan
ayının)
hilâlini gördüğünüzde
oruç tutun. (Şevvâl
ayının) hilâlini
gördüğünüzde
de bayram edin. Eğer hava size kapalı olursa, (oruca
başlamak için Şaban ayını ve bayram etmek için ise Ramazan ayını)
otuz güne tamamlayın.”
Hadisini,herkesin hilâli kendisinin görmesi gerektiği,aksi takdirde oruca
başlamaması gerektiğine delil olarak göstermeleri, doğru değildir.Çünkü hadis,
hilâl görüldüğü zaman -müslümanlardan adâletli bir kimse bile olsa- oruca
başlama konusunda genel bir hitaptır. (İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi
Fetvâları, cilt:10, sayfa: 94)
Yine,bütün
müslümanların üzerine oruca başlamanın farz olması için, müslümanlardan adâletli
ve güvenilir birisinin hilâli görmesinin yeterli olduğuna delâlet eden
delillerden birisi de, Abdullah b. Ömer’in -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- rivâyet ettiği şu hadistir:
((
تَرَاءَى النَّاسُ الْهِلاَلَ، فَأَخْبَرْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
أَنِّي رَأَيْتُهُ، فَصَامَهُ وَأَمَرَ النَّاسَ بِصِيَامِهِ )) [ رواه أبو داود ]
“İnsanlar
(sahâbe), hilâli birlikte görmek için toplandılar. Ben de hilâli gördüğümü
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e tek başıma haber verdim. Bunun
üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- oruca başladı ve insanlara da
oruca başlamalarını emretti.”
(Ebû Dâvûd,
Kitabu’s-Savm, Ramazan Hilâlini Görmede Bir Kişinin Şâhitliğinin Yeterli Olacağı
Bâbı, hadis no:1995)
Bazı bid’at
ehli, “insanın, Ramazan hilâlini kendisi görmedikçe oruç ona farz olmaz” sapık
inancından dolayı, diğer müslümanlardan geri kalarak oruca daha sonra
başlamaktadırlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den rivâyet olunan
hadisler, onları reddetmektedir.
Üstelik
onlara şunu sormak lazım: O halde gözleri görmeyen veya zayıf gören kimse, ne
yapar?
Durum, Allah
Teâlâ’nın şu âyette buyurduğu gibidir:
(فَإِنَّهَا
لا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ)
[ سورة من الحج الآية:
٤٦ ]
“Ne var ki
gözler kör olmaz, fakat sinelerdeki kalpler kör olur.”
(Hac
Sûresi:46)
Dosdoğru yola ileten ancak Allah Teâlâ’dır.
