Ben, cünüp kimsenin, boy abdestinden önce ister abdest alsın veya almasın, cünüplükten arınmak için alınan boy abdestinin, abdestin yerine geçtiğini biliyorum. Fakat bir erkeğin boy abdesti alırken penisine (tenâsül uzvuna) ve kalçasına el sürmesi halinde hüküm ne olur? Bu fiil, boy abdestinden sonra abdest almayı gerektirir mi?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

Cünüp olan bir erkek, boy abdesti alırken
(yıkanırken) penisine (tenâsül uzvuna) el sürerse, abdest alması
gerekir mi, yoksa gerekmez mi?

Bu, âlimlerin, penise el sürmekle abdestin
bozulup-bozulmaması konusundaki görüş
ayrılıklarına dayanmaktadır.

Âlimlerden kimisi, penise el sürmekle abdestin  bozulduğu ve yeniden abdest
alınması gerektiği görüşündedir.

Kimisi de, penise el sürmekle abdestin
bozulmadığı, dolayısıyla yeniden abdest alması
gerekmediği görüşündedir.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:

“İslâm âlimleri -Allah onlara rahmet etsin-, penise
ve edep yerinin ön kısmına el sürmekle abdestin
bozulup-bozulmadığı konusunda farklı görüşlere
ayrılmışlardır:

Birinci görüş:

İmam Ahmed’in mezhebine göre; penise ve edep
yerinin ön kısmına el sürmek, abdesti bozar.

Bu görüşe şunu delil
göstermişlerdir:

1.      

Safvân kızı Busra’nın -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
ettiği hadistir.

Safvân kızı Busra’dan -Allah ondan râzı
olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘i şöyle derken işittim:

(( مَنْ مَسَّ ذَكَرَهُ
فَلْيَتَوَضَّأْ.)) [ رواه أحمد وأبو داود ]

“Penisine
(tenâsül
uzvuna) elini süren, abdest alsın.” (Ahmed ve Ebu Dâvud)

2.      

Ebu Hureyre’nin -Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiği hadistir.

Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle
buyurmuştur:

((
إِذَا أَفْضَى
أَحَدُكُمْ بِيَدِهِ إِلَى ذَكَرِهِ لَيْسَ دُونَهَا حِجَابٌ وَلا سِتْرٌ فَقَدْ
وَجَبَ عَلَيْهِ الْوُضُوءُ.)) [ وراه الحاكم وصححه وأحمد والطبراني
والدارقطني والبيهقي وصححه الألباني في صحيح الجامع ]

“Sizden
biriniz elinin içiyle (avucuyla), arada bir perde ve örtü bulunmaksızın penisine (tenâsül uzvuna) el sürerse, abdest kendisine vâcip (gerekli)
olur.”

(Hâkim
rivâyet etmiş ve hadis sahihtir, demiştir. Ayrıca, Ahmed,
Taberânî, Dârekutnî ve Beyhakî de rivâyet etmişlerdri. Elbânî de,
“Sahihi’l-Câmi’; hadis no: 362’de hadis, sahihtir, demiştir.)

Başka
bir rivâyet ise şöyledir:

((
إِذَا أَفْضَى
أَحَدُكُمْ بِيَدِهِ إِلَى فَرْجِهِ لَيْسَ دُونَهَا حِجَابٌ وَلا سِتْرٌ فَقَدْ
وَجَبَ عَلَيْهِ الْوُضُوءُ.)) [ صححه الألباني في صحيح الجامع ]

“Sizden
biriniz elinin içiyle (avucuyla), arada bir perde ve örtü bulunmaksızın fercine (edep yerine) el sürerse, abdest kendisine vâcip (gerekli)

olur.”

3. İnsan, penisine ve edep yerinin
ön kısmına elini sürdüğü zaman şehveti harekete
geçebilir. Böylelikle farkına varmadan penisinden bir şey
çıkabilir.Abdestin bozulması ne zaman muhtemel olursa, bu konudaki
hüküm de onunla bağlantılı olur. Tıpkı uyku gibi.

İkinci
görüş:

Penise el
sürmek abdesti bozmaz.

Bu görüşe şunu delil
göstermişlerdir:

1. Talk b.
Ali’nin -Allah ondan râzı olsun-

rivâyet
ettiği hadistir.

(( عَنْ قَيْسِ بْنِ طَلْقٍ عَنْ
أَبِيهِ قَالَ: سَأَلَ رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
أَيَتَوَضَّأُ أَحَدُنَا إِذَا مَسَّ ذَكَرَهُ؟ قَالَ: إِنَّمَا هُوَ بَضْعَةٌ
مِنْكَ أَوْ جَسَدِكَ.)) [ رواه أحمد ]

“Kays
b. Tâlk’tan, o da babasın­dan rivâyet ettiğine göre, o
şöyle demiştir:

Bir adam,
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e:

– Birimiz,
penisine (tenâsül uzvuna) elini sürerse, abdest almalı
mıdır? diye sordu.

Bunun
üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

– O (tenâsül uzvu), ancak senden veya senin
bedeninden bir
parçadır.” (Ahmed)

2. Aslolan;
abdestin kalıcı olması ve abdestin bozulmamasıdır. Bu
aslî durumdan (abdestlilik halinden, abdestin bozulduğuna dâir) kesin bir
delil bulunmadıkça çıkmayız. Yukarıda geçen Busra ve Ebu
Hureyre’nin hadisleri zayıftır.Hadisin sahih olma ihtimali olsa bile
aslolan, abdestin kalıcı olmasıdır
(bozulmamasıdır).Zirâ
Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

 ((… لا يَنْصَرِفْ حَتَّى يَسْمَعَ صَوْتًا
أَوْ يَجِدَ رِيحًا.)) [ رواه البخاري
ومسلم ]

“(Anüsünden/dübüründen) bir ses işit­me­dik­çe ve­ya bir ko­ku hissetmedikçe
na­ma­zı bı­rak­ma­sın.” (Buhârî; hadis no: 137. Müslim;
hadis no: 361)

Bu hüküm;
hissî yani yeli işitmek veya kokusunu hissetme sebebinden dolayı
olduğuna göre, şer’î sebebi de
böyledir.Dolayısıyla abdestin bozulduğu yeli işitmek
veya kokusunu hissetmekle kesin bir şekilde bilinmedikçe, abdestin
bozulduğuna hükmetmemiz mümkün değildir.

Üçüncü
görüş:

Penise
(tenâsül uzvuna) şehvetle el sürmek abdesti bozar.Şehvetle el
sürülmediği takdirde abdest bozulmaz.

Böylelikle
Busra’nın hadisi ile Talk b. Ali’nin hadisii birleştirilip arası
bulunmuş olur. İki hadisten birisini tercih etme veya birinin
diğerini nesh ettiğine hükmetmeden önce iki hadisi
birleştirip arasını bulma mümkün ise, bunu yapmak gerekir. Çünkü
iki hadisi birleştirip arasını bulmak, her iki hadise göre hareket
(amel) etmek demektir. İki hadisten birini tercih edip diğerini
bırakmak ise, diğerinin hükmünü geçersiz kılmak demektir.

Bu
görüşü doğrulayan şey; Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in Talk b. Ali’ye şu sözüdür:

(( إِنَّمَا هُوَ بَضْعَةٌ مِنْكَ
أَوْ جَسَدِكَ.)) [ رواه أحمد ]

“O (tenâsül uzvu), ancak senden veya senin
bedeninden bir
parçadır.” (Ahmed)

Çünkü
sen, kendi penisine şehvetsiz el sürdüğün zaman, sanki bedeninden
herhangi bir uzva el sürmüş gibi olursun. Böyle
yaptığın zaman da abdest bozulmaz.Ama penisine şehvetle el
sürersen, abdest bozulur.Çünkü sebep mevcuttur.O sebep de sen,
farkına varmadan abdesti bozan bir şeyin senden çıkma
ihtimalinin olmasıdır.Bundan dolayı bir kimse, penisine
şehvetle el sürerse abdest bozulur,şehvetsiz el sürerse abdest
gerekmez. Çünkü penise bu şekilde (şehvetle) el sürmek,
vücudun diğer azalarına el sürmekten farklıdır.

Bazı
âlimler, iki hadisi birleştirip arasını bulmuşlar ve
şöyle demişlerdir:

Busra’nın
hadisinde abdestin alınmasının emredilmesi, müstehaplık
ifâde eder.

Talk b.
Ali’nin hadisinde abdestin alınmasını istememesi, abdestin gerekmediğini
ifâde eder.

(( عَنْ قَيْسِ بْنِ طَلْقٍ عَنْ
أَبِيهِ قَالَ: كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ فَسَأَلَهُ رَجُلٌ فَقَالَ: مَسَسْتُ ذَكَرِي أَوْ الرَّجُلُ يَمَسُّ
ذَكَرَهُ فِي الصَّلاةِ عَلَيْهِ الْوُضُوءُ؟ قَالَ: لا، إِنَّمَا هُوَ مِنْكَ.))

[ رواه أحمد ]     

“Kays b. Talk, babasından rivâyet ettiğine
göre o şöyle demiştir:

– Ben, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in
yanında oturuyordum. Bir adam Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e
şöyle sordu:

– Ben, penisime (tenâsül uzvuma) el sürdüm veya namazda penisine el
süren adama abdest alması gerekir mi?

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

– Hayır (abdest alması gerekmez). Zirâ o (penisin), senden bir
parçadır.” (Ahmed)

Zirâ sahâbî:
“… abdest
alması gerekir mi?”
diyerek abdestin
gerekip-gerekmediğini sormuştur. Çünkü hadiste geçen
“alâ” kelimesi, zâhiren gerekliliğe delâlet eder.

Dördüncü görüş:

Şehvetle de olsa penise (tenâsül uzvuna) el sürmekle
abdest alınması mutlak olarak müstehaptır.
Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu
görüşü tercih etmiştir.

Şehvetle de olsa penise el sürmekle abdest almak
müstehaptır dediğimiz zaman, abdest almak meşrûdur ve bu fiilde
ecir ve ihtiyatlı olma durumu vardır.

“Talk b. Ali’nin hadisi nesh edilmiştir (hükmü
kaldırılmıştır). Çünkü Peygamber -sallallahu
aleyhi ve sellem- hicretin ilk günlerinde mescidini inşâ ederken Talk b.
Ali kendisinin yanına gelmiş, fakat tekrar bir daha Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘e dönmemiştir” iddiâsına
gelince, bu iddiâ, şu sebeplerden dolayı doğru değildir:

1. İki hadisi birleştirip arasını
bulmak mümkün olmadığında iki hadisten birinin nesh
olunduğuna hükmedilebilir. Ancak burada iki hadisi birleştirip
arasını bulmak mümkündür.

 
2. Talk b.Ali’nin
hadisindeki sebebin izâle olması (ortadan kalkması) mümkün
değildir.Bir hüküm, sebep ile bağlantılı olduğu zaman
o sebebin izâle olması mümkün değildir. Çünkü hükmün izâle
olması mümkün değildir. Zirâ hüküm, sebep ile birlikte olur. Buradaki
sebep ise Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in şu sözüdür:

(( إِنَّمَا هُوَ بَضْعَةٌ مِنْكَ
أَوْ جَسَدِكَ.)) [ رواه أحمد ]

“O (tenâsül uzvu), ancak senden veya senin
bedeninden bir
parçadır.” (Ahmed)

Buna göre insanın penisinin (tenâsül uzvunun)
herhangi bir gün insandan ayrılması ve ayrı parça hâline gelmesi
mümkün değildir.Bundan dolayı iki hadisten birinin nesh olması mümkün
değildir.

3.      

İlim ehli şöyle demişlerdir:

“İki râviden hangisinin daha önce müslüman
olduğuna veya iki hadisten hangisinin daha önce olduğuna dâir
tarih bilinmemektedir.Hadisi rivâyet eden sahâbî, rivâyet ettiği hadisi
başka sahâbîden rivâyet etmiş olabilir. Yani; iki sahâbî,
görünüşte birbirine zıt ve çelişkili olan iki hadisi
rivâyet ettiği zaman, iki sahâbîden biri diğerinden sonra müslüman
olmuşsa, sonra müslüman olan sahâbînin rivâyet ettiği hadisin,
önce müslüman olan sahâbînin rivâyet ettiği hadisi nesh eder,
diyemeyiz. Çünkü sonra müslüman olan sahâbî, bu hadisi, başka bir
sahâbîden rivâyet etmiş olabilir veya Peygamber -sallallahu aleyhi ve
sellem- bu hadisi o sahâbîden sonra başkasına söylemiş
olabilir.

Kısacası; bir insan, penisine (tenâsül uzvuna)
ister şehvetle olsun, isterse şehvetsiz olsun, el sürerse, mutlak
anlamda abdest alması kendisine müstehap olur. Fakat şehvetle el
sürerse, abdest alması gerekir, görüşü, çok güçlü bir
görüştür. Fakat ben, abdest alması gerekir, demiyorum.
İhtiyatlı olan durum, abdest almasıdır.”

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn
-Allah ona rahmet etsin- “Buluğu’l-Merâm Şerhi”;
c: 1, s: 259’da ise, penise (tenâsül uzvuna) şehvetle el sürmenin abdesti
bozduğuna, şehvetsiz el sürmenin ise abdesti
bozmadığına hükmetmiştir.

Bu görüşe göre; her kim, cünüplükten
arınmak için boy abdesti alırken (yıkanırken) penisine
(tenâsül uzvuna) şehvetle el sürerse, boy abdesti aldıktan sonra
abdest alması gerekir. Eğer penisine şehvetsiz dokunursa,
abdesti alması gerekmez.

İkincisi:

Kalçaya çıplak halde el sürmek abdesti bozmaz. Burada
ihtilaflı olan konu; makatın bulunduğu
(dışkının çıktığı) yere el sürmenin abdesti
bozup-bozmadığıdır. Çünkü Safvân’ın
kızı Busra’nın rivâyet ettiği hadis şu lafızla
gelmiştir:

(( مَنْ مَسَّ فَرْجَهُ
فَلْيَتَوَضَّأْ.))
[ رواه النسائي وابن ماجه وصححه
الألباني في صحيح النسائي ]

“Edep yerine (fercine) dokunan, abdest alsın.” (Nesâî; hadis no: 444.
İbn-i Mâce; hadis no: 481. Elbânî, “Sahîh-i Nesâî”de hadis
sahihtir, demiştir.)

Makatın bulunduğu (dışkının
çıktığı) yere el sürmenin abdesti
bozup-bozmadığı konusundaki ihtilaf, penise (tenâsül uzvuna) el
sürmenin abdesti bozup-bozmadığı konusundaki ihtilaf gibidir.

Bunun (dışkının
çıktığı yerin) dışındaki yerlere gelince,
bunlara el sürmek abdesti bozmaz.

Örneğin: Erbezlerine
(testislere/yumurtalıklara) veya makatın her bir yanına el
sürmek gibi (bunlara el sürmek abdesti bozmaz).

İmam Şâfiî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:

“Bir kimse, (çıplak halde) erbezlerine
(testislerine/yumurtalıklarına) veya kalçasının iki
tarafına veyahut da dizlerine el sürer, fakat penisine el sürmezse, abdest
alması gerekmez.” (“el-Umm”; c: 1, s: 34)

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Ashâbımız (Şâfiî âlimleri)
şöyle demişlerdir: Dübür’den kasıt; menfezin
buluştuğu (dışkının çıktığı)
yerdir. Bunun dışında erbezlerin içine el sürmek, abdesti
bozmaz. Bu konuda ihtilaf yoktur.” (“el-Mecmû'”; c: 2, s: 42)

İbn-i Kudâme -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“İlim ehlinin genelinin görüşüne
göre, fercin ön ve arka kısmının
dışındaki yerlere el sürmekle abdest bozulmaz.

Örneğin: Fercin çevresine, baldırın
arka kısmına, testislere ve koltuk altına el sürmek gibi…

Çünkü bu konuda (abdestin bozulduğuna dâir)
hiçbir nas (delil) yoktur ve buralara el sürmek, hakkında nas gelen yerler
anlamında da (onlar hükmünde de) değildir. Dolayısıyla bu
konuda hüküm sâbit olmaz.” (“el-Muğnî”; c: 1, s: 119)

Allah Teâlâ en iyi bilendir.