Bir kimse, uykudan uyandıktan sonra bu uykusunun derin olup-olmadığından şüphe ederse, bu uykuyla abdesti bozulur mu?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Bir kimse, uykudan uyandıktan sonra bu uykusunun
abdesti bozup-bozmadığından şüphe ederse, bu uykuyla
abdesti bozulmaz.
İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
“Bir kimse, uyudu mu yoksa uyukladı mı
diye şüpheye düşer de her iki durumu da kendisinde bulmuşsa,
abdesti bozulmaz.
İmam Şâfiî -Allah ona rahmet etsin-
“el-Umm” adlı kitapta şöyle demiştir:
–
İhtiyatlı olan, abdest almasıdır…
İmam Şâfiî -Allah ona rahmet etsin- daha sonra
devamla şöyle demiştir:
– Bir kimse, makatını yere tamamen oturttuğundan
(gevşek olmadığından) emîn olur da bu uykunun derin mi
yoksa hafif mi olduğundan şüpheye düşerse, ona abdest gerekmez.
“el-Beyân” kitabının yazarı ile
diğer âlimler bu şekilde
açıklamışlardır.Doğru olan da budur.” ( Nevevî;
“el-Mecmû'”; c: 2, s: 17)
Nitekim bu konuda sahih olanın,uyumakla abdestin
bozulduğu (36889) nolu sorunun cevabında daha önce
açıklanmıştı. Yani uyku eğer derin ise abdesti bozar,
derin değil de hafif ise abdesti bozmaz.
Sadece şüpheye düşmekle abdestin
bozulmayacağına dâir delil, şu hadistir:
(( عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ عَنْ
عَمِّهِ أَنَّهُ شَكَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
الرَّجُلُ الَّذِي يُخَيَّلُ إِلَيْهِ أَنَّهُ يَجِدُ الشَّيْءَ فِي الصَّلاةِ،
فَقَالَ: لا يَنْفَتِلْ أَوْ لَا يَنْصَرِفْ حَتَّى يَسْمَعَ صَوْتًا أَوْ يَجِدَ
رِيحًا.))
[ رواه البخاري ومسلم ]
“Abbâd b. Temîm’den, o da amcasından rivâyet
ettiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, namaz sırasında birşeyler hissettiği
duygusu gelen (dübüründen koku veya ses
çıktığı /yellendiği kendisine hayal edilen) kişinin
durumundan şikâyette bulunulunca o şöyle buyurmuştur:
– (Dübüründen) bir ses
işitmedikçe veya bir koku hissetmedikçe namazı bırakmasın.”
(Buhârî; hadis no: 137. Müslim; hadis no: 361)
Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre o şöyle demiştir:
“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
(( إِذَا وَجَدَ أَحَدُكُمْ فِي
بَطْنِهِ شَيْئًا فَأَشْكَلَ عَلَيْهِ أَخَرَجَ مِنْهُ شَيْءٌ أَمْ لا، فَلا
يَخْرُجَنَّ مِنَ الْمَسْجِدِ حَتَّى يَسْمَعَ صَوْتًا أَوْ يَجِدَ رِيحًا.))
[ رواه مسلم ]
“Sizden
biriniz karnında bir şeyler hisseder de dışarıya bir
şeyin çıkıp-çıkmadığında müşkil
durumda kalırsa (kendisinden
yel çıkıp-çıkmadığı konusunda şüpheye düşerse), bir ses (yellenme
sesi) duymadıkça veya bir koku hissetmedikçe (kendisinden yel
çıktığını hissetmedikçe yeniden abdest almak için)
sakın mescitten
çıkmasın.” (Müslim; hadis no: 362)
İmam
Nevevî -Allah ona rahmet etsin-
şöyle demiştir:
“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in:
“…
bir ses (yellenme sesi) duymadıkça veya bir
koku hissetmedikçe (kendisinden yel çıktığını
hissetmedikçe yeniden abdest almak için) sakın mescitten
çıkmasın.”
Sözünün
anlamı; yani ikisinden (yani ses veya kokudan) birisinin
varlığının bilinmesidir. Müslümanların icmâı ile
yellenme sesinin işitilmesi veya kokusunun hissedilmesi şart
değildir.”
İmam
Nevevî -Allah ona rahmet etsin-
devamla şöyle demiştir:
“Bu hadis, İslâm dîninin esaslarından
birisi ve fıkıh kâidelerinden büyük bir kâidedir. O da şudur:
Aksi bir durum belli olmadıkça bir şeyin aslının
kalıcı olduğuna (abdestli olduğuna) hükmetmektir. Sonradan
meydana gelen şüpheli durum bir şeye zarar vermez.
Bunlardan
birisi de yukarıdaki hadisin geçtiği meseledir. O mesele de
şudur:
Her kim,
abdestli olduğundan emîn olur da abdestinin
bozulup-bozulmadığından şüpheye düşerse, abdestinin
kalıcı olduğuna hükmetmesidir. (Yani bu kimsenin abdestlilik durumunun devam etmesi ve
abdestinin bozulmamış olmasıdır.) Bu şüphenin namaz
sırasında veya namazın dışında meydana gelmesi
arasında hiçbir fark yoktur. Bu, hem bizim, hem de gelmiş- geçmiş ve
halihazırdaki bütün âlimlerin görüşüdür…
Arkadaşlarımız
(Şâfiî âlimleri) şöyle demişlerdir:
Abdestin
bozulup-bozulmaması konusunda iki türlü ihtimalli şüphenin aynı
oranda olması veya ikisinden birisinin daha üstün gelmesi veya ikisinden
birisinin zannında ağır basması arasında fark
yoktur.Bu sebeple bütün durumlarda yeniden abdest alması gerekmez.
Arkadaşlarımız
(Şâfiî âlimleri) şöyle demişlerdir:
“Bu
kimsenin ihtiyatlı olarak yeniden abdest alması,
müstehaptır.”(“Sahih-i
Müslim’in Şerhi”; c: 4, s: 49)
Allah Teâlâ
en iyi bilendir.
