Benim, ayakkabı veya çorap giymiş olduğum halde ayakkabı veya çorabımın üzerini mesh etmem câiz midir?

Yine, teyemmüm aldıktan sonra ve hadesten (abdesti bozmadan) önce, ayakkabı veya çorabımın üzerini mesh etmem câiz midir?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

Mestlerin
üzerini mesh etmenin câiz olabilmesi için mestleri abdestli olarak giymiş
olmanın şart olduğu konusunda ilim ehli arasında hiçbir
görüş ayrılığı yoktur. Eğer bir kimse,
mestlerini abdestsiz olarak giyerse, mestlerin üzerini mesh etmesi sahih olmaz.

Nitekim İbn-i Kudâme
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:


“Mestlerin
üzerini mesh etmenin câiz olabilmesi için mestleri abdestli olarak giymiş
olmanın şart olduğu konusunda âlimler arasında bir
görüş ayrılığı olduğunu bilmiyoruz.”[1]

İkincisi:

İlim
ehlinin çoğunluğu, mestlerin üzerini mesh etmenin câiz olabilmesi
için şart olan temizliğin (abdestin), su ile olan temizlik (abdest)
olduğu görüşüne varmıştır. Yani; bir kimsenin,
mestleri giymeden önce abdest almış veya yıkanmış
(boy abdesti almış) olması gerekir. Eğer suyun
olmaması ya da suyu kullanamaması sebebiyle teyemmüm aldıktan
sonra yeniden abdest almak ve mestlerin üzerini mesh etmek isterse, bunu
yapamaz.

Nitekim İbn-i Kudâme
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:


“Bir
kimse, teyemmüm aldıktan sonra mestlerini giyerse, abdest alırken
mestlerinin üzerini mesh edemez.


1.
Çünkü bu kimse, mestlerini tam bir temizlik halinde giymemiştir.


2.
Çünkü teyemmüm, temelinden bozulan zarûrî bir temizliktir. Dolayısıyla
bu kimse, mestleri abdestsiz olarak giyen kimse gibidir.


3.
Çünkü teyemmüm, hadesi ortadan kaldırmaz (abdestsizliği gidermez).
Dolayısıyla bu kimse, hadesi gidermemiş halde mestlerini
giymiş demektir.”[2]

Fıkıh
Ansiklopedisi’nde şöyle gelmiştir:


“Şâfiîlerin
dışında âlimlerin çoğunluğu, temizliğin su ile
olmasını şart koşmaktadır. Tıpkı abdest veya
boy abdesti gibi…


Şâfiîler
ise, temizliğin, su veya teyemmüm ile olabileceğini câiz
görmektedirler. Fakat bu, suyun olmamasından dolayı değil
de, suyu kullanamama durumundadır.”[3]

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e
-Allah ona rahmet etsin-:


“Bir
kimse, teyemmüm aldıktan sonra mestlerini giyerse, su bulduğunda
mestlerinin üzerini mesh etmesi câiz midir (mesh edebilir mi)? Diye
sorulmuş, bunun üzerine o, bu soruya şöyle cevap vermiştir:


“Bu
kimsenin, eğer teyemmüm aldıktan sonra giymişse, mestlerinin
üzerini mesh etmesi câiz değildir. Çünkü

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:

((
دَعْهُمَا، فَإِنِّي أَدْخَلْتُهُمَا طَاهِرَتَيْنِ، فَمَسَحَ عَلَيْهِمَا.)) [
متفق عليه ]

“Onları
çıkarmayı bırak. Çünkü ben, ayaklarımı abdesti
olarak mestin içine koydum. Ardından onların üzerine meshetti.”[4]


Teyemmüm
temizliği, ayaklarla ilgili değildir. Aksine teyemmüm temizliği,
yüz ve iki elle ilgilidir. Buna göre, bir kimsenin yanında su yoksa
veya hasta olduğundan dolayı abdest almak için su olduğu halde
suyu kullanamıyorsa, bu takdirde abdestsiz de olsa mestlerini giyer. Su
yoksa, su buluncaya kadar ya da hasta ise hastalığından
iyileşinceye kadar, mestler sınırlı bir zaman için
ayaklarında kalır. Çünkü bu kimsenin teyemmüm temizliği
ile hiçbir ilgisi yoktur.”[5]

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

[1]

 “el-Muğnî”, c: 1, s: 317.

[2]

 “el-Muğnî”, c: 1, s: 319.

[3]

 “Fıkıh Ansiklopedisi”, c:
37, s: 264.

[4]

 Buhârî ve Müslim

[5]

 “Mecmû’ Fetvâvâ ve Resâil İbn-i
Useymîn”, c: 11, s: 174.