Mukim bir kimse, iki namazı birleştirirken sadece farz namazı mı kılması gerekir yoksa (öncesi ve sonrasındaki) müekked sünnetleri kılması câiz midir?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Mukim bir kimse, yağmur veya hastalık ve
başka şer’î bir özürden dolayı iki namazı
birleştirirken müekked sünnetleri kılabilir. Bu namazları
kılması farz veya vâcip değildir. Çünkü bu namazlar,
sünnettir, farz veya vacip değildir.

Örneğin öğle namazı ile ikindi
namazını birleştirirse, öğle namazının ilk
sünnetini kılar. Ardından iki namazı (öğle ve ikindi
namazını) birleştirerek kılar. Daha sonra öğle
namazının son sünnetini, (birleştirerek kılmış
olduğu) ikindi namazından sonra kılar.

Akşam namazı ile yatsı namazını
birleştirirse, iki namazı birleştirerek kıldıktan
sonra önce akşamın sünnetini, sonra yatsı
namazının son sünnetini kılar.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Akşam namazı ile yatsı
namazını birleştirmekte önce iki farz namaz
kılınır, ardından önce akşam namazının
sünneti, sonra yatsı namazının son sünneti, daha sonra da vitir
namazı kılınır.

Öğle namazında ise bu konuda muhakkiklerin
söyledikleri doğru görüş; önce öğle namazının
ilk sünneti, sonra öğle namazının farzı, ardından
ikindi namazının farzı, sonra öğle namazının
son sünneti, daha sonra da ikindi namazının sünneti kılınır.”
(Nevevî; “Ravdatu’t-Tâlibîn”; c: 1, s: 402)

Zekeriyya el-Ensârî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Eğer öğle namazı ile ikindi
namazı cem-i takdim veya cem-i tehir olarak
kılındığında önce öğle
namazının ilk sünneti kılınır, sonra iki farz,
öğle namazı ile ikindi namazı kılınır, sonra
kalan sünnetler sırasına göre kılınır. Yani
öğle namazının son sünneti, sonra da ikindi
namazının sünneti kılınır.

Akşam namazı ile yatsı namazı cem
edilirken, önce iki farz namaz kılınır, sonra sünnetler,
sırasına göre kılınır.Yani önce akşam
namzının sünneti, sonra yatsı namazının son sünneti,
sonra da vitir namazı kılınır.”
(“Esnâ’l-Metâlib”; c: 1, s: 245)

İbn-i Kudâme -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Bir kimse, eğer iki namazı, birinci
namazın vaktinde cem ederse (cem-i takdim ederse), ikinci namazın
sünnetini , iki farz namazdan sonra kılabilir ve ikinci namazın
(yatsı namazının) vakti girmeden önce vitir
namazını da kılabilir.Çünkü ikinci namazın sünneti,
ikinci namaza tâbidir. Bundan dolayı fiil ve vakit olarak da o namaza tâbi
olması gerekir. Vitir namazının vakti, yatsı namazı
ile sabah namazı arasındadır. Yatsı namazını
kıldığına göre vakti girmiş demektir.”
(“el-Muğnî”; c: 2, s: 61-62)

“el-İnsâf” adlı kitabın
yazarı şöyle demiştir:

“Öğle namazının son sünnetini,
(iki namazı cem ettikten sonra) ikindi namazının farzından
sonra kerâhetsiz kılar (kılması mekruh değildir). Mezhep
âlimlerimizin çoğu böyle demişlerdir. Bazıları ise,
câiz değildir, demişlerdir.” (“el-İnsâf”; c: 2,
s: 344)

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e -Allah
ona rahmet etsin-:

“Öğle namazı ile ikindi namazı
ve akşam namazı ile yatsı namazı gibi iki namazı
birleştirirken farz namazların öncesi ve sonrasında
kılınan müekked sünnetler edâ edilir mi? Eğer edâ ediliyorsa bu
sünnetler iki namaz cem edilmeden önce mi yoksa cem edildikten sonra mı
edâ edilmelidir?”

Diye sorulmuş, bunun o şöyle cevap
vermiştir:

“Hasta olan bir kimse veya insanlar yağmur
yağması sebebiyle iki namazı cem eder de öğle
namazını ikindi namazının vaktine kadar ertelerse,
önce öğle namazının dört rekatlık ilk
sünnetini kılar, sonra iki namazı cem ettikten ve ikindi
namazını bitirdikten sonra öğle namazının son
sünnetini kılar.

Akşam namazı ile yatsı namazını
cem ettikten ve yatsı namazının farzını
kıldıktan sonra önce akşam namazının sünnetini,
sonra da yatsı namazının son sünnetini kılar.”
(“Açık Kapı Görüşmesi”; 15/147)

Allah Teâlâ en iyi bilendir.