Hıristiyanların bayramlarında hazır bulunmak (bayramlarına katılmak) ve bu münâsebetle onları tebrik etmek (kutlamak) câiz midir?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Değerli âlim İbn-i Kayyim -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:
“Müslümanların, müşriklerin
bayramlarında hazır bulunmaları (onların bayramlarına
katılmaları), ilim ehli olan âlimlerin oybirliğiyle haramdır.
Nitekim dört mezhebe mensup fakih
âlimler bunu açıkça ifâde etmişlerdir…
Ömer b. Hattâb’tan -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
((لاَ تَدْخُلُوا عَلَى الْمُشْرِكِينَ
فِي كَنَائِسِهِمْ يَوْمَ عِيدِهِمْ، فَإِنَّ السَّخْطَةَ تَنْزِلُ عَلَيْهِمْ.))
[ رواه البيهقي بإسناد صحيح ]
“Bayram günlerinde, kiliselerinde
müşriklerin yanlarına girmeyin. Çünkü Allah’ın lâneti,
onların üzerine inmektedir.”[1]
Ömer b. Hattâb -Allah ondan râzı olsun- yine şöyle
demiştir:
(( اِجْتَنِبُوا أَعْدَاءَ اللهِ فيِ عِيدِهِمْ.)) [ رواه البيهقي في سننه (9/234) بإسناده عن البخاري ، كتاب الجزية ، باب كراهية
الدخول على أهل الذمة في كنائسهم.]
“Bayramlarına
katılma konusunda Allah’ın düşmanlarından kaçının
(onlardan uzak durun).”[2]
Abdullah b. Amr’dan
-Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre, o şöyle demiştir:
(( مَنْ مَرَّ بِبِلاَدِ الْأَعَاجَمِ ( وفي رواية: بَنَى
بِأَرْضِ الْمُشْرِكِينَ) فَصَنَعَ نَيْرُوزَهُمْ وَمِهْرَجَانَهُمْ، وَتَشَبَّهَ بِهِمْ
حَتَّى يَمُوتَ وَهُوَ كَذَلِكَ، حُشِرَ مَعَهُمْ يَوْم الْقِيَامَة.)) [ رواه
البيهقي بإسناد جيد]
“Her
kim, Acemlerin ülkesinden geçerse (başka bir rivâyette: Müşriklerin
toprağında /diyârında ikâmet ederse), onlarla beraber
onların Nevruz ve Mihrecân bayramlarını kutlar ve ölünceye
kadar bu hâl üzere onlara benzerse, kıyâmet günü onlarla beraber
haşrolur.”[3]
Müşriklerin
bayramlarını tebrik etmeye (kutlamaya) gelince, yukarıda bu
konuda soru soran kimsenin (947) nolu sorunun cevabına
bakmasını tavsiye ederiz.
[1]
Beyhakî, sahih bir isnadla rivâyet etmiştir.
[2]
Hadisi, senediyle Buhârî’den, Beyhakî, ‘Sünen’, c: 9, s:
243’de, ‘Cizye Kitabı, Zimmet ehlinin kiliselerine girmenin
çirkinliği babı’nda rivâyet etmiştir.
[3]
Beyhakî, ceyyid/iyi bir isnadla rivâyet etmiştir.
“Zimmet Ehliyle İlgili Hükümler”, c 1, s: 723-724.
