Kunut duâsı, Fatiha sûresinden sonra başka bir sûrenin ardından mı okunur? Yoksa Kunut duâsının yeri, rükûdan doğrulduktan sonra mıdır?
Yine, eller yukarı kaldırılmış ve birbirinden ayrı (bitiştirilmemiş) bir halde mi Kunut duâsı okunur? Yoksa ellerimizi karnın üzerinde mi tutmalıyız?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Kunut
duâsının rükûdan önce veya sonra meselesi:
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Hadislerin
çoğu, ilim ehlinin de üzerinde olduğu görüşe göre
Kunut duâsı, rükûdan doğrulduktan sonradır. Bir kimse, rükûdan
önce Kunut duâsını okursa, bunda bir sakınca yoktur.
Kıraatını tamamladığı zaman rükûya eğilir,
rükûdan doğrulduktan sonra: Rabbenâ ve leke’l-hamd dedikten sonra Kunut
duâsını okumak -ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den gelen
rivâyetlerin çoğu ve ilim ehlinin büyük çoğunluğu bu
yöndedir- veya
kıraatını tamamladıktan sonra Kunut
duâsını okuyup tekbir getirmek ve rükûya eğilmek arasında
muhayyerdir.Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sünneti, her iki
şekilde de gelmiştir.” (“eş-Şerhu’l-Mumti'”;
c: 4, s: 65)
Kunut
duâsında elleri kaldırmanın şekli:
Bu konuda
âlimler şöyle demişlerdir:
Ellerini
göğsüne kadar kaldırır, fakat çok kaldırmaz.Ellerinin
içi göğe gelecek şekilde açar.
İlim ehlinin bu konuda sözü, Kunut’ta duâ eden kimse, başkasından
bir şey isteyen dilencinin ellerini açtığı gibi,ellerini birbirine
birleştirir.Ellerin arasını açmaya gelince, bunun sünnette ve âlimlerin
sözlerinde bir aslının olduğunu bilmiyorum.”
Bkz: (“eş-Şerhu’l-Mumti'”; c: 4, s: 25)
