İslam dîni, Allah’ın yarattıklarından birisi olduğu halde niçin domuz etini haram kılmaktadır?
Yine, o halde Allah, domuzu niçin yaratmıştır?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Birincisi:
Rabbimiz
Allah -azze ve celle- domuz etini yemeyi, kesin olarak haram
kılmıştır.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle
buyurmuştur
((
قُلْ لاَ أَجِدُ فِي مَا أُوْحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّماً عَلَى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ
إِلاَّ أَنْ يَكُونَ مَيْتَةً أَوْ دَماً مَّسْفُوحاً أَوْ لَحْمَ خِنْزِيرٍ
فَإِنَّهُ رِجْسٌ أَوْ فِسْقاً أُهِلَّ لِغَيْرِ اللهِ بِهِ فَمَنِ اضْطُرَّ
غَيْرَ بَاغٍ وَلاَ عَادٍ فَإِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ.)) [ سورة الأنعام الآية: 145 ]
“(Ey
Peygamber!) De ki: Bana vahyolunanlar arasında, yemek isteyen kimseye ,
ölü hayvan eti (leş) yahut akıtılmış kan
yahut pislik olduğunda şüphe olmayan domuz eti veya Allah’a itaatten
çıkılarak Allah’tan başkası adına kesilen hayvan dışında
(ki bunlar haramdır), yediği bir şeyi haram
kılındığını göremiyorum. Fakat kim (açlık
sebebiyle) çaresiz kalırsa (bu etlerden yemek zorunda kalırsa),
yemekten zevk almamak ve zaruret sınırını aşmamak kaydıyla
bunlardan yiyebilir.Zirâ Allah çok bağışlayıcıdır,
çok merhametlidir.” (En’am Sûresi: 145).
Allah Teâlâ’nın bize olan rahmetinden ve üzerimize
bahşettiği kolaylıklardan birisi de, güzel ve hoş olan
şeyleri (tayyibâtı) bize helal kılması, pislik olan
şeyleri (habâisi) de üzerimize haram kılmasıdır.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle
buyurmuştur
((…
وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَآئِثَ…))
[ سورة الأعراف من الآية: 157]
“… O
(Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-), onlara güzel ve hoş olan şeyleri
helâl, pislik olan şeyleri de haram kılar…” (A’râf Sûresi:
157).
Biz, domuzun pis
ve iğrenç bir hayvan olduğu konusunda bir an olsun bile olsa şek
ve şüphe duymayız. Çünkü domuz etini yemek, insana
zararlıdır. Üstelik domuz, pisliklerde ve kirli yerlerde yaşar.İnsanın,
Allah -azze ve
celle-‘nin
yaratmış olduğu fıtratına ve düzgün tabiatına
aykırı olduğu için akıl sahibi her nefis, domuz etini kabul
edemez, ondan uzak durur ve onu reddeder.
İkincisi:
Domuz etini
yemenin insan vücuduna verdiği zararlara gelince, modern tıp, bu
konuda birçok hastalık tesbit etmiştir.
Bunlardan bazıları
şunlardır:
·
Domuz eti, hayvan etleri arasında en çok yağlı kolestrol
maddesi içeren bir ettir. Bu durum, bu maddenin insan kanında fazlalaşması
sonucu damarlarda tıkanıklığın artmasına sebep
olmaktadır. Aynı şekilde domuz etindeki yağlı asitlerin
(fatty acids) bileşiği, diğer gıda maddelerinde bulunan yağlı
asitlerdeki bileşikten tamamen farklı bir yapıdadır. Domuz
etindeki bu durum, diğer maddelerde bulunan yağlı asitlere
oranla daha fazla yağlı asitleri emmeye, dolayısıyla
kandaki kolestrolün artmasına sebep olmaktadır.
·
Domuz eti ve domuz yağını yemek, kolon (kalın
bağırsak) kanseri, düz bağırsak (rektum) kanseri, prostat
kanseri, meme kanseri ve kan kanseri gibi kanserlerin insan vücudunda yayılmasına
yol açar.
·
Domuz eti ve domuz yağını yemek, tedavisi zor olan
şişmanlık ve buna bağlı olan hastalıklara yol
açar.
·
Domuz etini yemek, vücutta kaşıntılara, alerjiye ve mide
ülserine yol açar.
·
Domuz etini yemek, akciğer iltihabı, tenya, akciğer
kurtçuğu ile mikrobik akciğer iltihabı gibi hastalıklara
yol açar.
Domuz etini
yemenin en önemli tehlikesi, domuz etinde tenya (şerit) içeren, Tenya
Solyum (Teania Solium) adı verilen ve uzunluğu 2-3 metreye kadar ulaşan
şerittir.Bu tenyanın yumurtaları, insan vücudunda beyin
bölgesinde gelişip büyümesi sonucu delilik ve Histeri (Hysteria)
hastalığına yol açar. Eğer bu tenya kalp bölgesinde
gelişirse, kan basıncının yükselmesine ve kalp krizi
geçirme gibi durumlara yol açar.
Domuz etinde
bulunan diğer kurtçuk türlerinden birisi de, helezon şeklindeki
kıl kurtları (Hairworm) adı verilen kurtçuktur. Kolay
pişmeyen bu kurtçuk, gelişmesi durumunda insan vücudunda felce ve
deri patlamasına yol açar.
Doktorlar, domuz
etinin yenilmesinden dolayı doğan tenya
hastalıklarının tehlikeli hastalıklardan oluştuğunu,
insan vücudunda ince bağırsaklarda birkaç ay içerisinde süratle
gelişerek büyük bir kurtçuk haline geldiğini belirtmişlerdir. Bu
kurtçuğun cismi, yaklaşık olarak bin (1000) parçadan meydana gelir
ve uzunluğu 4-10 metreye kadar ulaşır. Bu kurtçuk,
bulaştığı insanın vücudunda tek başına
yaşamakta, yumurtası da dışkı yoluyla
dışarı çıkar. Domuzlar, yumurtayı yutup hazmettikleri
zaman, bu yumurta kuyruklu kist veya larva şeklinde dokulara ve adalelere
girer. Bu kist, sıvı bir madde ve tenyanın başını
içerir.Tenyanın bulaştığı domuz eti yenildiğinde
zaman, bu larva insanın bağırsaklarında tam teşekküllü
bir tenya haline dönüşür. Ardından bu kurtçuklar, insanın
bitkin ve zayıf düşmesine, B12 vitaminin eksilmesine yol açar ki bu
da kansızlık hastalığının bir türüne sebep olur.
Yine bu kurtçuklar, sinir iltihabı
gibi, sinirsel hastalıkların meydana gelmesine de yol açabilir. Larvalar,
bazı hallerde beyine ulaşarak şiddetli titremeye veya beynin
içinde basıncın yükselmesine yol açar. Bunun sonucunda da baş
dönmesi, aşırı titreme veya felç meydana gelir.
Yine, iyi
pişirilmeden yenilen domuz eti, kılcal kurtçukların insan
vücuduna bulaşmasına yolaçar. Bu parazitler, ince
bağırsaklara ulaştığında dört veya beş
gün sonra bağırsak duvarına girmek için pek çok larvalar
çıkmaya başlar ve oradan da bedendeki pek çok dokuya
ulaşır. Ardından larvalar kaslardan geçer ve oralarda kistler oluşturur.
Bunun akabinde hasta, şiddetli kas ağrıları hissetmeye
başlar. Bu hastalık gelişerek menenjit
hastalığına, beynin iltihaplanmasına, kalp ve akciğer
kaslarının iltihaplanmasına, böbrekler ile sinirlerin
iltihaplanmasına yol açar.Hastalık, pek az hallerde öldürücü
olabilir.
Bilindiği
gibi, domuzdan başka hiçbir hayvanda bulunmayan deri ile ilgili
birtakım hastalıklar da vardır. Romatizma ve eklem
ağrıları, bu hastalıklardandır.
Yüce Allah şu
sözüyle bu konuda ne güzel buyurmuştur:
(( إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ
وَلَحْمَ الْخِنزِيرِ وَمَا أُهِلَّ بِهِ لِغَيْرِ اللّهِ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ
بَاغٍ وَلاَ عَادٍ فَلا إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ.))
[ سورة البقرة الآية: 173 ]
“O (Allah),
size (İslâmî esaslara uygun olarak boğazlanmamış) hayvan
leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına (Allah’tan
başkasının adı anılarak) kesilen hayvanın
etini haram kıldı. Kim, (bunlardan yemeye) mecbur kalırsa,
(zaruretten fazlasını
yiyerek) haddi aşmamak ve (Allah’ın kendisine mübah
kıldığı) zaruret miktarını geçmemek kaydıyla
bunlardan yemesinde kendisine bir günah yoktur. Zirâ Allah (kullarını)
çok bağışlayıcıdır, (onlara) çok merhametlidir.” (Bakara Sûresi:173).
İşte
bunlar, domuz eti yemenin bazı zararlarıdır.Umulur ki sen, bu
zararları dikkatle gözden geçirdikten sonra domuz etinin haram
olduğunda şek ve şüphe duymazsın.
Şüphesiz biz,
bu anlatılanların, senin hak dîn olan İslâm’a hidâyet bulman
için ilk adım olmasını, adâlet, insaf ve hakkı
öğrenmek ve ona uymak amacıyla her türlü görüşten
soyutlanmış bir şekilde bu konuda anlatılanları düşünüp
kontrol etmeni, iyice araştırıp düşünmeni ümit ederiz. Allah Teâlâ’dan, dünya ve âhirette senin iyiliğine/hayrına
olan şeye seni iletmesini dilemelisin.
Biz, domuz etini
yemekte herhangi bir zarar ve eziyet veren bir şeyin olduğunu bilmediğimizi
farzedelim.Bu durum, domuz etinin haram olduğu konusundaki
îmânımızdan /inancımızdan hiçbir şeyi
değiştirmez.Yine, domuz etini yemeyi terketmemiz veya
bırakmamız îmânımızı zayıflatmaz.
Bilmelisin ki
Âdem -aleyhisselâm-, Allah Teâlâ’nın kendisine yasakladığı
ağaçtan yediği için cennetten çıkarılmıştır.
Fakat biz, o ağaç hakkında hiçbir şey bilmemekteyiz. Âdem -aleyhisselâm-‘ın o ağaçtan yemenin haram oluşunun sebebini
araştırmaya ihtiyacı da yoktu. Aksine Allah Teâlâ’nın bunu haram kıldığı Âdem -aleyhisselâm-‘a yeterli olduğu gibi,
domuz etini haram kılması, bize de ve her
mü’mine de yeterlidir.
Domuz etini yeme
sonucunda meydana gelen bazı zararlar hakkında, 4. İslam
Konferansı’nın İslâmî Tıp Konulu
Araştırmaları’na bakınız. (Kuveyt baskısı,
sayfa: 731 ve sonrası).
Yine, Lu’lue bint
Salih’in; “Kitab ve Sünnet Işığında Sıhhî
Korunma” adlı kitabına bakınız. (s:735 ve
sonrası).
Ey soruyu soran
kimse!
Dönüp sana
soralım:
Sizin kutsal
kitabınızın yarısı sayılan “Eski
Antlaşma”da domuz eti haram kılınmamış
mıdır?
“İğrenç sayılan hiçbir şey
yemeyeceksiniz. Şu hayvanların etini yiyebilirsiniz:
Sığır,
koyun, keçi,geyik, ceylan, karaca, yaban keçisi, gazal, ahu, dağ koyunu. Çatal
ve yarık tırnaklı, geviş getiren her hayvanın etini
yiyebilirsiniz. Ancak geviş getiren, çatal ve yarık
tırnaklı hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır:
Deve, tavşan,
kaya porsuğu. Bunlar geviş getirir, ama çatal tırnaklı
değildir. Sizin için kirli sayılırlar. Domuz çatal
tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli
sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine
dokunmayacaksınız.” (Yasa Kitabı; 14/3-8)
“Rab Musa’yla
Harun’a şöyle dedi:
– İsrail
halkına deyin ki, karada yaşayan hayvanlardan şunların
etini yiyebilirsiniz:
Çatal ve
yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü. Ancak
geviş getiren ve çatal tırnaklı olan hayvanlardan etini
yememeniz gerekenler şunlardır: Deve geviş getirir, ama çatal
tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılır.Kaya
porsuğu geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir.
Sizin için kirli sayılır.Tavşan geviş getirir, ama çatal
tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılır.Domuz
çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin
için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek,leşine
dokunmayacaksınız,sizin için kirlidir.” (Levillier; 11/1-8)
Domuz etinin
yahudilere haram kılınması konusunda herhangi bir delil nakletmeye
gerek yoktur. Eğer senin bu konuda bir şüphe ve tereddütün varsa,
kavmine sorarsan sana mutlaka gerçeği haber vereceklerdir. Fakat kutsal
kitabınızda gelen bazı hükümler konusunda seni uyarmamız
gerekir.Yeni Antlaşma’da, Tevrât’ın sizin hakkınızdaki hükümleri
sâbittir, değişmesi mümkün değildir, denmektedir. Mesih orada
şöyle dememiş miydi?
“Ruhsal yasayı ya da
peygamberleri ortadan kaldırmaya geldiğimi sanmayasınız.
Ortadan kaldırmaya değil, ancak bütünlemeye geldim. Doğrusu
sizlere derim ki, gök ve yer yok oluncaya dek ruhsal yasadan küçücük bir
nokta ya da bir çizgi bile kaldırılmayacaktır. Bildirilen her
şey yerine gelinceye dek.. Bu nedenle, bu buyruklardan en küçüğünü
bile kim bozar ve insanlara öylece öğretirse, göklerin
hükümranlığında ona en küçük denecektir. Öte yandan, kim
uygular ve başkalarına da öğretirse, göklerin
hükümranlığında ona büyük denecektir. Öyleyse size derim
ki, doğruluğunuz dinsel yorumcuların ve Ferisiler’inkinden
aşkın değilse, göklerin hükümranlığına
girmeyeceksiniz.” (Matta İncili; 5/17-18).
Biz, İncil’deki bu delille, domuz etinin haram
oluşu hakkında Yeni Antlaşma’da başka bir hükmü
araştırmaya gerek duymamakla birlikte, domuz etinin necis ve pis
olduğu konusunda burada sana kesin bir delil daha sunuyoruz ki o da
şudur:
“Orada, bayırda çok büyük
bir domuz sürüsü otlamaktaydı. Kötü ruhlar (cinler)
İsa’ya: Bizi domuzlara gönder de onların içine girelim, diye
yalvardı. O da onlara izin verdi. Kötü ruhlar çıkıp
domuzların içine girdi. Sürü uçurumdan aşağı denize uçtu.
Yaklaşık iki bin domuz boğuldu.” (Markos
İncili; 5/11-13).
Domuz etinin pis
olduğu ve domuz besleyen kimsenin hakir görülmesi konusunda şu
delillere de bakabilirsiniz:
“Kutsal olanı ne köpeklere atın, ne de incilerinizi
domuzların önüne serin. Yoksa onları ayakları altında
çiğnedikten sonra geri dönüp sizi parçalarlar. ”
(Matta İncili; 67).
“Kendilerine yaraşık atasözü
uygulanmış oldu: ‘Köpek kusmuğuna geri gider’, domuz da
yıkandıktan sonra çamurda ağınır.” (Haberci Petrus;
2/22).
“Aradan çok geçmeden, küçük oğul her şeyini
toplayıp uzak bir ülkeye göç etti; orada aşağılık
bir yaşama dalarak neyi varsa saçtı savurdu. Elindeki her şeyin
altından girip üstünden çıktıktan sonra o ülkeye kırıcı
bir kıtlık geldi. O da yoksunluk çekmeye başladı. Ve gitti,
o ülkenin yurttaşlarından birine yanaşma oldu. Adam da onu
çiftliklerindeki domuzları gütmeye saldı. Delikanlı
domuzların yediği keçiboynuzlarıyla karnını doyurmak
istediyse de kimse ona bir şey vermedi.” (Luka İncili;
15/11-15).
Şimdi sen,
bunlar neshedilmiştir (hükmü kaldırılmıştır),
Petrus şöyle dedi veya Polus şöyle dedi, diyebilirsin.
İşte
Allah Teâlâ’nın kelâmı böyle değiştirilmektedir,
Tevrât böyle neshedilmektedir (hükmü kaldırılmaktadır) ve
Mesih, gök ile yeryüzünün sâbit olduğu gibi, kendi sözünün de
sâbit (hak) olduğunu tekid ettiği halde, onun sözü, Polus veya
Petrus’un sözüyle böyle değiştirilmektedir!!
Farzedelim ki o
doğru söylemiş ve domuz etinin haram oluşu gerçekte
neshedilmiştir. Öyleyse sizin dininizde ilk olarak haram
kılındığı gibi, İslâm’da da haram olduğunu
niçin inkâr ediyorsunuz?
Üçüncüsü:
Senin:
– Domuz etini
yemek haram kılınmışsa, o halde Allah domuzu niçin yaratmıştır?
şeklindeki sözüne gelince, senin bu konuda ciddi olduğunu zannetmiyoruz.
Eğer öyle olsaydı biz de sana:
– Allah Teâlâ eziyet veren veya pis olan şu şu şeyleri, hatta Allah Teâlâ şeytanı niçin yarattı? diye
sorardık.
Hükmünü reddedecek
ve sözlerini değiştirecek hiç kimse bulunmayan yaratıcının,
kullarına dilediği şeyi emretme ve dilediği şekilde
onların arasında hüküm verme hakkı yok mudur?
Yaratılan
kulun, Rabbi kendisine bir şeyi emrettiği zaman:
“İşittik ve itaat ettik” demesi, onun görevi
değil midir?
Tadı
damağına zevk verecek, yiyeceği hoşuna gidecek ve çevrende
bulunan nimetlerle eğleneceğin cenneti elde etmek için, nefsinin
hoşuna giden birtakım şeyleri onun (cennet) için fedâ etmeyi hak etmiyor mu?
