Şiânın, Âşûrâ günü pişirdikleri yemekten yemek câiz midir?
Bilindiği gibi onlar: “Bu yemek, Allah içindir. Fakat yemeğin sevabı, Hüseyin -Allah ondan râzı olsun- içindir”, demektedirler.
Ayrıca bu yemeği yemediğim veya almadığım takdirde zor duruma düşmeme veya benim için tehlikeli bir durum sözkonusu neden olacaktır. Çünkü ben, Irak’ta yaşıyorum. Şiâ’nın Irak’ta Ehl-i sünnet vel-cemaat olan müslümanlara nasıl davrandıklarını biliyorsunuz.
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Şiâ’nın
Âşûrâ günü yapmakta oldukları yüzlerine vurmaları, yanaklarını
parçalamaları, (hançer ve kılıç gibi kesici aletlerle)
başlarını yarıp kan akıtmaları ve yemekler hazırlamaları,
bütün bunlar, dîne sonradan sokulan çirkin bid’atlardır.
Nitekim
(4033) ve (9438) nolu soruların
cevaplarında bu konunun açıklaması geçmişti.
Müslümanın,
Şiâ’nın bu münâsebetlerine katılması ve bunları
yapanlara yardımcı olması câiz değildir. Çünkü bu,
günah ve düşmanlıkta birbiriyle yardımlaşmak demektir.
Şiâ’nın kendi
bid’at ve dalâletleri için hazırlamış oldukları yemeklerden
yemek de câiz değildir.
Değerli âlim
Abdulaziz b. Abdullah b. Baz -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:
“Bu
davranış, çok çirkin bir münker ve bid’attır. Bunu terk etmek
gerekir.Buna katılmak da câiz değildir. Ayrıca bu münâsebetle
takdim edilen yemekten yemek de câiz değildir.”
Değerli âlim
Abdulaziz b. Abdullah b. Baz -Allah ona rahmet etsin- devamla şöyle
demiştir:
“Bu merasimlere
katılmak, bu merasimlerde kesilen kurban etinden yemek ve takdim edilen
içeceklerden içmek câiz değildir. Eğer kurbanı kesen kimse,
Allah Teâlâ’nın dışında Ehl-i Beyt’ten birisi veya
başkası için kesmişse, bu büyük şirktir.
Oysa Allah Teâlâ
şöyle buyurmuştur:
(( قُلْ إِنَّ صَلاَتِي
وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لاَ شَرِيكَ لَهُ
وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَاْ أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ )) [ سورة الأنعام الآيتان:
162-163 ]
“(Ey Muhammed!) De
ki: Şüphesiz ki benim namazım, ibâdetim, hayatım ve ölümüm,
hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur.
Ben bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim.” (En’âm
Sûresi: 162-163)
Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
((إِنَّا
أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ)) [ سورة الكوثر الآيتان:
1-2 ]
“(Ey Nebi!) Andolsun ki biz, sana
Kevser’i verdik. O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”
(Kevser Sûresi:
1-2) (Abdulaziz b. Baz Fetvâları; c: 8, s: 320).
Fakat Şiâ’nın
takdim ettiği yemeği kabul etmemeniz sizin için bir tehlike arz
ediyorsa, zararı savmak için yemeği almanızda bir sakınca
yoktur.
Allah Teâlâ en iyi
bilendir.
