Son Cuma hutbesinde bir hatip, haccı edâ etmenin sadece erkekler üzerine farz olduğunu, kadınlar üzerine farz olmadığını söyledi. Bu söze delil olarak herhangi bir hadis veya âyet zikretmeniz mümkün müdür?

Hatibin söylediği bu söz doğru değil ise, buna delâlet eden herhangi bir hadis veya âyet zikredebilir misiniz?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Hac, ömürde bir defa olmak üzere, gücü yeten
ve dînen mükellef sayılan herkesin üzerine farz-ı ayındır
ve İslâm’ın bir rüknüdür. Haccın farz oluşu, Kur’an-ı
Kerim, Sünnet ve âlimlerin icmâı (oybirliğiyi) ile sâbitttir.

Birincisi: Kur’an-ı Kerim’den delili:

Allah Teâlâ bu konuda şöyle
buyurmuştur:

(( … وَلِلهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ
الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلاً وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللهَ غَنِيٌّ
عَنِ الْعَالَمِينَ ))
[ سورة

آل عمران من الآية:
97 ] 

“Yoluna gücü yetenlerin Beytullah’ı haccetmeleri,
Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.Kim de

(haccın
farz oluşunu) inkâr ederse, bilsin ki Allah, âlemlerden (onun
haccından ve diğer amellerinden) müstağnîdir.” (Âl-i
İmrân Sûresi: 97)

Bu âyet-i kerime, haccın farz oluşu
konusunda kesin delildir.

Zirâ Kur’an-ı Kerim:

(( … وَلِلهِ عَلَى النَّاسِ..)

“Allah’ın insanlar üzerindeki bir
hakkıdır”.

Sıygasıyla ifâde etmiştir ki,bu
sıyga; lüzumluluk ve gereklilik ifâde eder.Bu da haccın farz
oluşuna delildir.Hatta biz, haccın farz olduğunu güçlü bir
şekilde tekid ettiğini Kur’an-ı Kerim’in şu ifâdesinde
buluyoruz:

(( … وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللهَ
غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ ))

“… Kim de (haccın farz oluşunu)
inkâr ederse, bilsin ki Allah, âlemlerden (onun haccından ve
diğer amellerinden) müstağnîdir.”

Çünkü
Allah Teâlâ, farzın inkârının
karşılığını küfür olarak saymış ve haccı
terketmenin, bir müslümanın ameli olamayacağını, gayr-i
müslimin ameli olacağını bununla belirtmek istemiştir.

İkincisi:
Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in
sünnetinden delili:

Bu
hadislerden birisi, İbn-i Ömer’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunan hadiste Peygamber -sallallahu aleyhi ve
sellem- şöyle
buyurmuştur:

(( بُنِيَ الْإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ:
شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ،
وَإِقَامِ الصَّلاَةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ، وَحَجِّ
الْبَيْتِ.)) [ متفق عليه ]

“İslâm, beş
esas üzerine binâ olunmuştur: Allah’tan başka hakkıyla ibâdete
lâyık hiçbir ilahın olmadığına ve Muhammed -sallallahu
aleyhi ve sellem-‘in Allah’ın elçisi olduğuna şâhitlik etmek,
namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Beytullah’ı
haccetmektir.” (Buhârî; hadis no: 8. Müslim;
hadis no: 16).

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:

(( بُنِيَ الْإِسْلاَمُ …)) [ متفق عليه ]

“İslâm, … bina
olunmuştur: …” diye ifâde etmesi; haccın, İslâm’ın rükünlerinden
birisi olduğuna delâlet etmiştir.

Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre, o şöyle demiştir:

خَطَبَنَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: أَيُّهَا
النَّاسُ! قَدْ فَرَضَ اللهُ عَلَيْكُمُ الْحَجَّ فَحُجُّوا. فَقَالَ رَجُلٌ:
أَكُلَّ عَامٍ يَا رَسُولَ اللهِ؟ فَسَكَتَ حَتَّى قَالَهَا ثَلَاثًا. فَقَالَ
رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَوْ قُلْتُ نَعَمْ لَوَجَبَتْ،
وَلَمَا اسْتَطَعْتُمْ ثُمَّ قَالَ: ذَرُونِي مَا تَرَكْتُكُمْ، فَإِنَّمَا هَلَكَ
مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ بِكَثْرَةِ سُؤَالِهِمْ وَاخْتِلَافِهِمْ عَلَى
أَنْبِيَائِهِمْ، فَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِشَيْءٍ فَأْتُوا مِنْهُ مَا
اسْتَطَعْتُمْ، وَإِذَا نَهَيْتُكُمْ عَنْ شَيْءٍ فَدَعُوهُ.)) [ رواه مسلم ]

“Allah’ın elçisi bize
şöyle hitâb etti:

“Ey insanlar! Hac size farz
kılındı. O halde hac yapın.

(Sahâbeden) bir adam:


Ey Allah’ın
elçisi! Her sene mi (hac yapmak bize farz kılındı)? Diye
sordu.

Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- ona cevap vermedi.

Sahâbî
sorusunu üç defa tekrarlayınca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle
buyurdu:

-Evet
deseydim, her yıl farz olurdu, siz de buna güç yettiremezdiniz.

Sonra
şöyle buyurdu:

-Size
açıklamadığım hususlarda beni kendi hâlime
bırakın. Sizden önceki topluluklar çok soru sormaları ve
peygamberleriyle ihtilâfa düşmeleri sebebi ile helak olmuşlardır.
Size birşey emrettiğim zaman, gücü­nüz yettiğince onu yerine
getirin.Sizi bir şeyden yasakladığım zaman da onu bı­rakın.” (Müslim; Hac; hadis no: 1337).

Nitekim bu
konuda pek çok hadis gelmiş, öyle ki bu hadisler, hac
farîzasının sâbit oluşunda şüphe götürmeyen yakîn ve
kesin ilmi ifâde eden tevâtür derecesine ulaşmıştır.

Üçüncüsü:
İcma

İslâm
ümmeti, gücü yeten kimsenin ömürde bir defa hac yapmasının farz
olduğunda ittifak etmişlerdir.Bu, dînde hükmü delillerle bilinen bir
husustur.Haccı inkâr eden, kâfir olur. (el-Mevsûatu’l-Fıkhıyye;
c: 17, s: 23).

İmam
Nevevî -Allah ona rahmet etsin- Sahih-i
Müslim’in şerhinde şöyle demiştir:

“İslâm
âlimleri, gücü yettiği takdirde kadının hac yapmasının
farz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.”