Ramazan’da yolculuk yapan kimse için hangisi daha faziletli; orucu sürdürmek mi, yoksa orucu bozmak mı?

Allah’a
hamd olsun.

Dört
mezhep imamı, sahabe ve tabii’lerin çoğunluğu yolculukta tutulan
orucun geçerli ve caiz olduğunu söylemektedirler.[1] 

Fazilet
konusunda ise aşağıdaki detayı göz önünde
bulundurmak gerekir:

Birinci durum: 
şayet yolcu için oruç tutmak veya tutmamak aynı derecede ise yani
oruç onu etkilemiyorsa; bu durumda oruç tutmak aşağıdaki
deliller ışığında daha faziletlidir:

1-Ebu
Derda radiyallahu anh’tan rivayet edildiğine göre şöyle
demiştir: “ Ramazan ayında çok

sıcak
olduğu bir günde Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte
yolculuğa çıktık, o kadar sıcaktı ki
bazılarımız ellerini başının üzerine
koyardı, bizde oruçlu olarak sadece Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem
ve Abdullah bin Ravaha vardı.”
[2]

2-
Yolculukta oruç tutmak zimmeti ibra etmek açısında daha
hızlı bir seçenektir; zira kaza etmek gecikir, eda olan Ramazan
ayında oruç ise geciktirmeye takdim edilir.

3- 
Ramazanda oruç tutmak mükellefe daha kolay gelmektedir, çünkü herkesle birlikte
oruç tutmak ve onlarla iftar etmek tek başına oruç tutmaktan daha
kolaydır.

4-
Oruç tutmakla faziletli zamanı değerlendirmiş olur, bu faziletli
zaman da Ramazan ayıdır, çünkü bu ay başka zamandan daha
faziletlidir zira vacip olduğu aydır. Bu deliller imam Şafii
rahimehullah’ın oruç tutmanın daha faziletli olduğu görüşünün
daha tercihli olduğunu göstermektedir.

İkinci durum: Oruç açmak daha kolay ise, bu durumda oruç açmak daha
faziletli deriz, zira oruç bir nebze meşakkatli olursa oruç tutmak onun
hakkında mekruh olur; nitekim ruhsat olduğu halde zorluk çekmek
Allah’ın verdiği ruhsattan yüz çevirmektir.

Üçüncü durum: tahammül edilmeyecek şekilde zorluk çekmesi bu
durumda oruç tutmak onun hakkında haram olur. Buna delil olarak Müslim’in
Cabir bin Abdullah radiyallahu anh’tan rivayet ettiğine göre
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem  fetih yılında Mekke’ye
Ramazan ayında oruçlu olarak çıktı, Kuraal ğamim’e
varıncaya kadar oruç tuttu insanlarda oruç tuttu, daha sonra bir bardak su
istedi herkesin göreceği şekilde kaldırdı ve içti daha
sonra bir takım insanların oruçlu kaldığı
söylendi bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “ onlar
asilerdir, onlar asilerdir” dedi. Başka bir rivayette oruç bazı
insanlara çok zor gelmeye başladı bunun üzerine ikinden sonra bir
bardak su istedi. (1114) böylece şiddetli meşakkat birlikte oruç
tutanları asiler diye nitelendirdi.[3]

Nevevi
ve Kemal bin Humam şöyle demişlerdir: orucu bozmakla ilgili
rivayet edilen hadisler oruçla zarar görenler içindir, bazı
hadislerde bu konuda açıkça belirtilmiştir. Tüm hadislerle amel etmek
için böyle bir tevil gerektirir. Böyle bir tevil bazı hadisleri
kesin bir delil olmadan geçersiz saymaktan veya nesih olduğunu
söylemekten evladır. Oruç tutmakla iftar etmeyi aynı derecede
görenler Aişe radiyallahu anha’nın şu hadisini delil olarak
getirmişler: “Hamza bin Amr el Eslemi radiyallahu anh Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem’e şöyle sordu: Yolculukta oruç
tutayım mı? – bu sahabe çokça oruç tutardı- Rasulullah
sallallahu aleyhi vesellem  şöyle cevap verdi: “ istersen oruç tut
istersen iftar et”[4]

 

[1] – El mevsual fıkhiyye c.28 s. 73

[2] – Buhari (1945) Müslim (1122)

[3] – El şerhi mumti Muhammed İbn Useymin
rahimehullah  c. 6 s. 355 bakınız.

[4] – Buhari-Müslim