Ben, bir şehirde ikâmet eden bayanım. Bir iş veya gezmek veyahut da alış-veriş için kocamla birlikte başka bir şehre gidiyorum. Biz yolda iken akşam veya yatsı namazı vakti giriyor. Bundan dolayı içerisinde kadınlar için namaz kılınacak yer bulunan bir mescit arıyoruz. Ama bazen bulamıyoruz.Kocam mescitte namazını kılıyor, ben ise namaz kılacak bir yer bulamadığım için araçta kılıyorum. Allah biliyor ki biz, ciddi bir şekilde namaz kılacağım bir yer arıyoruz, fakat dediğim gibi malesef bir yer bulamıyoruz. Bundan dolayı araçta oturarak namaz kılmak zorunda kalıyorum.

Benim sorum şudur: Bu şekilde kılmış olduğum namazım sahih midir? Bilindiği üzere ben, birden fazla defa bu şekilde namaz kıldım. Bu konuda beni aydınlatmanızı istiyorum.

Cevap:

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Ey kardeşim! Yapmış olduğunuz bu ameliniz sahih
değildir. Çünkü gücü yetiyorsa, namazda kıyama
kalkmak,namazın rükünlerinden birisidir.Dolayısıyla onlar
mescitten dışarı çıktıktan sonra erkekler bölümünde
de olsa namazı kılabilirsiniz. Namaz kılacak bir mescit
bulamazsanız, herhangi bir yerde toprağın üzerinde de namaz
kılabilirsiniz.

Otomobil veya uçak veyahut da tren gibi araçlarda namaz kılacak kimse,
kıbleye yönelme ve ayakta kılma imkânı bulamazsa, farz
namazda şu iki şart olmazsa, namaz câiz değildir:

1.        

Gideceği
yere ulaşmadan önce namaz vaktinin çıkmasından endişe
etmesi. Eğer namaz vaktinin çıkmasından önce araçtan
inebilecekse, bu takdirde (namazını araçta kılmayıp)
bekler, araçtan indikten sonra namazını kılar.

2.        

Namaz
kılmak için araçtan inme imkânı bulamaması. Eğer araçtan
inme imkânı bulabilecekse, bunu yapması gerekir.

Bu iki şart bulunduğu takdirde, bu araçlarda farz namazı
kılması câizdir. Bu halde namaz kılmanın câiz olduğuna
delil ise, Allah Teâlâ’nın şu emrinin genel oluşudur:

((
لاَ يُكَلِّفُ اللهَ نَفْساً إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا…)) [ سورة البقرة من الآية:
286]

“Allah, hiç bir kimseye
gücünün üzerinde yük yüklemez.”[1]

Başka bir âyet-i
kerimede şöyle buyurmuştur:

(( فَاتَّقُوا اللهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ…))
[ سورة التغابن من الآية: 16]

“(Ey mü’minler!) O halde gücünüz yettiği
kadarıyla Allah’tan korkun.”[2]

Yine
şöyle buyurmuştur:

((…

وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدِّينِ مِنْ حَرَجٍ …)) [ سورة الحج من
الآية: ٧٨]

“O

(Allah), dîn hususunda üzerinize hiçbir zorluk (güçlük) yüklememiştir.”[3]

“Bu araçlarda namaz kılmam câiz ise, peki
kıbleye yönelmem şart mıdır? Ayakta namaz kılmaya
gücüm yettiği halde oturarak namaz kılabilir miyim?” diye
sorulacak olursa, buna şöyle cevap verilir:

Namazın tamamında kıbleye yönelme
imkânı bulabiliyorsanız, bunu yapmanız gerekir. Çünkü
ister yolculukta, isterse mukimlikte (hazarda) olsun, farz namazın sahih
olabilmesi için kıbleye yönelmek şarttır.

Bu konuda (10945) nolu sorunun
cevabına bakabilirsiniz.

Namazın tamamında kıbleye yönelme
imkânı bulamıyorsa, daha önce zikrettiğimiz deliller
gereği gücü yettiği kadarıyla Allah’tan korksun.

Bu, farz namaz hakkındaki hükümdür. Nâfile namaza
gelince, bu konuda genişlik vardır. Buna göre müslümanın,
inme imkânı olsa bile, adı geçen araçlarda, aracın gittiği
yöne doğru namazını kılması câizdir. Çünkü
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, devesinin üzerinde gittiği yöne
doğru nâfile namazı kılardı.

Nitekim Câbir’in -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
ettiği hadiste o şöyle demiştir:

 
(( كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُصَلِّي التَّطَوُّعَ وَهُوَ رَاكِبٌ فِي غَيْرِ القِبْلَةِ.))
[رواه الخاري]

“Nebi
-sallallahu aleyhi ve sellem-, bineğine binmiş, yönü kıbleye
dönük olmadığı halde nâfile namaz kılardı.”[4]

Fakat yolculuk sırasında hareket halinde nâfile
namaza başlarken (İftitah tekbiri alırken) kıbleye
yönelmesi, daha fazîletlidir.”[5]

“Farz namaza gelince, ayakta kılma imkânı
varken oturarak kılmak, Allah Teâlâ’nın şu emrinin genel
oluşundan dolayı câiz değildir:

((
حَافِظُواْ عَلَى الصَّلَوَاتِ والصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَقُومُواْ لِلّهِ
قَانِتِينَ )) [سورة البقرة الآية: 238]

“Namazlara ve orta namaza devam edin.Allah’a
saygı ve bağlılık içinde namazı ayakta kılın.”[6]

Nitekim İmrân b. Husay’ndan -Allah ondan râzı
olsun- rivâyet olunduğuna göre, o, hastalığından şikâyet
ettiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle
buyurmuştur:

(( صَلِّ قاَئِماً، فَإِنْ
لَمْ تَسْتَطِعْ فَقاَعِداً، فَإِنْ لَمْ تَسْتَطِعْ فَعَلىَ جَنْبٍ.)) [ رواه  البخاري]

“(Namazını) ayakta kıl. (Ayakta kılmaya) gücün yetmezse, oturarak kıl. Oturarak da kılmaya gücün yetmezse, yan tarafın üzerine kıl.”[7]

Başarı Allah’tandır.”[8]

[1]

 Bakara Sûresi: 286

[2]

 Teğâbun Sûresi: 16

[3]

 Hac Sûresi: 78

[4]

 Buhârî, hadis no: 1094

[5]

 İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komisyonu
Fetvâları, c: 8, s: 124

[6]

 Bakara Sûresi: 238

[7]

 Buhârî, hadis no: 1117

[8]

 İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komisyonu
Fetvâları, c: 8, s: 126