Yağmur yağdığında cemaati terk etmenin hükmü nedir?
Yağmurun şiddetli olup-olmaması arasında bir fark far mıdır?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Âlimlerin iki görüşünden en doğru
olanına göre, -bu konudaki birçok delil gereği-, gücü yeten erkeklerin namazları cemaatle
(mescit veya câmide) kılmaları gerekir.
Nitekim (120) ve (8918) nolu
soruların cevaplarında bunun açıklaması geçmişti.
Cemaat namazının gerekliliğinin
yanında, ilim ehlinin zikrettiği durumlarda cemaat namazı
düşer. Bu durumlardan birisi de elbiseyi ıslatacak kadar
yağmurun yağmasıdır.
Çünkü Allah Teâlâ şöyle
buyurmuştur:
((… وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي
الدِّينِ مِنْ حَرَجٍ …)) [ سورة الحج من الآية: 78 ]
“Allah,
din konusunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi.” (Hac Sûresi: 78)
Allah Teâlâ şöyle yine buyurmuştur:
((… يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ
الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ…)) [ سورة البقرة من الآية: 185 ]
“… Allah sizin hakkınızda
(dîninde) kolaylık
ister, zorluk istemez…” (Bakara Sûresi: 185)
İbn-i Kudâme -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Elbiseyi ıslatacak kadar yağmur yağar ve
insan, hem kendisinde, hem de elbisesinde eziyet görecek kadar çamur
bulursa, cemaati terk etmekte mazeretli saylır (namazı cemaatle
kılmamakta mâzur görülür). Nitekim Abdullah b. Abbas -Allah ondan ve
babasından râzı olsun- yağmurlu bir günde müezzinine
şöyle demiştir:
((إِذَا
قُلْتَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ فَلا تَقُلْ حَيَّ عَلَى الصَّلاةِ،
قُلْ: صَلُّوا فِي بُيُوتِكُمْ، فَكَأَنَّ النَّاسَ اسْتَنْكَرُوا، قَالَ:
فَعَلَهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنِّي، إِنَّ الْجُمْعَةَ عَزْمَةٌ، وَإِنِّي كَرِهْتُ
أَنْ أُحْرِجَكُمْ فَتَمْشُونَ فِي الطِّينِ وَالدَّحَضِ.)) [ رواه البخاري ومسلم
]
“(Ezân okurken) “Eşhedü enne Muhammeden
Rasûlullah”, dedikten sonra “Hayye ale’s-salâh” deme.
Namazlarınızı evlerinizde kılın, de.
İnsanlar bu
davranışı
(onun
bu sözünü) yadırgar gibi oldular.
Bunun üzerine
İbn-i Abbas -Allah ondan ve babasından
râzı olsun- şöyle dedi:
– Bunu benden daha hayırlı
olan biri
(Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-) yaptı. Cuma namazı farz
olduğundan dolayı size sıkıntı vermek istemedim. O
zaman çamurlu ve kaygan zemin üzerinde yürüyecektiniz (Şayet
müezzinin: “Hayye ale’s-salâh” demesine engel olmasaydım, onu
işiten herkes hemen namaza gelir ve bu da ona zorluk verirdi. Bunun için
müezzine: “Namazlarınızı evlerinizde kılın”
diyerek insanların, yağmurun, farzı, ruhsata (izine) çeviren bir
özür (mazeret) olduğunu bilmelerini istedim).” (Buharî;
hadis no: 901. Müslim; hadis no: 1128)
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona
rahmet etsin-:şöyle demiştir:
“Yağmur veya çamur nedeniyle eziyet
görürse…” sözü; Cuma namazını ve cemaati terk etmeyi
mübah kılan şer’î özürlerin onuncu türüdür. Bir kimse, eğer
gökten yağmur yağıyorsa ve Cuma namazını veya
cemaatle namaz kılmak için dışarı
çıktığında yağmur nedeniyle eziyet görecekse, bu
takdirde Cuma namazını veya cemaat namazını terk etmek için
mazur sayılır.
Bir kimsenin yağmurdan eziyet görmesinden
kasıt; elbisesinin ıslanması veya havanın soğuk
olması veyahut da buna benzer bir durumla
karşılaşmasıdır.
Aynı şekilde çamurdan dolayı eziyet
görmekten endişe ederse, çünkü insanlar, eskiden çamurdan çok
muzdariptiler ve çarşı ve pazarlar topraktandı. Buralara
yağmur yağdığı zaman yerler, çamur ve kaygan zemin
oluyordu. Dolayısıyla insan, mescide gelmesi insanı
yoruyordu.Böyle bir durum olduğu zaman bu kimse mazurdur.Ancak günümüzde
yağmurun yağmasıyla çamur ve bataklık
oluşmamaktadır. Çünkü çarşı ve pazarların
yolları asfaltlıdır ve yollarda toprak yoktur. En fazla
bazı alçak zeminlerde su birikintileri olabilir. İnsan, bununla
elbisesi ve ayakları ıslanmaz. Bu gibi durumlarda ancak yağmur
yağdığı zaman özür olur. Yağmur kesildiği
zaman özür özür olmaz. Fakat yolları asfaltlanmamış
bazı köylerde özür mevcut olabilir.Bunun içindir ki Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in müezzini soğuk veya yağmurlu gecede:
– Namazlarınızı bulunduğun (ikâmet
ettiğiniz) yerde kılın!
Diye seslenirdi.
Yağmur sebebiyle eziyet görürse…”
sözünden şu da anlaşılır: Eğer bir kimse,
örneğin yağmur hafif yağdığı için
yağmurdan eziyet görmezse, bu takdirde onun için Cuma
namazını veya cemaat namazını terk etmek için bir özür
yoktur. Aksine bu kimsenin mescide gelmesi gerekir.Kendisine isâbet eden basit
zorluktan dolayı da kendisine sevap verilir.” ”
(“eş-Şerhu’l-Mumti'”; c: 4, s: 317)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
