Bir erkek, Ramazan’ın gündüzünde oruçlu iken otururken (cimâyı) düşünür de sonra uyursa ve uyuduktan sonra da kendisinden meni gelirse, orucu bozulur mu ve o günü kaza etmesi gerekir mi?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

“Bir kimse (cimâyı) düşündükten sonra
kendisinden meni gelirse veya ihtilam olursa (rüyâlanırsa), orucu
bozulmaz. Fakat cünüplükten arınmak için boy abdetsi alması gerekir.

Nitekim Ümmü Süleym -Allah ondan râzı olsun-, Nebi
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘e şöyle sormuştu:

(( يَا رَسُولَ اللهِ! إِنَّ اللهَ لَا يَسْتَحْيِي مِنَ
الْـحَقِّ، فَهَلْ عَلَى الْـمَرْأَةِ مِنْ غُسْلٍ إِذَا احْتَلَمَتْ؟ فَقَالَ
رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: نَعَمْ إِذَا رَأَتِ الْـمَـاءَ.
فَقَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ: يَا رَسُولَ اللهِ! وَتَـحْتَلِمُ الْـمَرْأَةُ؟
فَقَالَ:تَرِبَتْ يَدَاكِ! فَبِمَ يُشْبِهُهَا وَلَدُهَا.)) [رواه البخاري ومسلم]

– Ey Allah’ın elçisi!
Şüphesiz ki Allah, hakkın söylenmesinde hayâ edilmesini emretmez

(hakkın zikredilmesinden çekinmez).
Kadın, ihtilam olursa (erkeğin rüyâsında gördüğü
şeyi görürse), kendisine boy abdesti gerekir mi? diye sordu.

Bunun üzerine Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurdu:

-Evet, kadın
(uyandıktan sonra elbisesinde) suyu (menîyi)
görürse…

Ümmü Seleme:

– Ey Allah’ın elçisi!
Kadın hiç ihtilam olur mu? diye sordu.

Bunun üzerine Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurdu:

– Allah iyiliğini versin

(Ümmü Seleme!) Peki çocuğun annesine
benzemesinin nedeni nedir (çocuk niçin annesine benzer) ?”(Buhârî;
hadis no: 130. Müslim; hadis no: 236).

Erkeğin hükmü de böyledir.

Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:

((

الْمَاءُ مِنَ الْمَاءِ.)) [
رواه أبو داود والترمذي وابن ماجه ]

“Su, ancak sudandır (yani meninin gelmesi, boy abdestini gerektirir).”
(Ebu Davud, Tirmizî ve İbn-i Mâce rivâyet etmişlerdir.)

Bu kimsenin orucuna gelince, onun orucu sahihtir.
Çünkü ihtilam, onun kendi elinde olmayan bir durumdur.

Aynı şekilde düşünmek de Allah Teâlâ’nın
bağışladığı şeylerdendir.

Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda
şöyle buyurmuştur:

((

إِنَّ اللهَ تَجَاوَزَ عَنْ أُمَّتِي
الْخَطَأَ وَمَا حَدَّثَتْ بِهِ أَنْفُسُهَا مَا لَمْ تَتَكَلَّمَ بِهِ أَوْ تَعْمَلَ
بِهِ.)) [رواه البخاري ]

“Şüphesiz ki Allah, ümmetimden, hatâ ve elinde olmadan kalbine gelen
çirkin şeyden dolayı -onu konuşmadığı veya yapmadığı
sürece- hesâba çekmeyecektir.”
(Buhârî)

Bütün bunlar, Allah Teâlâ’dan birer lütuf ve ihsandır.”