Yetmiş yaşında hac farîzasını edâ eden bir adam, maddî imkânı olmadığından dolayı hac farîzasını edâ edemeden ölen annesi için haccetmek istiyor.
Yine, hac masraflarını kendi malından ödeme imkânı bulamadığı için hac farîzasını edâ edemeden ölen hanımı için haccetmek istiyor. Fakat kocası, o hayattayken onun hac masraflarını ödeyecek imkâna sahipti.
Sağlık durumu ve yaşının ilerlemiş olması sebebiyle bu kimse için önce annesinin, sonra da hanımının yerine haccetmesi mi daha fazîletlidir, yoksa annesi ve hanımının adına niyet edip bu hac masraflarını sadaka-i câriyeye harcaması mı daha fazîletlidir?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
İnsanın anne ve
babasına ve hanımının güzel hatırasına
yapabileceği iyiliklerden birisi de, onların cennetteki derecelerinin
yükseltilmesi ve onların, ölümlerinden sonra sevâplarının artmasına
sebep olacak ameller için çalışmasıdır.
Soruyu soran kimse, onlar adına haccetmek veya tasadduk etmek arasında
tercih etmekte zorlanırsa, ona, haccı biran önce edâ etmesini
tavsiye ederiz. Buna göre ya bizzat kendisi ya da haccı edâ etmeye
gücü yetmiyorsa, annesi ve hanımı adına haccı edâ edecek
kimsenin hac masraflarını vermek sûretiyle önce annesi, sonra da
hanımı adına haccı edâ etmelidir. Çünkü haccın
ecri çok büyüktür.Onlar hayatta iken gençliklerinin bir döneminde, hacca
güçleri yettiği halde hac farîzasını edâ etmedikleri için hac
farîzası onların zimmetlerinde kalmış olabilir. Aynı yılda kendisi veya gücü
yetiyorsa, iki kişinin hac masraflarını karşılayarak
onların adına haccı edâ etmelerini sağlayarak yükümlülükten
onları kurtarırsa, bu daha güzel olur.
Değerli âlim Muhammed
b. Salih el-Useymîn’e -Allah ona rahmet etsin-:
“Ölen kimse için
hac mı daha fazîletlidir, yoksa hac masraflarını, muhtaç
kimselere sadaka olarak vermek mi daha fazîletlidir?” diye sorulmuş,
bunun üzerine o şöyle cevap vermiştir:
“Ölen kimse, hac
farîzasını edâ etmemişse, onun adına haccetmesi için
birisini vekil tayin etmek, şüphesiz daha fazîletlidir. Çünkü
farzı edâ etmektedir. Fakat hac, nâfile bir hac ise, burada maslahata
bakılır. Eğer insanlar çok muhtaç ve şiddetli bir
açlık hâlinde iseler, sadaka daha fazîletlidir. Böyle bir durum
yoksa, hac daha fazîletlidir.”
“Mecmû’ Fetâvâ İbn-i Useymîn”, c: 21, s: 263
Ayrıca hac
farîzasını edâ ettikten sonra elinde mal kalır veya Allah Teâlâ
kendisine bol rızık verir de onlar adına sadaka vermek isterse,
malı az da olsa, sadaka-i câriyeye tasadduk etsin. Bir câmi veya mescit
yapımına katkıda bulunmak veya bir kuyu açtırmaya
katkıda bulunmak veyahut da muhtaç kimseler için bir vakıf
yaptırmak sûretiyle, kendisini, annesini ve hanımını
sadaka-i câriyeye ortak edebilir.
Uyarı:
Soruda geçen: “Fakat
kocası, o hayattayken onun hac masraflarını ödeyecek imkâna
sahipti.” Sözünden dolayı burada kendisine şu konuyu
açıklamak isteriz:
Kocanın, zengin de
olsa, hanımının hac masraflarını üstlenmesi kendisine
farz değildir.Bu, kocanın, karşılığında ecir
kazanacağı müstehap bir davranış olup karı-koca
arasındaki güzel geçimin tamamındandır. Koca bunu
yapmamışsa, günahkâr olmaz.
Bu konuda daha faydalı
bilgi için (8916) nolu
sorunun cevabına bakabilirsiniz.
