Hac, hicretin hangi yılında farz kılınmıştır?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Doğru
olan görüşe göre hac, hicretin dokuzuncu yılında farz
kılınmıştır. Allah Teâlâ bu tarihten önce haccı
farz kılmamıştır.Çünkü bu tarihten önce haccın
farz kılınması, hikmete ters düşer.Bunun sebebi ise,
Kureyş, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘i umreden
alıkoymuşlardı.Kureyş’in, aynı yıl içerisinde
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘i hacdan da alıkoymaları,
mümkün ve muhtemeldir. Bilindiği gibi Mekke, o zaman küfür beldesi idi. Fakat
fetihten sonra Mekke, küfürden kurtulmuştur.Haccın, Mekke’nin
fethinden sonra farz kılınması, hikmete muvafık ve uygundur.
Haccın,hicretin
dokuzuncu yılında farz kılındığına delil
ise, onun farz oluşu hakkında inen âyet, Âl-i İmran
sûresinin ilk inmeye başladığı âyetlerden
olmasıdır.
Bu âyet ise
şudur:
(( … وَلِلهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ
الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلاً وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ اللهَ غَنِيٌّ
عَنِ الْعَالَمِينَ ))
[ سورة
آل عمران من الآية:
97 ]
“Yoluna gücü yetenlerin Beytullah’ı haccetmeleri,
Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.Kim de
(haccın
farz oluşunu) inkâr ederse, bilsin ki Allah, âlemlerden (onun
haccından ve diğer amellerinden) müstağnîdir.” (Âl-i
İmrân Sûresi: 97)
Bu sûrenin
ilk âyetleri, “Elçiler Yılı” olarak bilinen yılda
inmeye başlamıştır.
“Siz, haccın hemen edâ edilmesi gerektiğini
söylüyorsunuz. Öyleyse Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hicretin niçin
dokuzuncu yılında haccetmedi?”
Diye
sorulacak olursa, buna şöyle cevap verilir:
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şu
sebeplerden dolayı haccetmedi:
Birincisi:
O yılda pek çok sayıda elçi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in huzuruna gelmiştir.
Bundan dolayı hicretin dokuzuncu yılına “Elçiler
Yılı” denmektedir. Hiç şüphe yok ki dînlerini
öğrenmek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in huzuruna
gelen müslümanları karşılamak önemli bir görevdir.Hatta,
insanlara bu dîni tebliğ etmek için onları
karşılaması, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in üzerine
farzdır, diyebiliriz.
İkincisi:Hicretin
dokuzuncu yılında müşriklerin haccetmeleri -tahmin edildiği
gibi- muhtemeldir. Dolayısıyla Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yalnızca
müslümanlarla birlikte hac yapmak istediği için haccını
ertelemiştir.Nitekim de öyle olmuştur.
“Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, hicretin
dokuzuncu yılından sonra Beytullah’ı hiçbir müşriğin
ziyâret etmemesini (haccetmemesini) ve Beytullah’ı
çırılçıplak tavaf etmemesini ilân etmiştir.” (Buhârî
ve Müslim).
İnsanlar,
önceleri Beytullah’ı çırılçıplak tavaf ederlerdi.Ancak
Kureyş’ten ödünç elbise bulabilen kimseler o elbiselerle
Beytullah’ı tavaf ederlerdi.Kureyş dışından olan
kimselerin Beytullah’ı kendi elbiseleriyle tavaf etmeleri mümkün
değildi. Aksine çırılçıplak tavaf ederlerdi.”
(eş-Şerhu’l-Mumti’; c: 7, s: 14-15).
İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâîmî Komitesi’nin fetvâlarında
şöyle belirtilmiştir:
“İslâm
âlimleri, haccın, hicretin hangi yılında farz
kılındığı konusunda görüş
ayrılığına düşmüşlerdir. Kimisi, hicretin
beşinci yılında, kimisi altıncı yılında,
kimisi dokuzuncu yılında, kimisi de onuncu yılında farz
kılındığını söylemiştir. Doğruya
en yakın olan iki görüş ise; son iki görüştür ki bu
ise, hicretin dokuzuncu veya onuncu yılıdır.
Allah Teâlâ
en iyi bilendir.” (İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâîmî
Komitesi Fetvâları; c: 11, s: 10).
İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâîmî Komitesi
Şeyh Abdulaziz b. Abdullah b. Baz
Şeyh Abdullah b. Ğudeyyân
Şeyh Abdullah b. Kuûd
