Ramazan’ın başlaması ilan edilmemişse ve: Yarın Ramazan’ın ilk günü olursa, ben oruçluyum diyerek erkenden uyuyan kimsenin bu niyeti yeterli olur mu?

Bu kimsenin orucu sahih olur mu?

Hamd,
yalnızca Allah Teâlâ’ya
mahsustur.

İslâm âlimleri,niyetin tayini meselesinde
görüş ayrılığına düşmelerinden dolayı
bu meselede iki görüşe ayrılmışlardır:

Ramazan orucuna kesin bir dille niyet etmesi gerekir mi?

Ya da ister farz olsun, isterse nâfile olsun, sadece
oruca niyet etmesi yeterli midir?

Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanbelîler’den oluşan
âlimlerin çoğunluğu, Ramazan orucunun niyetinin tayin edilmesinin
şart olduğunu söylemişlerdir.

Hanefîler ise, niyetin tayin edilmesinin şart
olmadığını söylemişlerdir.İmam Ahmed’in
ikinci bir görüşe de bu doğrultudadır.

Bu görüşe göre: Yarın Ramazan’ın
ilk günü olursa o benim farz orucumdur, diyen kimsenin orucu geçerlidir.

el-Furû’ yazarı (c: 3, s: 40)’ta şöyle
demiştir:

“Şâfiî ve Mâlik’in görüşlerine uygun olarak
her farz orucun niyetinin tayin edilmesi gerekir.Yani Ramazan orucunu veya
Ramazan orucunun kazasını veya adak orucunu veyahut da keffâret
orucunu tutacağına inanmasıdır.

Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:

(( إنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ، وَإِنَّمَا
لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى.)) [متفق
عليه]

“Ameller,
ancak niyetlere göre geçerlilik kazanır.Herkes ancak
(ameliyle) niyet ettiğinin
karşılığını alır.”
(Buhârî,
hadis no: 54, Müslim, hadis no: 1907/155).

İmam Ahmed’den rivâyet olunan ikinci rivâyete
göre o şöyle demiştir:

“Ebu Hanîfe’nin görüşüne uygun olarak
Ramazan orucu için niyetin tayin edilmesi gerekmez. Çünkü tayin ile
Ramazan olup-olmadığı birbirinden ayırt edilmek
istenmiştir.Bu zaman (Ramazan) ise, tayin edilmiştir (bellidir). Buna
göre Ramazan orucu mutlak bir niyetle sahihtir, fakat farzın
niyetinde tereddüt etmiştir.

“Farzın niyetinde tereddüt etmiştir”
sözü ile kast edilen, şek gününde niyet etmesidir.

Örneğin bir kimsenin: “Eğer yarın
Ramazan’ın ilk günü olursa, o benim farz orucumdur. Eğer Ramazan’ın
ilk günü olmazsa, (tutacağım oruç) nâfile oruçtur, demesi; birinci
rivâyete göre yarın Ramazan orucunu tutacağını kesin
bir dille ifâde etmediği için orucu geçerli değildir. İkinci
rivâyete göre ise, orucu geçerlidir.”

El-İnsâf yazarı (c: 3, s: 295)’te
şöyle demiştir:

“Bir kimse: Eğer yarın Ramazan’ın ilk günü olursa o benim farz
orucumdur, Ramazan’ın ilk günü
olmazsa, (tutacağım oruç) nâfile oruçtur, derse, bu görüş,
mezhebe göre geçerli değildir. Ashâbımızın çoğu
bu görüştedir. Bu görüş; niyetin tayin edilmesinin
şart olmasından dolayıdır.”

İmam Ahmed’den rivâyet olunan diğer bir
rivâyete göre ise, orucu geçerlidir.Bu görüş ise, Ramazan orucu
için niyetin tayin edilmesinin gerekli olmamasından dolayıdır.
Şeyhulislâm Tekiyyuddîn İbn-i Teymiyye bu görüşü tercih
etmiştir.

el-Fâik kitabının yazarı şöyle
demiştir:

“el-Muharrer kitabının yazarı ile
hocamız bu görüşü desteklemiştir.Tercih edilen
görüş de bu görüştür.”

Bu konuda şu kitaplara bakınız:

–         

el-Bahru’r-Râik;
c: 2, s: 280.

–         

Mecme’ul-Enhâr;
c: 1, s: 233.

–         

Muğni’l-Muhtâc;
c: 2, s: 150.

–         

el-Muğnî;
c: 3, s: 9.

–         

el-Mevsûatu’l-Fıkhiyye;
c: 5, s: 165 ve c: 28, s: 22.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn
-Allah ona rahmet etsin-, “Zâdu’l-Mustakni'”
kitabının yazarının: “Eğer yarın
Ramazan’ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, diye niyet ederse, orucu geçerli değildir.”
Sözünü şerh ederken şöyle demiştir:

“Bu mesele, çoğu zaman sorulan önemli bir
meseledir. Bunun örneği şöyledir:

Bir kimse, Şaban ayının otuzuncu gecesi
erken uyumuştur. Bu gecenin Ramazan’ın ilk gecesi olması
muhtemeldir.Bu kimse uyumadan önce:

– Eğer yarın Ramazan’ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur veya eğer yarın
Ramazan’ın ilk günü olursa ben oruçluyum veyahut da eğer yarın
Ramazan’ın ilk günü olursa, o farz oruçtur, Ramazan’ın ilk günü olmazsa, farz veya vâcip olan
bir orucun keffâretidir veya buna benzer bir şarta bağlayarak niyet
ederse, mezhebimize göre sahih olmaz. Çünkü bu kimsenin: Eğer
yarın Ramazan’ın ilk
günü olursa o benim farz orucumdur,
sözü; tereddüt üzere olmuştur.Niyetin ise kesin olması gerekir.Eğer
bu kimse, ancak fecir doğduktan (imsaktan) sonra uyanır ve bu günün
Ramazan’ın ilk günü olduğunu anlarsa, “Zâdu’l-Mustakni'” kitabının
yazarının görüşüne göre bu günü kaza etmesi gerekir.

İmam Ahmed’den rivâyet olunan ikinci rivâyete
göre görüşü şöyledir:

“Bu günün Ramazan’ın ilk günü olduğunu
anlarsa, orucu geçerlidir. Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye de bu
görüşü tercih etmiştir. Kanımca bu,
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in Zübeyir’in kızı Dıbâa’ya
şöyle buyurmasına dâhildir (onun gibidir):

– Haccını yap ve şöyle şart
koş: Allahım! Hastalık, gecikme veya başka bir şey, haccımı tamamlamama engel
olursa, bunun için ihramdan çıkacağım, dersin. Çünkü
senin, Rabbine şart koşma hakkın vardır.”
(Buhârî ve Müslim)

Bu kimse ise, yarın
Ramazan’ın ilk günü olup-olmadığını bilmediğinden
dolayı orucunu şarta bağlamıştır.
Dolayısıyla bu kimsenin tereddüdü, Ramazan ayının
başlamasının sâbit olması konusunda tereddüt etmesinden
dolayıdır.Yoksa yarın oruç tutayım mı veya
tutmayayım mı diye niyette tereddüt etmesinden dolayı
değildir.

Bu sebeple bu kimse, Ramazan’ın
ilkk gecesinde: Yarın oruç tutabilirim de tutmayabilirim de derse, ona
şöyle deriz: Bu gecerli olmaz. Çünkü bu kimse tereddütlüdür.

Buna göre biz, Şaban
ayının otuzuncu gecesi bize haber gelmeden önce uyursak,
şöyle niyet etmemiz gerekir: Eğer yarın Ramazan’ın ilk
günü olursa biz oruçluyuz.” (eş-Şerhu’l-Mumti’; c: 6, s:
375). 

Allah Teâlâ en iyi
bilendir.