Yolcunun, yolculuk sırasında kimi zaman iki namazı birleştirerek kılması, kimi zaman da birleştirmemesi câiz midir?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Nebevî
sünnet, yolcunun yolculuk sırasında iki namazı birleştirerek
kılmasının câiz olduğuna delâlet etmiştir.
Nitekim
İbn-i Abbas’tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre, o şöyle demiştir:
(( جَمَعَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَيْنَ
الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ وَالْـمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ بِالْـمَدِينَةِ فِي غَيْرِ
خَوْفٍ وَلا مَطَرٍ.)) [ وَفِي رواية: وَلا
سَفَرٍ ] فقيل لابْنِ عَبَّاسٍ: لِمَ
فَعَلَ ذَلِكَ؟ قَالَ: كَيْ لا يُحْرِجَ أُمَّتَهُ
)) [ رواه مسلم ]
“Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- Medine’de, hiçbir korku ve yağmur -başka bir rivâyette: yolculuk/sefer hali- yok
iken, öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı
namazlarını birleştirerek kıldı.
İbn-i Abbas’a: (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem-) niçin böyle yaptı? Diye sorulduğunda o
şöyle cevap vermiştir:
– Ümmetine güçlük/zorluk çıkarmak
istemediği için (böyle
yapmıştır). ” (Müslim; hadis no: 705).
İbn-i Abbas’ın bu üç şeyi (sefer,
korku ve yağmuru) nefyetmesi, bunların, iki namazın
birleştirilerek kılınması için bilinen sebeplerden
olduğuna delildir.
İbn-i
Abbas’ın -Allah ondan ve babasından râzı olsun- kastı
şudur:
Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- iki namazı, bu üç sebebin
dışında bir sebepten dolayı birleştirerek kılmıştır.
Dolayısıyla
yolcunun, iki namazı birleştirerek kılması veya her
namazı vaktinde ayrı ayrı kılması gibi dilediği
şekilde kılması câizdir.Ancak namazı vaktinde edâ etmesinde
yolcu için bir zorluk yoksa iki namazı birleştirmemesi kendisi için
daha fazîletlidir.
Bunun
içindir ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bütün yolculuklarında namazları
birleştirerek kılmamıştır. Aksine kimi zaman
birleştirerek kılmış, kimi zaman
birleştirmemiştir.
Nitekim
bazı âlimler, yolcunun, ancak yolda seyir halinde olduğu zaman
namazlarını birleştirerek kılmasının câiz
olduğu, seyir halinde olmayıp da bir yerde konaklıyorsa,
namazlarını birleştirerek kılmasının câiz
olmadığı görüşüne varmışlardır. Fakat
bu konuda doğru olan görüş, ister seyir halinde olsun, isterse
bir yerde konaklıyor olsun, namazlarını birleştirerek
kılması câizdir.
Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘den sâbit olduğuna göre, o, Tebuk
savaşında bir yerde konaklarken iki namazı birleştirerek
kılmıştır. (İmam Ahmed ve Ebu Dâvud rivâyet
etmişler, Elbânî de ‘Silsiletu’l-Ehâdîsi’-Sahîha’; hadis no:164’de sahih
olduğunu belirtmiştir.)
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin-, Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in seferde bir yerde konaklarken iki namazı
birliştirerek kıldığına delâlet eden bazı
delilleri zikretmiş, sonra şöyle demiştir:
“Bu
hadislerin zâhirine bakılırsa, Peygamber -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘in yolculuk sırasında bir yerde konaklarken bile iki
namazı birleştirerek kılmıştır. Bunu da ya iki
namazı birleştirmenin câiz olduğunu açıklamak ya da orada
birleştirmeye bir ihtiyaç olduğu içindir. Çünkü Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- Vedâ haccında Mina’da konaklarken
namazlarını birleştirerek kılmamıştır.
Buna
göre diyebiliriz ki: Bir yerde konaklayan yolcunun namazlarını
birleştirerek kılmaması kendisi için daha fazîletlidir.
Eğer birleştirirse, bunda bir sakınca yoktur. Ancak
birleştirmesi için de bir ihtiyaç olmalıdır. Örneğin
çok yorgun olduğundan dolayı dinlenme ihtiyacının
olması veya her vakit (abdest almak) için su istemesinde zorluk ve
meşakkatin olması gibi hallerde namazlarını birleştirerek
kılması ve ruhsatlara tâbi olması kendisi için daha
fazîletlidir.” (Bkz: Muhammed b. Salih el-Useymîn’in: “Namaz
Vakitleri Risâlesi”).
Değerli
âlim Abdulaziz b. Abdullah b. Baz -Allah ona rahmet etsin- şöyle
demiştir:
“Bir
yerde konaklayan yolcu, namazlarını cem’i takdim ve cem’i tehir
yapması arasında muhayyerdir (hürdür). Dilerse, cem’i takdim olarak
kılar, dilerse cem’i tehir olarak kılar.Fakat her namazı
vaktinde kılması, kendisi için daha fazîletlidir. Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- Vedâ haccında Mina’da konaklarken her
namazı vaktinde kılmıştır. Çünkü o, mukimdi.
Eğer namazları birleştirme ihtiyacı duyarsa, bunu
yapmasında bir günah yoktur.Zirâ Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
Tebuk savaşında bir yerde konaklarken (mukim iken)
namazlarını birleştirmiştir.” (Bkz: “Mecmûu
Fetâvâ İbn-i Baz”; c: 12, s: 281-282).
Buna
göre bir yolcu,iki namazı birleştirme veya her namazı
vaktinde kılma konusunda muhayyerdir. Fakat her namazı vaktinde
kılması, kendisi için daha fazîletlidir. Ancak her namazı
vaktinde kılması kendisine bir zorluk ve meşakkat veriyorsa, bu
takdirde iki namazı birleştirerek kılabilir.
Fakat
şu nokta dikkat edilmesi gerekir: Cemaat namazı yolcuya da
farzdır.Dolayısyla iki namazı birleştirip tek
başına kılması câiz değildir.
Bu konuda
daha detaylı bilgi için (40299) nolu sorunun cevabına
bakınız.
