Bir erkek, karısına cep telefonuyla: “Sen, boşsun” diye mesaj yazsa, sonra da ben talakı kast etmemiştim derse, talak vuku bulur mu?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Birincisi:
“Kâğıt
üzerine talak yazmakla, fakihlerin oybirliğiyle talak vuku bulur. Çünkü
yazı, kendisinden talakın anlaşıldığı
birtakım harflerden oluştuğu için onu dille telaffuz etmeye
benzer. Ayrıca yazı, onu yazanın sözlerinin yerine geçer.
Bunun delili; Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- risâleti tebliğ
etmekle emrolunmuştur. Nitekim O, bu risâlet kimi zaman sözle, kimi
zaman da yazıyla tebliğ etmiştir.
Talakın
vuku bulduğu yazı, açık olan yazı şeklidir.
Örneğin bir sayfanın veya duvarın veyahut da yerin üzerine
okunduğunda anlaşılması mümkün olacak şekilde yazmak
gibi.
Açık
olmayan şekilde yazmaya gelince, -örneğin havaya veya suya
veyahut da okunduğunda anlaşılması mümkün olmayan
şekilde yazmak gibi-, bu durumda talak vuku bulmaz. Çünkü bu
yazı, işitilmeyecek şekilde kendi kendine fısıldamak
hükmündedir.” (“el-Mevsûatu’l-Fıkhiyye”; c: 12, s: 217)
İkincisi:
Bir erkek,
karısına: “Sen, boşsun” diye mesaj yazarsa, bu mesaj
ister cep telefonu ile olsun, isterse bir kâğıdın üzerine
yazmakla olsun, isterse elektronik posta (e-mail) ile olsun, onun bunu
yazdığı andaki niyetine bağlıdır. Eğer
talaka azmetmiş (karar vermiş) ise, talak vuku bulur. Yok eğer
bunu yazmış ve talakı niyet etmemiş ve eşini üzmek
veya başka bir amaçla yapmış ise, talak vuku bulmaz.
İbn-i
Kudâme -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
“Talak,
şu iki yerin dışında talak lafzından
başkasıyla vuku bulmaz:
Birincisi:
Konuşamayan kimse.
Tıpkı
dilsiz kimse gibi. Bu kimse, eşini boşamak istediğinde
işâretle onu boşarsa, eşi kendisinden boşanmış
olur.
İkincisi:
Talakı (bir kâğıt üzerine) yazar da talakı niyet ederse,
eşi kendisinden boşanmış olur.
Talakı
niyet etmeksizin yazarsa, İmam Ahmed’in iki rivâyetinden
(görüşünden) birisine göre talak vuku bulur. Bu, Şa’bî,
Nehaî, Zührî, Hakem, Ebu Hanife ve Mâlik’in görüşüdür. Şâfiî de
bu görüştedir.
Eğer
niyet etmeksizin talak yazarsa, cumhurun görüşüne göre talak
vuku bulmaz. Çünkü yazı, ihtimallidir. Çünkü yazı ile
kalemin nasıl yazı yazdığı denenmiş olabilir veya
hattı güzelleştirmek veyahut da hanımı korkutmak kast edilmiş
olabilir. Bu sebeple niyet edilmeksizin talak vuku bulmaz.”
(“el-Muğnî”; c: 7, s: 373)
Mustafa b.
Sa’d es-Suyutî er-Ruhaybânî şöyle demiştir:
“Talakı
yazan kimse: Ben hattımı güzelleştirmekten başka bir
şeyi istememiştim veya hanımımı üzmekten başka
bir şeyi kast etmemiştim derse, bu sözü kabul edilir. Çünkü
o, kendi niyetini en iyi bilendir. Belki talaktan başka ihtimalli
olanı şeyi kast etmiş olabilir… Hanımını üzmek
için hakikatinin dışında talakı kast ederse, talakı niyet
etmiş sayılmaz.” (Metâlibu Uli’n-Nuhâ”; c: 5, s: 346)
Değerli
âlim Abdulaziz b. Baz’a -Allah ona rahmet etsin:
“Bir
adam, kızkardeşi ve hanımıyla otururken,
kızkardeşinden bir kalem getirmesini istedi. Kızkardeşi
kalemi getirdikten sonra adam bir kâğıdın üzerine, hiç kimsenin
ismini yanına eklemeden: “Talak, talak” yazdı. Bunun
üzerine kızkardeşi öfkelendi ve kalemi aldı ve üç defa: “Talak,
talak, talak” diye yazdıktan sonra kâğıdı
kardeşinin karısının üzerine attı ve ona: Bakar
mısın, yazdıklarım doğru mudur? Dedi. Bu adam, bu
sözleri hanımına yazmayı istememişti. (Bunun hükmü
nedir?” diye sorulmuş, bunun üzerine o şöyle demiştir:
“Bu
talak, eğer erkek talakı kast etmemişse, adı geçen
kadın için talak vuku bulmaz. Bu, sadece yazıdan ibârettir veya
talaktan başka bir şey kast etmiştir. Çünkü Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
“Ameller,
ancak niyetlere göredir (niyetlere göre geçerlilik
kazanır).”
Bu, ilim
ehlinden pek çok kimsenin görüşüdür.Bazıları ise, bunun
cumhurun görüşü olduğunu söylemişlerdir. Çünkü
yazı, kinâye konumundadır.Âlimlerin iki görüşünden en
doğru olanına göre niyet etmeden kinâye ile talak vuku bulmaz.
Ancak yazı ile birlikte talakın vuku bulduğuna delâlet eden
şeyin olmasıyla talak vuku bulur.
Adı
geçen olayda talakın vuku bulduğuna delâlet eden hiçbir kasıt
yoktur.Aslolan; nikahın kalıcı olması ve niyete göre
amel edilmesidir.”
Değerli
âlim Muhammed b. İbrahim -Allah ona rahmet etsin (bir soruyu cevaplarken) şöyle
demiştir:
“Cevap
istediğiniz fetvânız bize ulaşmış ve içeriği
anlaşılmıştır. Sorunuza göre bir adam,
hanımı falancanın kızı filancanın
talakını bir talak olarak yazmış, yazısını
da imzası ve ismiyle sonlandırmış, fakat bununla
eşinin talakının vuku bulmasını kast etmemiş,
talakı da niyet etmemiş, aksine bu kâğıdı, eşini,
kocasına karşı olan kötü davranışından
vazgeçirmek için korkutmak ve tehdit etmek için yazmıştır….
Adı
geçen adamın eşi için yazdığı bu talakın vuku
bulup-bulmadığını soruyorsunuz.
Bunun
cevabı şöyledir:
Hamd,
Allah’a mahsustur. Durum, zikrettiğiniz gibi ise ve bu yazısıyla
açıkça eşini boşamayı kast etmemiş, sadece onu
kötü davranışından dolayı tehdit etmek ve korkutmak
için yazmış, talakı kast etmemiş ve talaka asla niyet de
etmemişse, adı geçen talak vuku bulmaz.
Başarı,
Allah Teâlâ’dandır.”(“Muhammed b.
İbrahim’in Fetvâları”; Soru:11, no: 3051)
Yine
değerli âlim Muhammed b. İbrahim’e -Allah ona rahmet etsin-,
karısını boşadığını bir
kâğıda yazan, fakat bununla onu üzmeyi ve tehdit etmeyi isteyen kimse
hakkında sorulmuş, bunun üzerine o şöyle cevap
vermiştir:
“Göründüğü
kadarıyla bu talak vuku bulmaz.Koca, bu kâğıtla sadece
karısını üzmek ve onu tehdit etmek için istemiştir.
Âlimler, kocanın, kâğıda talak yazmakla hattını
güzelleştirmeyi veya hanımını üzmeyi kast etmişse, bu
kastının kabul edileceğini söylemişlerdir.
Zâdu’l-Mustekni’
şerhi yazarı şöyle demiştir:
“Bir
kimse, talaka delâlet eden bir şeyle karısını
boşadığını açıkça yazarsa, niyet etmese bile
talakı vuku bulur. Çünkü talak yazısı, açıkça
yazılmıştır.Eğer bu kimse,: Ben, hattımın
güzel olması veya hanımımı üzmek için yazdım derse, bu
sözü ondan kabul edilir.
Başarı,
Allah Teâlâ’dandır.”(“Muhammed b. İbrahim’in
Fetvâları”; Soru:11, no: 3050)
