Benim geçen Ramazan’dan kalan kaza orucum ve yemin keffaret orucum var. Bir keresinde ilk tutacağım orucun, Ramazanın kazası sonra da keffaret olacağını duymuştum. Bu sıralama vacip mi yoksa muhalefet edilebilir mi?

Allah’a hamd olsun,

Ramazan ayının kaza orucu bulunan
kimse, bir sonraki Ramazan’a girmeden bu kaza orucunu erteleyebilir. İbn
Kudame (Rahimehullah) demiştir ki: “Ramazan’dan orucu kalan kimse bu
orucu bir sonraki Ramazana kadar erteleyebilir. Çünkü Hz. Aişe
radiyallahu anha şöyle demiştir: “Bazen benim Ramazan’dan
kalan orucum oluyordu, ve ben de Şaban ayına kadar bu orucu
tutmuyordum.”[1].
Ancak Ramazanın kazasının bir sonraki Ramazana özür
olmaksızın ertelenmesi caiz değildir. Çünkü Hz. Aişe
radiyallahu anha diğer Ramazana kadar ertelemedi, eğer caiz
olsaydı bunu yapardı.” El-Muğni 3/85

  

Yeminin keffaretinde ise hemen yerine getirilmesi mi gerekir yoksa
ertelenebilir mi diye ilim ehli ihtilafa düşmüştür. Fıkıh
Ansiklopedisinde şöyle geçmiştir: ” Alimlerin cumhuru, yemin
keffaretinin ertelenmeyeceğini ve bozulmasından hemen sonra vacip
olduğunu kabul etmişlerdir. Çünkü mutlak emirde asıl olan
budur.”[2]

 

Şeyh İbn Üseymin rahimehullah şöyle
demiştir:
”Yemini korumak için, bozduktan sonra keffaretini hemen yerine getirmek
gerekir. Çünkü vacipte asıl olan husus acele etmektir. O da yeminin
gerektirdiği şeyi yerine getirmektir.”[3]

 

Şafiiler de -sahih olan görüşe göre- Bir günahı
bırakacağına dair yemin ederek sonra yapması gibi bozulan
yemin bir masiyet olduğu durumlarda keffaretin hemen gerektiği
görüşünü kabul etmişlerdir. Bu durumda keffaretin hemen yerine
getirilmesi gerekir.

İmam Nevevi rahimehullah şöyle
demiştir:
”Keffaret, yanlışlıkla adam öldürme veya yeminin bazı
çeşitleri gibi kasıtlı durumlar dışında ise
ertelenebilir. Bunda ihtilaf yoktur çünkü kişi özür sahibidir.

  

Eğer kişi kasıtlı ve başkasına
haksızlık yapmış durumda ise, hemen yapılması
mı gerekir yoksa ertelenebilir mi? Bu konuda Kaffal ve diğer
alimlerden gelen iki görüş vardır, sahih
olan ise hemen yapmaktır.”[4]

  
Buna
göre cumhurun görüşü yemin keffaretinin, Ramazanın
kazasının önüne geçirilmesi gerektiği yönündedir.
Çünkü keffaret hemen yapılır, Ramazan kazası ise
ertelenebilir.

  

Eğer vakti daralmışsa ve diğer Ramazan’a keffaretle
kazayı tutamayacak kadar az vakit kalmışsa kazayı önce
tutar. Çünkü kaza daha gereklidir ve alimler kazanın adak orucunun
önüne geçirileceğini söylemişlerdir.

   

İmam Nevevi rahimehullah şöyle demiştir:
”Kişinin bir özür sebebiyle Ramazan ayından
tutamadığı oruçlar varsa, ve özür ortadan
kalkmışsa kaçırdığı oruçları tutması
gerekir. Çünkü kaza, adak orucundan daha gereklidir.”[5]

En
iyisini Allah bilir.

[1]
Muttefekun aleyh

[2]
10/14

[3]
Kavlul Mufid ala Kitab-ı Tevhid, 2/456.

Şerhul
Mumeti’ 15/159

[4]
El-Mecmu’ 3/70

[5]
El-Mecmu’ 6/391