Benim sorum, yıllar önce hac yapan bir kadın hakkındadır. Bu kadın, âdetli olduğu halde mikat yerinden ihrama girdi, tavaf ve sa’y yaptı. (Bunu bilgisizlikten dolayı mı yaptı bilemiyorum). Her durum beni bilgilendirmenizi ricâ ediyorum. Üstelik bu kadın, daha sonra defalarca umre yaptı.
Bu konudaki hüküm nedir?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
İhrama
girerken âdetten temizlenmiş olmak, şart değildir.Ancak âdet
olan kadın, temizleninceye kadar Beytullah’ı tavaf etmekten dînen men
edilmiştir.
Buna
göre hac veya umre yapmak isteyen bir kadın, âdet olduğu halde
mikat yerinden ihrama girerse, ihramı geçerlidir.
Bunun
delili; Ebu Bekir’in hanımı Umeys’in kzı Esmâ, (Vedâ
haccında ihrama girmeden önce) doğurunca Peygamber -sallallahu
aleyhi ve sellem- hac yapmak niyetiyle Medine halkının mikat yeri
olan Zulhuleyfe’de bulunuyordu. Esmâ, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e
ne yapması gerektiği konusunda sorması için birisini gönderdi.
Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle buyurdu:
(( … اغْتَسِلِي وَاسْتَثْفِرِي بِثَوْبٍ وَأَحْرِمِي…)) [
رواه مسلم ]
“… Boy abdesti al
(yıkan), kan akan yerin üzerini bir elbiseyle (kumaş
parçası ile) sıkıca bağla ve ihrama niyet et…” (Müslim;
hadis no: 1218)
Bunun
anlamı; kadın, fercinin üzerine bir kuşam parçasını
sıkıca bağlar, sonra da hac veya umre için ihrama
girer.Âdet kanı, loğusalık kanı
gibidir.Dolayısıyla âdetli kadın, mikat yerine
uğradığı zaman yıkanır, fercinin üzerini bez gibi
bir şeyle bağlar ve yukarıda geçen hadis gereğince ihrama
girer.
Âdetli
kadının (ihramı sahih olduğu gibi) aynı şekilde
Safa ve Merve arasında yapacağı sa’yı da sahih olur.Tavafa
gelince, bu sahih olmaz.
Bunun
delili; Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, umre yapacağı zaman
âdet olan Âişe’ye şöyle buyurmuştur:
((
افْعَلي كَمَا يَفْعَلُ الْحَاجُّ ، غَيْرَ أَنْ لا تَطُوفيِ
بِالْبَيْتِ حَتَّى تَطْهُرِي.)) [ رواه البخاري
ومسلم ]
“(Âdetten)
temizleninceye kadar Beytullah’ı tavaf etmen dışında,
hacının yaptığı her işi yap (yani tavaf
dışında haccın bütün menâsikini yerine getir).” (Buhârî;
hadis no: 1650. Müslim; hadis no: 1211)
Buna göre bu kadın, haccın ihramından
(ikinci tehallülden) çıkmamıştır ve tavafını
yeniden yapması gerekir.Eğer bu kadın evli ise, tavafı
yapıncaya kadar kocası onunla cinsel ilişkiye giremez.
İster bilerek, isterse bilmeyerek yapmış
olsun, bu meselenin hükmü budur. Ancak bilerek yaparsa, özürsüz olarak bu
çirkin fiili işlediğinden dolayı günahkâr olur. Eğer
bilmeyerek işlemişse, kendisine günah yoktur.Fakat bu tavafı
yapması gerekir.-Daha önce de zikredildiği üzere- bu tavafı
yapmadan ikinci helalliğe giremez (ihramdan tamamen çıkamaz).
Kadının, bu hacdan sonra defalarca umre yapmış olması,
ondan bu tavafı düşürmez (yani bu tavafı hâlâ yapmamış
sayılır).
İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi’ne âdetli kadının haccı hakkında
sorulmuş, bunun üzerine komite şu cevabı vermiştir:
“Âdet kanın gelmesi, hacca engel
teşkil etmez. Âdetli olduğu halde ihrama giren
kadının, Beytullah’ı tavaf etmesi dışında,
haccın bütün amellerini yerine getirmesi gerekir. Âdet kanı
kesilir ve boy abdesti alırsa, Beytullah’ı tavaf edebilir. Loğusa olan kadın da böyledir.
Loğusa olan kadın, haccın rükünlerini yerine getirirse,
haccı sahihtir.” (İlmî Araştırmalar
ve Fetvâ Dâimî Komitesi
Fetvâları; c: 11, s: 172)
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e -Allah ona
rahmet etsin-, âdetli olduğu halde Mescid-i Haram’a giren, tavaf ve sa’y
yapan, namaz kılan kadında hakkında sorulduğunda o
şöyle cevap vermiştir:
“Bir
kadın, âdetli veya loğusalı ise, ister Mekke’de olsun, ister
kendi beldesinde olsun, isterse başka bir yerde olsun, onun namaz
kılması helal olmaz.
Nitekim Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- kadın hakkında şöyle
buyurmuştur:
(( أَلَيْسَتْ إِذَا حَاضَتْ لَمْ تُصَلِّ وَلَمْ تَصُمْ. )) [
رواه البخاري ]
“Kadın, âdet
(ay hali/hayız)
olduğu zaman, namaz kılmayı ve oruç tutmayı
bırakmıyor mu?” (Buhârî; hadis no: 1951)
Müslümanlar,
âdetli (hayızlı) kadının oruç tutmasının ve namaz
kılmasının helal olmadığında ittifak
etmişlerdir.
Bu
davranışta bulunan bu kadının yaptıklarından
dolayı Allah Teâlâ’ya tevbe
etmesi ve O’na istiğfarda bulunması gerekir. Âdetli iken
yaptığı tavafa gelince, bu tavafı sahih değildir.Fakat
sa’yı sahihtir.Çünkü tercihli görüşe göre hacda
tavaftan önce sa’y yapmak câizdir.
Buna
göre bu kadının tavafı yeniden yapması gerekir.
Çünkü İfâda tavafı haccın rükünlerinden birisidir.Bu
tavaf yapılmadan ikinci tehallül olmaz (ihramdan tam olarak
çıkılmış sayılmaz).
Ayrıca
bu kadın evli ise, tavaf yapmadan kocası onunla cinsel ilişkiye
giremez.Evli değil ise, tavaf yapmadan nikah kıydıramaz (evlilik
akdi yaptıramaz).” (Mecmû’u Fetâvâ İbn-i Useymîn; c: 22, s: 382)
