İnsan sinirlerini nasıl kontrol edebilir? Ben çok sıkılıyorum, kızdığımda bulunduğum yeri terk ediyorum, bazı zikirler yaptım (la havle vela kuvvete illa billah) ancak fayda vermedi. Çözüm nedir?

Bütün övgüler Allah’adır.

Kızgınlık şeytan kötülüklerinden
bir kötülüktür. Bunun sonucu kötülükler ve musibetler meydana geliyor
akıbetini ancak Allah bilir. Bu nedenle şeraitte bu yerilen mahlûk
için geniş yer verilmiştir. Nebevi Sünnette ise bu hastalıktan
kurtulmak ve etkisini azaltmak için tedaviler sunulmuştur. Bunlardan:

1- Şeytandan Allah’a sığınmak:

Süleyman bin Sarad’dan: Peygamberimiz
s ile
birlikte oturuyordum. İki adam biri birine sövüyorlardı. Birinin
yüzü kıpkırmızı olmuş ve boynu
şişmişti. Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurdu: Ben bir
söz biliyorum eğer onu söylerse bu halinden kurtulur. Eğer
şunu derse: Şeytandan Allah’a sığınırım, o
halinden kurtulur.” Buhari rivayet etti. el-Feth 337/6 ve Muslim 2610.

Peygamber(s.a.v.) buyurdu: Eğer adamın biri
kızar ve Euzu billah’ı okursa kızgınlığı
sakinleşir. Sahihul-Camius-Sağir sayı 695.

2- Susmak:
Peygamber s buyurdu: “İçinizden biri
kızdığında sussun.” İmam Ahmed Müsnedinde 1/329,
Sahihul-Cami, 693 – 4027

Kızgın kişi dengesini ve şuurunu
kaybeder, bazı sözler söyler belki küfrü, laneti evini
yıkacak boşanmayı veya başkalarının
düşmanlığını çekecek sövgü ve sinkafı
içermektedir. Allah’a sığınırız. Susmak bunu telafi
eden tek çözümdür.  

3- Sakin olmak: Peygamber s buyurdu:”İçinizden biri
kızdığı vakit ayakta ise otursun. Kızması gidince
de uzansın”

Bu hadisi rivayet eden Ebu Zerr(r.a.)dir. Bunun için bir
kıssa başından geçti: Kendi havuzuna su veriyordu ve bir grup
insan geldi ve dedi: Başından birkaç teli almak için Ebu Zerre kim su
verecek?

 Adam ben
yaparım dedi. Havuzuna su vermeye başladı. Onu kırdı
veya parçaladı. Oysa Ebu Zerr’in beklediği durum adamın deveyi
sulamada yardımcı olması idi. Ancak adam kötülük yaptı
ve havuzun yıkılmasına sebeb oldu.

Ebu Zerr ayakta idi, oturdu sonra uzandı. Ona
denildi ki: Ey Ebu Zerr, neden oturdun sonra uzandın? Açıkladı:
Peygamber s şöyle buyurdu.. Hadisi kıssayla
birlikte Ahmed Müsnedinde 5/152 zikretti. Sahihul-Cami sayı 694’e
bakın.

Başka bir rivayette Ebu Zerr havuz dolduruyordu
adamın biri onu kızdırdığında hemen
oturdu..Feydul-Kadir, el-Munavi, 1/408.

Bu Nebevi yönlendirmenin faydalarından biri de
kızmadan dolayı abuk sabuk tasarruflardan alıkoymaktır.
Çünkü o belki dövebilir, eziyet edebilir bilakis öldürebilir.

Az sonra belirtileceği gibi malı itlaf
edebilir. Bu nedenle eğer oturursa heyecanı ve
kızgınlığını uzaklaştırabilir.
Eğer uzanırsa da taşkın hareketlerden ve eziyet veren
eylemlerden daha da uzaklaşmış olur. Allame el-Hattabi Ebu Davud
Şerhinde şunu belirtir: “Ayakta olan kimse hareket etmeye ve
zulmetmeye hazırdır. Oturan ise bu anlamın
dışında olandır. Uzanan kimse ise bu ikisinden de
uzaktır. Peygamber s oturmakla ve uzanmakla emretmesinin sebebi
ayakta ve otururken sonradan pişman olacağı bir iş
yapmasını engellemekti. Her şeyi en iyi bilen Allah’tır.
Sünenu Ebu Davud ve Mealimus-Sunen 5/141.

4- Allah Peygamberinin vasiyetini korumak: Ebu Hureyre(r.a.)dan adamın biri Peygamber s bana
kızmamam hususunda tavsiyede bulundu ve bunu birkaç defa
tekrarladı,  kızma dedi, diye
rivayet etti. Fethul-Bari, 10/456 Buhari rivayet etti.

Başka bir rivayette adamın biri dedi:
Kuşkusuz kızmak bütün kötülükleri bir araya toplar,
Peygamberimizin s sözü üzerinde düşündüm. Ahmed
Müsnedinde 5/373

5- Kızma sana cennet var, sahih hadistir: Sahihul-Cami, 7374 İbn-i Hacer ise
Tabarani’ye atıfta bulundu. El-Feth’in 4/465 bak.

Kızma sebeplerinden sakınan, onu baskı
altına ve reddetmeye gayret gösteren muttakiler için Allah’ın
hazırladıklarını bir düşün. Kızgınlık
ateşini söndürmeye ne büyük yardımı olduğunu gör.
Bu konuda büyük bir mükâfatın olduğunu Peygamberin şu hadisinde:
Kim öfkesini yenerse, istediği halde bunu kontrol ederse Allah
kalbini kıyamet günü rızayla doldurur. Tabarani, 12/453’te,
Sahihul-Cami, 176’da rivayet etti.

Başka büyük bir mükâfat da Peygamberin s şu
hadisinde: “Yapmaya gücü yettiği halde yapmayıp öfkesini
yenen kimseyi kıyamet gününde yaratılanların
başlarında onu Allah çağırır ve istediği kadar
huriler seçmesini ister.” Ebu Davud 4777’de, başkaları ise
Sahihul-Cami 6518’de rivayet etti.

6- Kendine hâkim olan kimsenin ileri sıfatı ve
yüce makamı olduğunu bilmek.

Allah Peygamberi s buyurdu:
Güreşte galip gelen kimse değildir oysa galip gelen
kızdığı halde kendine hâkim olan kimsedir.” Ahmed,
2/236’da rivayet etti.

Kişi infial oldukça, kızması arttıkça
öfkesine hâkim olursa mertebesi daha da yücelir. Peygamber s buyurdu:
“İyi bir güreşçi rakibini yenen değil de çok
kızdığında yüzü kıpkırmızı kesilir,
kılları diken diken olduğunda
kızgınlığına galip gelen kimsedir.” İmam
Ahmed 5/367’de rivayet etti, Sahihul-Cami, 3859 da hasen olduğunu belirtti.

Peygamberimiz s bu
durumu açıklamak için sahabe önünde cereyan eden bir olayı
fırsat biliyor ve Enes’ten Peygamber s biri
biriyle güreşenlerin yanından geçiyordu. Sordu: Bu nedir? Dediler ki:
Falan güreşçidir, kiminle güreşirse onu yeniyor. Size bundan daha
güçlü birini haber vereyim mi? dedi. Bir adam bir adama zulmetti ve
öfkesini gizledi. Kızgınlığını ve
şeytanını yendi. Arkadaşının
şeytanını da yendi.” el-Bezzar rivayet etti ve İbn-i
Hacer isnadının hasen olduğunu belirtti. el-Feth, 1/519

7- Kızgınlık konusunda Peygamberin(s.a.v.)
emrini yerine getirmek:

Bu sıfat onun s ahlakındandır,
bizim örneğimiz ve kudvemiz odur s birçok
hadislerinde apaçıktır. Onlardan en belirgini: Enes(r.a.) dedi: Allah
Peygamberi ile birlikte yürüyordum. Üzerinde Necran’ın sert süslü bir
hırkası vardı. Bedevi bir yetişti ve hırkasını
şiddetle çekti. Peygamberin omuzu ile boynu arasına baktım. Hırkanın
kenarlarının izleri çıkmıştı. Sonra şunu
dedi: Ey Muhammed, yanında bulunan Allah’ın malından bana
verilmesini emret. Peygamber s ona döndü ve gülümsedi, bir miktar
verilmesini emretti.” Müttefequn aleyh, Fethul-Bari, 10/375.. Peygamberi
örnek almamız konusundan biri de
kızgınlığımızı Allah’ın maharimi
çiğnendiğinde Allah için kılmamızdır. İşte
övülen kızma budur. 
İnsanları uzun kıraati ile namazdan nefret ettiren bir
imamı haber verdiklerinde Peygamber(s.a.v.) kızmıştı.
Aişe’nin evinde ruh sahibi resimli bir örtü gördüğünde de
kızmıştı. Mahzumlu hırsızlık yapan bir
kadın hakkında Esleme’nin kendisiyle konuşmasına
kızmıştı. Demişti: Allah’ın hadlerinden bir had
hakkında şefaat mi istiyorsun? Nefret ettiği durumlar ve
başka haller sorulunca da kızmıştı. Peygamberin
kızması Allah içindi ve Allah hakkı içindi.

8- Kızmayı geri döndürmeyi bilmek
muttakilerin alametleridir:

Allah’ın Kitabı’nda övdüğü, Allah
Peygamberinin s sena ettiği işte bu kimselerdir.
Genişliği gökler ve yerler kadar olan cenneti onlara
hazırlamıştır, onların sıfatlarından:
“Darlıkta ve bollukta infak ederler, öfkelerini gizlerler,
insanları affederler, ihsanda bulunanları Allah sever.”
İşte Allah’ın onların güzel ahlaklarını, hasen
sıfatlarını ve eylemlerini zikretmektedir. İnsanlar onlara
kavuşmak için yarışırlar. Ahlaklarından biri de:
“Kızdıkları zaman da onlar
bağışlarlar.”

9- Hatırlatıldığında
hatırlamak:

   Kızmak
insan karakterinde var olan bir durumdur, insanlar burada farklılık
arz eder. Belki kişiyi kızdırmak zor olabilir. Ancak
sadıklar kızdıklarında Allah kendilerine
hatırlatıldığında Allah’ı zikrederler ve O’nun
hadlerinde dururlar. İşte onların örnekleri.

İbn-i Abbas(r.a.), Ömer (r.a.) dan adamın
biri izin istedi ve izin verdi. Ona şunu dedi: Ey Hattab’ın
oğlu, bize çok vermiyorsun, aramızda adaletle hükmetmiyorsun.
Ömer(r.a.) kızdı ve öyle ki ona kötülük yapmayı
düşündü. Ömer’in oturduğu adamlardan el-Hur bin Kays dedi: Ey
Emirul-Mu’minin, Allah celle ve ala Peygamberine s şöyle
buyurdu: “Affı al, örfü emret ve cahillerden yüz çevir.” Bu
cahillerden biridir. Vallahi, okunan ayeti Ömer geçmedi, Allah’ın
Kitabında durdu. Buhari rivayet etti, Feth, 1/465. Rezil olmaktan Allah’a
sığınırız.

10- Kızmanın kötülüklerini bilmek:

Bu çoktur. Genel olarak kendine ve başkalarına
zarar vermektir. Dil sövmeye, fuhuş kelimeler söylemeye
başlar. El hesapsız dövmeye başlar. Belki durum
öldürmeye kadar götürür. İşte ibret dolu bir kıssa:
Aklama bin Vail babasının kendisine şunu
anlattığını söyledi: Ben Peygamber s ile
oturuyordum. Bir adam beraberinde bir ipe bağlamış bir adamla geldi
ve: ey Allah’ın Peygamberi bu kardeşimi öldürdü, dedi. Peygamber
s ona onu öldürdün mü? diye sordu. Evet, onu
öldürdüm, dedi. Onu nasıl öldürdün? diye sordu. Anlattı:
ben ve o bir ağaca yapraklarını düşürmek için ağaca
vuruyorduk. Bana sövdü ve beni kızdırdı, ben de balta ile
boynuna vurdum. Onu öldürdüm..kıssanın sonuna kadar..Muslim
sahihinde 1307 hadiste rivayet etti. Abdulbaki tertibi.

Belki bundan azı kırma ve yaralama da olabilir.
Eğer kızdıran adam kaçarsa kızan adam kendine yönelir
belki elbisesini parçalar, yüzüne vurur. Belki de baygın düşer, kriz
geçirir. Kap kaçakları kırar ve eşyaları kırar.

Kızma sonucunda meydana gelen en büyük durumlardan,
sosyal çığlıklara sebep olan, aile bağlarını
koparan, paramparça eden biri de: boşanmadır. Kadınlarını
boşayanların ne zaman ve nasıl
boşadığını sorduğumda çokları
kızgınlık anında diye cevap vermişlerdir.

Boşanma sonucu çocuklar kaybolmakta,
pişmanlık ve umutsuzluk, acı bir yaşam hepsi kızma
sebebiyledir. Eğer onlar Allah’ı hatırlamış
olsalardı, kendilerine gelselerdi, öfkelerini yenselerdi, olanlara
sebep olan şeytandan Allah’a sığınsalardı bu son belki
olmayacaktı. Ancak şeraite karşı gelmek ancak hüsranla
bitmektedir.

11- Kızgınlık anında
kızanın kendisini düşünmesi:

Eğer mümkün olsa da kızan kimsenin kızma
anını bir aynada gösterilebilinse kendisinden ve o manzaradan
nefret eder. Eğer renginin değiştiğini, vücudunun
titrediğini, şeklinin değiştiğini, yüzünün
kızardığını, gözlerinin büyüdüğünü,
hareketlerinin anormalleştiğini, deliler gibi hareket ettiğini
bir görse kendinden utanırdı, şeklinden tiksinirdi. Batini
çirkinlik zahiri çirkinlikten daha büyük olduğu bilinen bir durumdur. Bir
kişinin bu durumundan şeytan ne kadar da sevinir! Rezillikten ve
şeytandan Allah’a sığınırız.

Dua:

Kötü ahlaktan, afetlerden, kötülüklerden mü’min
kişiyi kurtarması için Rabbine yalvarması daima müslümanın
silahtır. Kızma sebebiyle küfrün ve zulmün uçurumuna düşmekten
Allah’a sığınmalıdır. Çünkü üç
kurtarıcıdan biridir: rıza ve kızgınlık
anında adaletli olmak. Sahihul-Cami, 3039. Peygamberin s dualarından
biri de: “Allah’ım! Gabya olan ilminle, yaratıklarına olan
kudretinle yaşamam benim için hayırlı diye bildiğin ile
beni ihya et, ölmem benim için hayırlı diye bildiğin ile
beni vefat ettir. Görünen ve görünmeyen hakkında Sen’in
korkundan Sen’den istiyorum. Kızgınlık ve hoşnutluk
hakkında ihlâslı sözü Sen’den istiyorum. Fakirlik ve zenginlik
hakkında bir amacı Sen’den istiyorum. Bitmeyen nimetlerinden,
kesintisiz bir göz aydınlığından istiyorum. Hükümden
sonra razı olmayı istiyorum. Ölümden sonra cennete
yaşamanın reddini Senden istiyorum. Sana bakmanın
tadını, Sen’in ile buluşmanın arzusunu zarar veren bir
zarar, saptıran bir fitne olmaksızın Sen’den istiyorum. Allah’ım,
İmanın süsüyle süsle bizi, hidayet bulan rehberlerden kıl bizi.

Bütün övgüler âlemlerin Rabbi Allah’adır.