Ben, vefat etmiş babamın adına bir miktar mal verdim. Vefat etmiş babama fayda vermek istiyorum. Ramazan’da oruçluya yemek yedirmenin (iftar ettirmenin) dışında yapabileceğim başka bir şey var mıdır?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Ölen birisi adına sadaka vermek, müslümanların
icmâsıyla ölüye fayda verir ve sevabı ona ulaşır.

Nitekim Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:

((
إِنَّ أَبِي
مَاتَ وَتَرَكَ مَالاً وَلَمْ يُوصِ، فَهَلْ يُكَفِّرُ عَنْهُ أَنْ أَتَصَدَّقَ
عَنْهُ؟ قَالَ: نَعَمْ.)) [ رواه مسلم ]

“Babam öldü, geriye mal da bıraktı. Fakat
vasiyette bulunmadı, onun için tasaddukta
bulunsam, bu onun günahlarına keffâret olur mu?
diye sordu.

Bunun
üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem- şöyle buyurdu:

-Evet, (olur).”[1]

Âişe’den
-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre bir adam,
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e şöyle sordu:

(( إِنَّ أُمِّيَ افْتُلِتَتْ نَفْسُهَا، وَإِنِّي أَظُنُّهَا لَوْ
تَكَلَّمَتْ تَصَدَّقَتْ، فَلِي أَجْرٌ أَنْ أَتَصَدَّقَ عَنْهَا؟ قَالَ: نَعَمْ.))
[ رواه مسلم ]

“Annem ansızın vefat etti.
Eğer konuşmaya fırsat bulsaydı, tasaddukta
bulunurdu.

Onun
için tasaddukta bulunsam, bana da ecir var
mıdır? Diye sordu.

Bunun
üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi
ve sellem- şöyle buyurdu:

-Evet (onun için tasadduk et).”[2]

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- hadisin
şerhinde şöyle demiştir:

“Bu hadis, ölünün adına tasaddukta
bulunmanın câiz ve müstehap olduğuna, sadakanın
sevabının ölüye ulaşacağına ve ona fayda
vereceğine, ayrıca sadaka veren kimseye de fayda vereceğine
delâlet etmektedir.Müslümanlar, bütün bu konularda icma etmişlerdir.”

Fakirlere yemek yedirmek, özellikle de oruçluya iftar
ettirmek, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- teşvik ettiği
hayırlı amellerdendir.

Aynı şekilde babanıza fayda verecek ve ona
iyilikte bulunmanıza vesile olacak en güzel şeylerden birisi de
duâdır.

Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-
şöyle buyurmuştur:

(( إِذاَ ماَتَ اْلإِنْساَنُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ
إِلاَّ مِنْ ثَلاَثَةٍ: إِلاَّ مِنْ صَدَقَةٍ جاَرِيَةٍ، أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ
بِهِ، أَوْ وَلَدٍ صاَلِحٍ يَدْعوُ لَهُ.)) [ رواه مسلم ]

“İnsan
öldüğü zaman, amelinin sevabı kesilir. Ancak (hayrın devamlı
olması ve faydasının kesilmemesi sebebiyle) şu üç
şeyin sevabı kesilmez: Sadaka-i Câriye (müslümanların
yararlanması için bir şeyi Allah rızâsı için vakfetmek
gibi), faydalı ilim (insanlara Allah rızâsı için dînî
ilimleri öğretmek veya bunun için kitap yazmak gibi), kendisine
duâ eden hayırlı evlât (insan vefat ettikten sonra arkasında
kendisine rahmet ve mağfiretle duâ eden birisini
bıraktığı zaman, o evlâdın duâsı, yabancı
bir kimsenin duâsından daha çok kabûle şayandır).”[3]

Bu sebeple Allah Teâlâ’nın
babanızı bağışlaması, onu cennete girdirmesi ve
onu cehennem azabından kurtarması için namazda ve diğer
zamanlarda babanıza bol bol duâ etmeniz gerekir.

Allah Teâlâ en iyi
bilendir.

[1] Müslim, hadis no: 1630

[2] Müslim, hadis no: 1004

[3] Müslim;
hadis no:1631