(Bayramın birinci günü) kurbanı kestikten sonra Minâ’da ne kadar kalınması (gecelenmesi) gerekir?
Bu konuda bir âyet var. Allah Teâlâ buyuruyor ki:
(( وَاذْكُرُواْ اللّهَ فِي أَيَّامٍ مَّعْدُودَاتٍ فَمَنْ تَعَجَّلَ فِي يَوْمَيْنِ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ وَمَنْ تَأَخَّرَ فَلا إِثْمَ عَلَيْهِ لِمَنِ اتَّقَى وَاتَّقُواْ اللَّهَ وَاعْلَمُوا أَنَّكُمْ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ)) [ سورة البقر الآية: 203 ]
“Sayılı günlerde (Teşrik günlerinde) Allah’ı (tesbih ve tekbirle) zikredin.Kim iki günde acele etmek (12. gün cemreleri taşladıktan sonra güneş batmadan önce Minâ’dan ayrılmak) isterse, ona günah yoktur. Kim de (13. günde de cemreleri taşlamak için Minâ’da geceleyip) geri kalırsa, ona günah yoktur. Bu, (haccı konusunda) Allah’tan korkanlar içindir. (Ey müslümanlar!) Allah’tan korkun ve bilin ki, şüphesiz siz, (öldükten sonra hesap için) yalnızca O’nun huzurunda toplanacaksınız.” (Bakara Sûresi: 203)
Hamd, yalnızca
Allah’adır.
“Hacının,
bayramın birinci gününden sonra Minâ’da kalması (gecelemesi) gereken
süre; iki gündür. Bu iki gün ise; Zilhicce’nin onbirinci ve onikinci
geceleridir. Zilhicce’nin onüçüncü gününe gelince, o günde Minâ’da kalması
gerekmez. Ayrıca o günde cemrelere taş atması da gerekmez.
Aksine o günde Minâ’da kalması ve cemrelere taşları atması
sadece müstehaptır. Fakat onüçüncü gün kendisi Minâ’da iken güneş batarsa,
onüçüncü günün gecesinde de Minâ’da gecelemesi, daha sonra (onüçüncü gün) zevâlden
sonra üç cemreye taşları atması gerekir.
Âyette
zikredilenin anlamına gelince, âyetin anlamı şudur:
“Kim,
bayramın birinci günü kurbanı kestikten sonra Minâ’da iki gece
geceledikten (kaldıktan) ve onbirinci ve onikinci günlerde üç cemreye
taşları attıktan sonra Minâ’dan ayrılmakta acele etmek
isterse, ona hiçbir günah yoktur ve ona cezâ kurbanı gerekmez.
Çünkü o, kendisinin yerine getirmesi gereken şeyi edâ
etmiştir.Kim de geri kalır ve onüçüncü geceyi de Minâ’da geçirirse
(kalırsa) ve (onüçüncü gün) zevâlden sonra üç cemreye taşları
atarsa, ona hiçbir günah yoktur. Aksine bu geceyi Minâ’da geçirmesi ve o gün
zevâlden sonra üç cemreye taşları atması, daha fazîletlidir,
ecri de daha büyüktür. Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-
böyle yapmıştır.
Sonra Allah Teâlâ âyeti, takvâ ile ve öğüt alan kimsenin, bol
bol salih ameller işlemesine, her türlü çirkinliklerden uzak
durmasına, Allah’ın rahmetini
ümit etmesine ve O’nun azabından korkmasına vesile olması için
içinde hesap ve mükafât olan âhiret gününe îmâna teşvik ederek sona
erdirmiştir.
Başarı,
yalnızca Allah Teâlâ’dandır.
Allah Teâlâ Peygamberimiz
Muhammed’e, âile halkına ve ashâbına salât ve selâm eylesin.” (İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi)
Abdurezzak Afîfî (başkan).
Abdullah b. Ğudeyyân (üye). Abdullah b. Munî’ (üye).
İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi Fetvâları; c: 11, s: 266)
