Mestin üzerine meshin şartları ve bunun delilleri nelerdir?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Mestin üzerini mesh etmenin dört
şartı vardır.

Birinci şart:

Mesti, abdestli olarak giymek gerekir.

Bunun delili; Rasûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem-‘in, Muğîre b. Şu’be’nin -Allah ondan râzı
olsun- rivâyet ettiği şu hadistir.

Muğîre b. Şu’be -Allah ondan
râzı olsun- şöyle demiştir:

((
كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي سَفَرٍ،
فَأَهْوَيْتُ لِأَنْزِعَ خُفَّيْهِ، فَقَالَ: دَعْهُمَا فَإِنِّي أَدْخَلْتُهُمَا
طَاهِرَتَيْنِ، فَمَسَحَ عَلَيْهِمَا.)) [ متفق عليه ]

“Ben, bir yolculuk
sırasında Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte idim.
(Abdest için) ayakkabısını çıkarmak üzere ellerimi
uzattığımda bana:

– Onları bırak! Çünkü
ben, ayaklarımı, çarığımın içine abdestli olarak
koydum, buyurdu ve ayaklarının üzerini mesh etti.” (Buhârî ve
Müslim).

İkinci şart:

Mest veya çorapların temiz
olması gerekir.

Eğer mest veya çoraplar necis (pis)
ise, üzerlerini meshetmek câiz değildir.

Bunun delili; Rasûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem-, birgün ayakkabısıyla ashâbına namaz
kıldırırken namaz sırasında
ayakkabısını çıkarmış ve bunun sebebinin de,
Cebrail -aleyhisselâm-‘ın gelip ayakkabısına bir necâset veya
pislik bulaştığını kendisine haber verdiğini
ashâbına bildirmişti. (Hadisi, İmam Ahmed, Müsned’inde, Ebu Saîd
el-Hudrî’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet etmiştir.)

Bu hadis, necâset bulaşan mest veya
çoraplarla namaz kılmanın câiz olmadığına delâlet
etmektedir. Çünkü necâsetin bulunduğu yerin üzeri mesh edildiği
zaman, mesh eden kimsenin eline necâset bulaşır ve eli pislenir.
Dolayısıyla necâsetin bulunduğu yer temizlenmiş olmaz.

Üçüncü şart:

Mest veya çorapların üzerini mesh etme
işi, abdestsizlik durumunda olmalı, cünüplük veya boy abdesti
gerektiren bir durumda olmamalıdır.

Bunun delili; Safvân b. Assâl’ın
-Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiği şu hadiste o
şöyle demiştir:

((
كَانَ يَأْمُرُنَا إِذَا كُنَّا سَفَرًا أَوْ مُسَافِرِينَ أَنْ لا نَنْزِعَ
خِفَافَنَا ثَلاثَةَ أَيَّامٍ وَلَيَالِيهِنَّ إِلا مِنْ جَنَابَةٍ وَلَكِنْ مِنْ
غَائِطٍ وَبَوْلٍ وَنَوْمٍ.)) [ رواه الترمذي ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem-, yolculukta veya yolcu olduğumuz zaman -cünüplük hâli bunun
dışındadır-, (abdestli olarak giydiğimiz takdirde),
büyük ve küçük abdest bozmak ile uyku uyumak gibi hallerde üç gün ve üç gece
(yetmiş iki saat) çarıklarımızı çıkarmamamızı
bize emrederdi.” (Tirmizî; hadis no: 96).

Bu zikrettiğimiz hadis gereği,
mest veya çorapların üzerini mesh etme işi, abdestin bozulması
durumunda olmalıdır, cünüplük durumunda olmamalıdır.

Dördüncü şart:

Mest veya çorapların üzerini
meshetme işi, dînen tayin edilen zaman dilimi içerisinde
olmalıdır.

Bu süre; mukim için, bir gün ve bir gece
(yani yirmi dört saat), yolcu için ise; üç gün ve üç gecedir (yani
yetmiş iki saattir).

Nitekim Ali b. Ebî Tâlib’in -Allah ondan
râzı olsun- rivâyet ettiği hadiste o şöyle demiştir:

((قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لِلْمُقِيمِ يَوْمٌ
وَلَيْلَةٌ، وَلِلْمُسَافِرِ ثَلاثَةُ أَيَّامٍ وَلَيَالِيهِنَّ.)) [ رواه مسلم ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- şöyle buyurdu:

– (Mestin üzerini meshetmenin süresi)
mukim için bir gün ve bir gece, yolcu için ise, üç gün ve üç gecedir.”
(Müslim).

Bu süre, abdesti bozulduktan sonra
yeniden abdest aldığı zaman mestin üzerini meshettiği andan
itibaren başlar, mukim için yirmi dört saat, yolcu için ise,
yetmiş iki saate kadar devam eder.

Örneğin bir kimsenin Salı
günü sabah namazı için abdest aldığını ve bu abdest
ile o günün yatsı namazını bu abdestle kıldıktan sonra
uyuduğunu, Çarşamba günü sabah namazı için
uyandığını ve saat beşte abdest alırken mestinin
üzerini mesh ettiğini kabul edelim. Buna göre meshin süresi,
Çarşamba günü sabah saat beşten itibaren  başlar,
Perşembe günü sabah saat beşe kadar devam eder.

Yine, bu kimse Perşembe günü sabah
saat beşten önce abdest alır ve mestinin üzerini mesh ederse, bu
mesh ile -abdesti bozulmadığı sürece- hem sabah
namazını, hem de dilediği kadar vakit namazını
kılabilir. Çünkü ilim ehlinin görüşlerinden tercihli
görüşüne göre, mestin süresi tamamlandığı zaman
abdest bozulmaz. Çünkü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- abdest
için belirli bir süre tayin etmemiş, sadece mesh için belirli bir süre
tayin etmiştir. Dolayısıyla süre tamamlandığı
zaman mesh olmaz, ancak abdesti bozulmamış ise, abdestli
sayılır. Çünkü bu abdestlilik hâli, şer’î bir delille
sâbit olmuştur. Bu hâl ise, ancak şer’î bir delille ortadan
kalkabilir. Mesh süresinin sona ermesiyle abdestin bozulacağına dâir
herhangi bir şer’î delil ise yoktur. Çünkü aslolan, abdestin,
ortadan kalktığı belli oluncaya kadar abdestlilik hâlinin devam
etmesidir.

Bu sayılan şartlar, mestin
üzerini meshetmek için olması gereken şartlardır. İlim
ehli, bu şartların dışında birtakım
şartları daha zikretmişlerdir fakat bu şartların
düşünülmesi ve gözden geçirilmesi gerekir.”