Ben, Allah Teâlâ’nın vefat ettirdiği akrabalarımın okuduğum Kur’an’dan istifâde etmelerini istiyorum. Ayrıca ben, kendime ve âileme de duâ etmek istiyorum.

Buna göre benim yapmam gereken şeyler nelerdir?

Bu arada ben, duâ sırasında elleri kaldırmanın ve (duâdan sonra) yüze sürmenin bid’at olduğunu biliyorum.

Allah Teâlâ sizi en güzel şekilde mükafatlandırsın.

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Doğru olan görüşü
göre, -sevabını ölüye bağışlama kastı
olmakla birlikte- hayatta olan akrabalarının yapmış
oldukları bedensel ibâdetler, ölüye fayda verir.

Bedensel ibâdetler: Oruç ve
hac gibi ibâdetlerdir.

Ayrıca bazı mâli
ibâdetler meşrû olmamakla birlikte, ölünün adına sadaka vermek
ve onun adına köle azat etmek gibi, mâli ibâdetler de ölüye
fayda verir.

Sa’d b. Ubâde’nin -Allah
ondan râzı olsun- hadisi buna delâlet etmektedir. Zirâ Sa’d b. Ubâde,
ölen annesinin adına Medine’deki bahçesini tasadduk etmiş, Nebi
-sallallahu aleyhi ve sellem- de onun bu fiilini onaylamıştır.
Buhârî

Buna delil olarak bu hadisin
dışında başka hadisler de vardır.

Fakat ölünün adına
sadaka vermek, Kur’an okuyup sevabını ona
bağışlamaktan daha fazîletlidir. Aynı şekilde
ölüye duâ etmek ve onun için Allah’a istiğfarda bulunmak, diğer
amellerden daha fazîletlidir.

Sen ölen akrabanın
adına sadaka verdiğin veya ona duâ ettiğin veyahut da başka
bir salih amel işleyip sevabını ona
bağışladığın zaman, ölü bundan isitfâde
eder, sana da ecir ve sevap verilir. Zirâ Allah Teâlâ’nın lütuf ve
ihsanı geniştir.

Duâ sırasında
elleri kaldırmaya gelince, bu davranış bid’at
değildir.Aksine bu, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sünnetlerinden
ve duânın kabul olunmasının sebeplerinden birisidir.

Nitekim Nebi -sallallahu
aleyhi ve sellem-‘den sahih olarak gelen hadiste o şöyle
buyurmuştur:

(( إِنَّ
اللَّهَ تَعَالَى حَيِيٌّ كَرِيمٌ يَسْتَحْيِي إِذَا رَفَعَ الرَّجُلُ إِلَيْهِ
يَدَيْهِ أَنْ يَرُدَّهُمَا صِفْرًا خَائِبَتَيْنِ.)) [ رواه أحمد وأبو داود ]

“Allah
Teâlâ, hayiydir (çok
hayâlıdır),
kerimdir (çok cömerttir). Kulu kendisine duâ için ellerini
kaldırdığı zaman, O, (kulunun) ellerini boş
çevirmekten hayâ eder.”
İmam Ahmed ve Ebu Davud,
Selman’dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet etmişlerdir.

Bazı yerlerde elleri
kaldırmak mekruhtur. Örneğin hatip, Cuma hutbesi
sırasında duâ ederken elleri kaldırmak mekruhtur. Ancak hatip,
Cuma hutbesinde yağmur için duâ ederken elleri kaldırmak
meşrûdur. Zirâ Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in böyle
yaptığı sâbittir.

Aynı şekilde farz
namazlardan sonra topluca veya tek başına elleri kaldırmak, câiz
değildir. Zirâ bunun dînde hiçbir dayanağı yoktur.

Duâdan sonra elleri yüze
veya göğse veyahut da bedenine sürmeye gelince, bu davranış
bid’attır, câiz değildir.

Allah Teâlâ en iyi
bilendir.