Kurban bayramında Akika ile kurban niyetine birlikte niyet etmek geçerli olur mu?

Bu Akika kurbanı geçerli olur mu yoksa olmaz mı?

Sünnete en yakın amellerin tercihli olanlarını açıklamada bana yardım eder misiniz?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Fakihler bu
meselede iki görüş ayrılığına
varmışlardır:

Birinci
görüş:

Kurban
bayramında kesilen kurban, Akika kurbanının yerine de geçer.
Hasan Basri, Muhammed b. Sîrîn ve Katâde bu görüştedirler.Bu
aynı zamanda Hanefî mezhebinin görüşüdür. Bu, İmam Ahmed’in
iki görüşünden de birisidir.

Bu
görüşteki âlimler, bu meseleyi, Cuma namazı ile bayram
namazının aynı güne denk gelmesi gibi
görmüşlerdir.Buna göre Cuma namazı ile bayram namazı
aynı güne denk gelirse, iki namazdan birisi diğerinin yerine geçer.
Zirâ bayram namazı ile Cuma namazı, rekat sayısı, hutbe ve
kıraatın açıktan olması gibi aynı özelliklerde
birleşmiştir. Burada da durum aynıdır o da kurbanın
kesimidir.

Bu
görüşteki âlimler yine şöyle demişlerdir:

Örneğin
bir müslümanın, (mescide girdikten sonra) Tehiyyetu’l-mescid (mescidi
selamlama namazı) ile vaktin sünnetine birlikte niyet ederek iki rekat
namaz kılması gibi.

İkinci
görüş:

Kurban
bayramında kesilen kurban, Akika kurbanının yerine geçmez. Bu,
Mâlikilerin ve Şâfiîlerin görüşüdür. İmam Ahmed’in de
diğer görüşü bu doğrultudadır.

Bu
görüşteki âlimler şöyle demişlerdir:

Kurban
bayramında kesilen kurban ile Akika kurbanı iki ayrı sebepten
dolayı kesilen iki kurbandır. Dolayısıyla biri
diğerinin yerine geçmez.

Örneğin
Temettu’ kurbanı ile cezâ kurbanı birleşmiş olsa, biri
diğerinin yerine geçmez.

Bu
görüşteki âlimler yine şöyle demişlerdir:

Kurban
bayramında kesilen kurban ile Akika kurbanından maksat; her birinin
kanının ayrı akıtılmasıdır.Çünkü her
biri ayrı bir ibâdettir ve kanın akıtılması
kastedilmiştir. Dolayısıyla biri diğerinin yerine geçmez.

Şâfiî
âlimi İbn-i Hacer el-Mekkî’ye -Allah ona rahmet etsin-:

“Kurban
bayramı günlerinde bir koyun hem kurban, hem de Akika niyetine kesilirse,
ikisinin de yerine geçer mi, geçmez mi? Diye sorulmuş, bunun üzerine o
şöyle cevap vermiştir:

“Ashâbımızın
(Şâfiîlerin) sözlerinin delâlet ettiği ve yıllardır
üzerinde olduğumuz görüş, iki kurbanının birbirine
dâhil edilemeyeceği şeklindedir. Çünkü Kurban bayramında
kesilen kurban ile Akika kurbanının her birisi, ayrı ayrı
sünnetlerdir ve birisinin sebebi, diğerinin sebebinden
farklıdır. Birisinin maksadı, diğerinin maksadından
farklıdır. Zirâ Kurban bayramında kesilen kurban, nefis (can)
için bir fidyedir. Akika kurbanı ise, çocuk için fidyedir.Çünkü
çocuğun gelişmesi, düzelmesi, anne ve babasına itaatkâr
olması ve şefaat etmeyi ümit etmek, Akika kurbanı vesilesiyle
olur. Kurban bayramında kesilen kurban ile Akika kurbanını
birleştirmek, her birisi için var olan maksat ve gâyeyi boşa
çıkarmak demektir. Dolayısıyla böyle söylemek mümkün
değildir. Bunun benzeri; Cuma namazı için boy abdesti alma sünneti
ile bayram namazı için boy abdesti alma sünneti gibidir. Yine,
öğle namazının sünneti ile ikindi namazının
sünneti gibidir.

Tehiyyetu’l-mescid
gibi namazlara gelince, haddizatında bu namaz kastedilmemiştir.
Aksine mescidin kutsallığının çiğnenmemesi içindir. Bu
da başka bir namazı kılmakla mümkün olur.

Tıpkı
Pazartesi günü orucu gibi.Çünkü bundan maksat; bu güne has olan orucu
ihyâ etmektir.Bu ise, bu güne denk gelen bir orucu tutmakla mümkün olur.

Kurban
bayramında kesilen kurban ile Akika kurbanına gelince, açıkça
belli olduğu gibi yukarıda zikrettiğim şekildedir.”
(“el-Fetâvâ el-Fıkhiyye”; c: 4, s: 256)

Bana
göre -yine en iyisini Allah Teâlâ bilir-, Akika kurbanı ile Kurban
bayramında kesilen kurbanın niyetine bir kurban kesilmesi yeterlidir.

Nitekim
değerli âlim Muhammed b. İbrahim -Allah ona rahmet etsin- de bu
görüşü tercih etmiştir.

Bu
meselenin câiz olduğuna dâir değerli âlim Muhammed b. İbrahim’in
görüşü ile diğer nakilleri, (106630) nolu sorunun
cevabında zikretmiştik.

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.