Erkek ve kız olarak bir batında dünyaya gelen ikiz çocuklar için, üç koyun yerine, bir sığır veya ineği Akika kurbanı olarak kesmek câiz midir?
Eğer cevabınız evet ise, (Akika kurbanı olarak kesilecek olan) sığır veya ineğin özellikleri (vasıfları) nelerdir?
Hamd,
yalnızca Allah’adır.
Sünnet
olan; erkek çocuğu için iki koyun, kız çocuğu için ise bir
koyunu Akika kurbanı olarak kesmektir.
Nitekim Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( مَنْ وُلِدَ لَهُ وَلَدٌ فَأَحَبَّ أَنْ يَنْسُكَ عَنْهُ
فَلْيَنْسُكْ، عَنِ الْغُلَامِ شَاتَانِ مُكَافِئَتَانِ، وَعَنِ الْجَارِيَةِ شَاةٌ.)) [ رواه أبو داود
وحسنه الألباني في صحيح أبي داود ]
“Her kimin bir çocuğu dünyaya
gelir de onun için kurban (Akika
kurbanı) kesmek isterse, onu
kessin. Erkek çocuğu için birbirine denk
iki koyun, kız çocuğu
için ise tek koyun kessin.”
(Ebu Davud;
hadis no: 2842.Elbânî; “Sahîh-i Ebî Davud”da hadis hasendir”
demiştir.)
Âlimlerin çoğunluğu Akika kurbanı
konusunda koyun, keçi, deve ve sığır cinsinden hayvanların
geçerli olduğunu söylemişlerdir.Fakat Akika kurbanı, Kurban
bayramında kesilen kurban hükmünü alır mı? Dolayısıyla
sığır ve deve cinsinde iştirak (ortaklık) geçerli olur
mu? Âlimler bu konuda ihtilaf etmişlerdir.
Bu konuda doğruya en yakın görüş;
Akika kurbanında iştirak (ortaklık) geçerli olmaz. Bu,
Mâlikilerin ve ve Hanbelilerin görüşüdür.
Bkz: (“el-Mevsuatu’l-Fıkhiyye”; c: 30, s:
279)
Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:
“Akika
kurbanında iştirak (ortaklık) geçerli
değildir.Dolayısıyla bir deve iki kişinin yerine geçmez. Aynı
şekilde sığır da iki kişinin yerine geçmez.Üç
kişinin yerine geçmeyeceği gibi, dört kişinin yerine
geçmemesi daha önce gelir…
Bunun
sebebi şudur:
Birincisi:
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘den bu konuda bir şey
gelmemiştir.İbâdetler, delillere binâ edilmiştir.
İkincisi:
Akika
kurbanı, bir fidyedir.Fidye ise, parçalara bölünemez.Akika
kurbanı nefis (can) için bir fidyedir.Nefsin yerine bir fidye
olduğuna göre, Akikanın da nefis (ayrı bir can) olması
gerekir.
Birincisinde
zikredilen sebep, daha doğru olduğunda şüphe yoktur.Çünkü
iştirak (ortaklık) konusunda bir delil gelmiş olsaydı,
ikinci sebep ortadan kalkardı.
Bu sebeple
bu konudaki hüküm; hiçbir delil gelmemesi üzerine binâ edilmiştir.”
Allah Teâlâ
en iyi bilendir.
