Akika kurbanının etinin, çocuğun yaşadığı şehirde dağıtılması zorunlu mudur?

Yoksa herhangi bir ülke veya beldede dağıtılması câiz midir?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Akika
kurbanının etini, çocuğun doğduğu ülke veya beldede
dağıtmak câiz olduğu gibi başka bir şehir veya beldede
de dağıtmak câizdir. Bu konuda bir sınırlama yoktur.

Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Akika
kurbanının etinin nasıl yenilmesi ve
dağıtılmasına gelince, Akika kurbanını kesen
kimse, onun etinden yiyebilir, hediye verebilir ve tasaddukta bulunabilir. Bu
konuda uyulması gerekli olan herhangi bir miktar yoktur.Kolayına
gelen kadarını yer, kolayına gelen kadarını hediye
verir ve kolayına gelen kadarını da tasaddukta bulunur. Dilerse
(Akika kurbanını kestikten sonra) çocuğun doğduğu ülke
veya beldede ya da çocuğun doğduğu ülke veya beldenin
dışında akrabalarını ve arkadaşlarını
yemeğe davet edebilir. Fakat bu durumda Akika kurbanının etinden
fakire de bir şey vermesi gerekir. Akika kurbanının etini
pişirdikten sonra dağıtmasında veya pişirmeden
çiğ olarak dağıtmasında bir sakınca yoktur. Bu konuda
bir sınırlama yoktur.” (Nurun Ale’d-Derb Fetvâları, c: 5,
s: 228)

Âlimler,
sadece Akika kurbanının kesilmesinin en fazîletli olduğu yer
konusunda görüş ayrılığına düşmüşler
ve: Akika kurbanını, çocuğun doğduğu ülke veya beldede
mi, yoksa -başka bir ülke veya beldede ikâmet ediyorsa- babanın
bulunduğu ülke veya beldede mi kesmek daha fazîletlidir? Demişlerdir.

Bu
görüş ayrılığı, sadece Akika kurbanının
kesilmesinin daha fazîletli olan yeri konusundadır. Yoksa Akika
kurbanının geçerli olup-olmaması konusunda değildir.

İbn-i
Hacer el-Heytemî -Allah ona rahmet etsin-: “Akika kurbanını,
Fıtır sadakasına kıyas ederek Akika kurbanının,
çocuğun bulunduğu ülke veya beldede kesilmesi gerektiği ihtimalini
zikretmiştir.Zira Fıtır sadakası, kişinin
bulunduğu ülke veya beldede verilir, demiş, ancak Akika
kurbanını kesecek olan kimsenin (çocuğun babası veya
başkası) ikâmet ettiği ülke veya beldede kesmesi gerektiği
görüşünü tercih etmiştir. Çünkü Akika kurbanını
kesmekle mükellef olan kendisidir, demiştir.” (“el-Fetâvâ
el-Kubrâ”, c: 4, s: 257)

Değerli
âlim Abdullah b. Cibrîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:

“Akika
kurbanının, çocuğun doğduğu belde veya ülkede
kesilmesi daha fazîletlidir.

Bir kimse:

Akika
kurbanı, çocuğun babasının bulunduğu ülkede mi yoksa
çocuğun doğduğu ülkede mi kesilir? Varsa delili ile birlikte
zikredebilir misiniz? Diye sorabilir.

Buna
şöyle cevap verebiliriz:

Akika
kurbanının, çocuğun bulunduğu belde veya ülkede kesilmesi
daha fazîletlidir. Çocuğun babası başka bir belde veya
ülkede ise, Akika kurbanının kıymetini çocuğun
bulunduğu yere gönderir.Akika kurbanını kesecek birisini
vekil tayin eder, çocuğa duâ etmek, onun için bereket dilemek gibi duâ ve
temennîlere daha yakın olması için insanları yemeğe dâvet
eder.

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.

Değerli
âlim Abdullah b. Cibrîn’in -Allah ona rahmet etsin- bu konudaki fetvâsı
için şu linke tıklayabilirsiniz:


http://www.ibn-jebreen.com/ftawa.php?view=vmasal&subid=5369

Değerli
âlim Elbânî’ye -Allah ona rahmet etsin-:


Akika kurbanının, çocuğun doğduğu şehir veya
ülkede kesilmesi şart mıdır?” diye sorulmuş, bunun
üzerine o şöyle cevap vermiştir:

“Hayır,
(Akika kurbanının, çocuğun doğduğu şehir veya
ülkede kesilmesi şart değildir).”

Değerli
âlim Elbânî’nin -Allah ona rahmet etsin- bu konudaki fetvâsı için şu
linke tıklayabilirsiniz:

http://www.alathar.net/esound/index.php?page=tadevi&id=262&coid=2836

İslâm
âlimleri, Akika kurbanı ile Kurban bayramında kesilen kurban ile
ilgili önemli bir meseleye dikkat çekmişlerdir. O mesele ise
şudur: Bir ülke halkının fakir olmasını gerekçe
göstererek, başka bir ülkedeki birisine kurban satın alması
için kesilecek kurbanın ücretini (kıymetini) göndermemek gerekir.Aksine
müslümandan istenen; kurbanı kendi elleriyle kesmesi veya kesim
anında yanında bulunmasıdır.Böylelikle bu kurban ile Allah
Teâlâ’nın rızâsına yakınlaşmaya
çalıştığını hissetmeli, meselenin, sadece
malı sadaka olarak vermek olmadığının ve kurbanı
kendisi kesmediği takdirde İslâm’ın bir şiarını
geçersiz kılacağının bilincinde olmalıdır.

Nitekim
değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e -Allah ona rahmet etsin-:

“Akika
kurbanının etinin ülke dışına
çıkarılması ve orada dağıtılmasının
hükmü nedir? Bilindiği üzere Akika kurbanını kesen kimsenin onun
etine hiçbir ihtiyacı yoktur.Öyle bu kimse, Akika
kurbanının yerine başka bir kurban kesecek güce ve imkâna
sahiptir.” diye sorulmuş, bunun üzerine o şöyle cevap
vermiştir:

“Bu
soru münasebetiyle hazır bulunan ve beni işiten kardeşlerime
şu hususu açıklamak istiyorum.İster Akika kurbanı olsun,
ister hacda kesilen kurban olsun, isterse Kurban bayramında kesilen kurban
olsun, bu kurbanları kesmekten maksat ve gâye, et elde etmek veya etten
faydalanmak değildir.Etten faydalanmak, ikinci bir meseledir.

Bundan
maksat ve gâye; insanın, bu kurbanı kesmekle Allah Teâlâ’nın
rızâsına yakınlaşmaya çalışmasıdır.En
önemli şey, işte budur.Kurbanın etine gelince Allah Teâlâ
bu konuda şöyle buyurmuştur:

 
(( لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا
وَلَكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنْكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا
اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ))
[ سورة الحج الآية: 37 ]

“Onların (o kurbanların) ne etleri, ne
de kanları Allah’a ulaşır. Sizden O’na sadece takvâ (o
kurbanlardaki ihlas) ulaşır. Sizi hidâyete erdirdiği için
Allah’ı tekbir edesiniz (O’nu yüceltesiniz ve sizi hakka
ilettiğinden dolayı O’na şükredesiniz) diye O, sizin için
bunları müsahhar kılmıştır.(Ey Peygamber!
Allah’ın kullarına) güzel davrananları müjdele!” (Hac
Sûresi: 37)

Bu gerçeği öğrendiğimiz takdirde
Kurban bayramında kendileri için başka bir yerde kurban kestirmek veya
çocuklarının Akika kurbanlarını başka bir yerde
kestirmek amacıyla kurban parası ödeyenlerin
yaptıkları davranışın hata olduğu açıkça
ortaya çıkar.Çünkü bu kimseler böyle yaptıkları
zaman önemli şey elden kaçırmış olurlar.Hatta
kesilmesiyle Allah Teâlâ’nın rızâsına yakınlaşmaya
çalışılan, en önemli şey olan kurban ibâdeti elden
kaçırılmış olur. Ayrıca başka bir yerde kesilmesi
için parasını ödediğin kurbanı kimin keseceğini
bilememektesin. Bu kurbanı, belki namaz kılmayan birisi kesebilir, ki
bu helal olmaz. Belki kurbanı, besmele çekmeyen birisi kesebilir.Bu da helal
olmaz. Belki kurban ile oyun oynayabilir ve kurban olarak kesilmesi yeterli
vasıfta olmayan bir hayvan satın alınıp kesilebilir.

Bu konuda yapılan büyük hatalardan birisi de, Kurban
bayramında kesilecek kurbanların veya Akika kurbanlarının
başka bir yerde satın alınıp kesilmesi için para
yollanmasıdır.

Böyle yapan kimseye şöyle deriz:

Gücün yetiyor ve imkânın varsa, kurbanını
kendi ellerinle sen kes veya vekil tayin kimse kessin. Kurbanını
keserken kesim anında hazır bulun ki onun kesimiyle Allah Teâlâ’nın
rızâsına yakınlaşmaya
çalıştığının bilincinde olasın ve onun
etinden yiyesin. Çünkü sen onun etinden yemekle emrolundun.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle
buyurmuştur:

 (( … فَكُلُوا
مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ )) [ سورة الحج من الآية: 28 ]

“… Siz de
onların etinden hem kendiniz yeyin, hem de yoksula ve fakire yedirin.” (Hac Sûresi: 28)

Birçok âlim, insanın, hacda kesilen kurban ve Akika
kurbanı gibi Allah Teâlâ’nın rızâsına yakınlaşmak
amacıyla kestiği kurbanların etlerinden yemesinin gerekli
olduğu görüşüne varmışlardır.

 Kurbanını uzak bir yerde kestiren
kimse onun etinden yiyebilir mi? Tabii ki hayır.

Eğer uzak ülkelerde yaşayan müslüman
kardeşlerine fayda vermek istiyorsan, onlara para gönderir, onlara
elbise gönderir, onlara yiyecek gönder. İslâm’ın bir
şiarlarından birisi olan kurban ibâdetini başka bir ülkeye
nakletmene gelince, hiç şüphe yok ki bu, İslâm’ı
bilmemektir.” (“Açık Kapı Görüşmesi”, c: 11,
s: 23)

Değerli
âlim Salih el-Fevzân -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
buyurmuştur:

“Müslümanın,
Kurban bayramında kesilen kurban ile Akika kurbanını kendi
ülkesinde ve kendi evinde kesmeli, etinden yemeli ve bir kısmını
sadaka olarak vermelidir.Başka bir ülkede satın alınması ve
etinin orada dağıtılması için kurbanının ücretini
(kıymetini) para olarak göndermemelidir. Nitekim günümüzde ilim
öğrenmeye yeni başlamış bazı ilim talebeleri veya
avamdan bazı kimseler, bazı ülkelerde muhtaç durumda fakir
insanların olduklarını gerekçe göstererek böyle
yapmaya çağırmaktadırlar.” (“el-Muntekâ min
Fetâvâ’l-Fevzân”, c: 10, s: 50)

Akika
kurbanında önemli olan meselenin; kurbanı kesen kimsenin, kesim
işini kendisinin yapması veya kesim anında hazır
bulunması, onun etinden yemesi, bir kısmını da sadaka
olarak vermesi, etini dilediği yere gönderip dağıtması
olduğu böylelikle anlaşılmaktadır.

Bu konuda daha faydalı bilgi edinmek için (8423)
nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.