Ben, ameliyat oldum ve şimdi hayızlıyım.Hayızdan temizlendikten sonra namaz kılmak istiyorum.
Şimdi ben ne yapmalıyım?
Teyemmüm alabilir miyim?
Hayızdan temizlenmek için nasıl teyemmüm alınmalıdır?
Her namaz için mi teyemmüm almalıyım?
Hamd, yalnızca Allah’adır.
Bir kadın, hayızdan temizlendiği ve namaz
kılmak istediği zaman boy abdesti alması gerekir. Eğer
hasta yatağından kalkamadığı veya su kendisine zarar
verdiği için su kullanmaya gücü yetmediğinden dolayı boy abdesti
alamazsa, teyemmüm alır.
Değerli âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle
demiştir:
“İslâm şeriatı, kolaylık üzerine
binâ olunca, Allah Subhânehu ve Teâlâ özür sahiplerinden, özürlerine
göre ibâdetlerini onlardan hafifletmiştir ki ibâdetlerini hiçbir
zorluk ve meşakkate maruz kalmadan yerine getirebilsinler.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle
buyurmuştur:
((… وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي
الدِّينِ مِنْ حَرَجٍ …))
[ سورة الحج من
الآية: 78 ]
“Allah,
din konusunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi.” (Hac Sûresi: 78)
Allah
Teâlâ başka bir âyette şöyle
buyurmuştur:
((… يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ
الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ…))
[ سورة البقرة من الآية: 185 ]
“…Allah, sizin için kolaylık
ister, güçlük istemez…” (Bakara Sûresi: 185)
Yine Allah -azze ve celle- şöyle
buyurmuştur:
(( فَاتَّقُوا اللَّهَ مَا
اسْتَطَعْتُمْ…))
[ سورة التغابن من الآية: 16 ]
“(Ey
mü’minler!) O halde gücünüz yettiği kadarıyla Allah’tan korkun (Allah’tan
korkmada güç ve takatinizi harcayın).” (Teğâbun
Sûresi:16)
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- de bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( … وَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِأَمْرٍ
فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ.))
[ رواه البخاري ]
“Size bir şeyi emrettiğim zaman, ondan gücünüz
yettiği kadarını yerine getirin.” (Buhârî)
Yine, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle
buyurmuştur:
(( إِنَّ الدِّينَ يُسْرٌ …)) [ رواه البخاري ]
“Şüphe yok ki dîn (İslâm), kolaylıktır.” (Buhârî)
Bir hasta, kullanmaya gücü yetmezse veya
hastalığının artmasından endişe ederse veyahut
hastalığın iyileşmesini geciktirecekse, su kullanarak küçük
hadesten temizlenmek için abdest alamazsa veya büyük hadesten temizlenmek için
boy abdesti alamazsa, bu takdirde teyemmüm alır.
Teyemmüm şöyle alınır:
İki eliyle temiz toprağa bir defa
vurur.Ardından sol avucunun içiyle sağ elinin
sırtını, sağ avucunun içiyle de sol elinin
sırtını mesh eder. Sonra da iki eliyle yüzünü mesh eder.
Nitekim Allah Teâlâ teyemmüm konusunda şöyle buyurmuştur:
(( … وَإِنْ كُنْتُمْ مَرْضَى أَوْ عَلَى
سَفَرٍ أَوْ جَاء أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء
فَلَمْ تَجِدُواْ مَاءً فَتَيَمَّمُواْ صَعِيداً طَيِّباً فَامْسَحُواْ
بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ مِنْهُ …))
[ سورة المائدة الآية: 6 ]
“… Hasta veya
yolculuk halinde bulunursanız veya biriniz tuvaletten gelirse, yahut da
kadınlarınızla cinsel ilişkiye girmişseniz ve su da
bulamamışsanız, temiz toprakla teyemmüm edin. Bunun için de
(ellerinizle
toprağa vurarak) ellerinizi ve yüzlerinizi bu toprakla mesh edin.”
(Mâide Sûresi: 6)
Su kullanamayan kimsenin hükmü, su bulamayan kimsenin
hükmü gibidir.Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( فَاتَّقُوا اللَّهَ مَا
اسْتَطَعْتُمْ…))
[ سورة التغابن من الآية: 16 ]
“(Ey
mü’minler!) O halde gücünüz yettiği kadarıyla Allah’tan korkun (Allah’tan
korkmada güç ve takatinizi harcayın).” (Teğâbun
Sûresi:16)
Peygamber -sallallahu aleyhi
ve sellem- de şöyle
buyurmuştur:
(( … وَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِأَمْرٍ
فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ.))
[ رواه البخاري ]
“Size bir şeyi emrettiğim zaman, ondan gücünüz
yettiği kadarını yerine getirin.” (Buhârî)
Değerli âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet etsin- yine şöyle
demiştir:
“Hastanın abdest ve boy abdesti konusundaki
temizliği için birkaç hali vardır:
1. Eğer hastalığı hafif ise ve su
kullanması halinde ölmesinden veya korkulan bir hastalıktan
veyahut iyilişmesini geciktirmesinden ve acısını
arttırmasından endişe edilmiyorsa veyahut da sıcak su
kullandığı takdirde kendisine zarar vermiyorsa, bunun teyemmüm
alması câiz değildir.Çünkü teyemmümün mübah olabilmesi, zarar
vermemek içindir. Burada ise hastaya hiçbir zarar sözkonusu
değildir.Çünkü hasta, suyu bulduğundan dolayı onu kullanması
gerekir.
2. Eğer hastalığı, nefsin
ölmesinden endişe edilen bir hastalık ise veya bir uzvun
ölmesinden endişe ediliyorsa veyahut ölümle veya bir uzvun
ölümüyle sonuçlanabilecek bir hastalıktan endişe ediliyorsa veya
tedâvinin faydasının kaçırılmasından endişe
ediliyorsa, bu takdirde teyemmüm alması câizdir. Çünkü Allah Teâlâ
şöyle buyurmuştur:
(( … وَلَا تَقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ
إِنَّ اللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا))
[ سورة النساء من
الآية: 29 ]
“Nefislerinizi
öldürmeyin.Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir’
(Nisâ Sûresi: 29)
3.
Eğer hareket edemeyecek bir hastalığa
yakalanmışsa ve suyu kullanması için kendisine verecek birisi de
yoksa, bu takdirde teyemmüm alması câizdir.
4. Eğer hastanın yaraları veya
sıyrıkları veya kırıkları varsa veya su
kullandığı takdirde kendisine zarar verecek bir
hastalığa yakalanmışsa, bu kimsenin cünüp olduğu
takdirde, yukarıda zikredilen deliller gereği teyemmüm alması
câizdir. Eğer vücudundan sağlam olan yerleri yıkayabiliyorsa,
bunu yapması ve geri kalan yerler için teyemmüm alması gerekir.
5. Eğer hasta, su ve toprak bulunmayan bir yer de
ise ve kendisine bunlardan olanı getirecek kimse de yoksa, bulunduğu
hal üzere namazını kılar.Namazını ertelemesi câiz
değildir. Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( فَاتَّقُوا اللَّهَ مَا
اسْتَطَعْتُمْ…))
[ سورة التغابن من الآية: 16 ]
“(Ey
mü’minler!) O halde gücünüz yettiği kadarıyla Allah’tan korkun (Allah’tan
korkmada güç ve takatinizi harcayın).” (Teğâbun
Sûresi:16) (“Tıp ve Hastaların Hükümleriyle İlgili Fetvâlar”;
s: 26)
İkincisi:
Hayızdan temizlenmek için alınan teyemmümün şekli, küçük
hadesten dolayı (namaz abdestinin yerine geçen) teyemmümün
alınışından farklı değildir.
Nitekim teyemmümün alınışı,
değerli âlim Abdulaziz b. Baz’ın -Allah ona rahmet etsin- yukarıdaki sözlerinde
geçmişti.
Teyemmümün alınış şeklinin
açıklaması, (21074) nolu sorunun cevabında
detaylı olarak açıklanmıştı.
Üçüncüsü:
Teyemmüm, abdest gibidir. Tercih edilen görüşe
göre hadesi (abdestsizliği) giderir. Dolayısıyla teyemmüm
ile birden fazla farz namazı kılabilirsin.Her namaz için teyemmüm
alman gerekmez.
Örneğin: Öğle namazı için
teyemmüm aldığın zaman abdestin bozulmadığı
sürece, onunla ikindi namazını, aynı şekilde diğer
namazları da kılabilirsin.
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e
-Allah ona rahmet etsin-:
“Bir insan, nâfile namaz kılmak için teyemmüm
alırsa, bu teyemmümle farz namazı kılabilir mi?
Diye sorulmuş, bunun üzerine o şöyle cevap
vermiştir:
“Teyemmüm, hadesi giderir. Böyle olunca bu
kimsenin, nâfile namaz kılmak için teyemmüm almış olsa bile,
onunla farz namaz kılabilir. Tıpkı nâfile namaz kılmak için
abdest aldığı zaman bu abdestle farz namaz kılabildiği
gibi.
Bu kimsenin, namaz vakti çıktıktan sonra
(ikinci bir farz namazın vakti girdiğinde) abdesti bozan bir şey
olmadıkça, tekrar teyemmüm alması gerekmez.” (Fetâvâ İbn-i
Useymîn; c: 11, s: 240)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
