Müslüman olmayan annemin, doğum günümde benim için bir sürpriz doğum günü partisi düzenlemeyi planladığını öğrendim. Bu konudaki hüküm nedir?

Eğer doğum gününü kutlamak câiz değil ise, annemin bu isteğini reddederken ona kötülük yapmamak için ne yapmalıyım?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

İnsanların
doğum günü diye adlandırdıkları bu gün hakkında değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- fetvâ vermiş ve
şöyle demiştir:

“Her
hafta veya her yıl bayram haline getirilerek kutlanan hiçbir şey,
meşrû değildir. Bu, bid’attır.

Bunun
delili şudur:

Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- yeni doğan çocuk için Akika kurbanını
meşrû kılmış, fakat bunun dışında hiçbir
şeyi meşrû kılmamıştır.İnsanların bu
günleri, her hafta veya her yıl 
bayram haline getirmeleri; bu bayramları İslâmî bayramlara
benzetmiş olmaları anlamına gelir ki bu, haramdır, câiz
değildir. İslâm dîninde Ramazan bayramı, Kurban bayramı ve
haftalık bayram olan Cuma günü olmak üzere bu üç dînî bayramdan başka
hiçbir bayram yoktur.

Kurban
bayramı, Ramazan bayramı ve Cuma günü, âdetler babından
değildir. Çünkü günler, tekrar edip durmaktadır.

Bunun
içindir ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine’ye geldikleri
zaman  Ensar’ı (Kurban bayramı
ile Ramazan bayramı dışında) iki bayramı kutlar halde
bulmuştur.

Nitekim o
hadis şöyledir:

(( قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْمَدِينَةَ
وَلَهُمْ يَوْمَانِ يَلْعَبُونَ فِيهِمَا، فَقَالَ: مَا هَذَانِ الْيَوْمَانِ؟ قَالُوا:
كُنَّا نَلْعَبُ فِيهِمَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَبْدَلَكُمْ بِهِمَا خَيْرًا مِنْهُمَا: يَوْمَ
الأَضْحَى، وَيَوْمَ الْفِطْرِ.))

[
رواه أبو داود والنسائي وصححه الألباني في سلسلة الأحاديث الصحيحة ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (hicretten sonra Mekke’den) Medine’ye
geldiklerinde,
Medinelilerin (Nevruz günü ile Mehricân günü diye) eğlendikleri iki günleri
vardı.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

– Bu günler
nedir? Diye sordu.

Medineliler:

– Biz
(İslâm’dan
önce), câhiliyet devrinden beri bu günlerde eğleniriz, dediler.

Bunun
üzerine Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu


Şüphesiz Allah size, o iki günün yerine daha hayırlı olan iki
bayramı: Kurban bayramı ile Ramazan bayramını
vermiştir.” (Ebu Davud; hadis no: 1134. Nesâî; hadis no: 1556. Elbânî
de; “Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha”; hadis no: 2021’de hadisin sahih olduğunu
belirtmiştir.) Bkz: (Tevhid Kitabı Şerhi, 1/382)

Bu konuda (1027)
nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.

İkincisi:

Annenize
karşı nasıl davranmanız gerektiğine gelince, işin
hakikatini kendisine açıkça söylemenizi, Allah Teâlâ’nın bu işe
izin vermediğini ve İslâm dîninin bunu
yasakladığını kendisine belirtmenizi uygun görüyorum.
Böyle olursa, sizin, annenizden önce böyle bir şey
yapmanız mümkün değildir.Ona şöyle deyin: Şayet Allah
Teâlâ bu yaptığınız şeye izin vermiş
olsaydı, ben mutlu olur ve sana teşekkür ederdim. Ama durum,
kesinlikle ne benim, ne de başka hiç kimsenin elinde değildir. Buna,
ancak Allah Teâlâ hüküm verir. Biz müslümanlar buna teslim olmamız
gerekir. Bu konu, Alîm ve Hakîm olan Allah Teâlâ’nın emri olduğuna
göre bunu tartışmamız câiz değildir. 

Bütün
bunları en güzel üslup ve en ince yollarla annenize bildirmelisiniz.
Eğer ikna olur ve sizin bu durumunuzu takdir ederse, Allah’a hamd olsun.
Yok eğer ikna olmazsa, partinin düzenlendiği vakitte evin
dışında olmaya gayret et ki hiç kimse seni bu partiye
katılmaya zorlamasın veya (partiye katılma konusunda) nefsine
yenilmeyesin.Annenizin yaptıklarından dolayı size hiçbir günah
yoktur.Allah Teâlâ’nın rızâsı, her yaratılanın
rızâsının üstündedir. Eğer anneniz bugün bunu şiddetle
reddederse, gelecekte Allah Teâlâ’nın izniyle Allah Teâlâ senden râzı
olabileceğini bilmelisin.