Bayram gününde yaptığımız sünnetler nelerdir?

Allah’a hamd olsun.

Bayram
gününde Müslümanın yapması gereken sünnetlerden bazıları:

1-     
Namaz’a
çıkmadan önce yıkanmak.

“Abdullah
bin Ömer radiyallahu anh ramazan bayramında namaza çıkmadan
önce yıkanırdı”[1]

İmam
Nevevi rahimehullah bayram namazı için yıkanmanın müstehap
olmasında alimlerin ittifakı mevcuttur.

Cuma
günü ve benzeri durumlarda yıkanmanın müstehap olmasını
gerektiren sebep bayramda da mevcuttur hatta bayramda daha gerekli
gözükmektedir.

2-     
Fıtır bayramı
namazına çıkmadan önce ve Kurban bayramı namazından
sonra yemek yemek. Sünnetlerden
birisi fıtır bayramı namazına çıkmadan birkaç hurma
yemesi zira Enes bin Malik’ten rivayet edildiğine göre “Rasulullah
sallallahu sellem aleyhi ve vitir sayısında hurma yemeden
fıtır (Ramazan) bayramına çıkmazdı.”[2]

Bu
günde yemek yemenin müstehap olmasının sebebi; bu gün içinde kesin
bir şekilde oruç tutmaktan sakındırmak olup orucun
bittiğini hissettirmektir.

İbn
hacer rahimehullah: bu konuda; fazla oruç tutmanın önüne geçmek ve
Allah’ın emirlerini yerine getirmek hikmeti mevcuttur.

[3]

Hurma bulamayan her hangi mübah bir şeyi yiyebilir.

Ancak Kurban bayramında, bayram namazında
dönünceye kadar bir şey yememesi sünnettir, şayet kurban
kesecekse kendi kurbanından yer, Eğer kurbanı yoksa namaza
çıkmadan yiyebilir.

3-     

Bayram günlerinde tekbir getirmek:

Tekbir
getirmek büyük sünnetlerdendir. Nitekim Allah şöyle
buyurmaktadır: “Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete
ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz
ve şükretmeniz içindir.([4])

Velid bin Müslim şöyle dedi: Evzai ve Malik Bin
Enes’e bayramlarda açıkça tekbir getirmeyi sorudum, şöyle cevap
verdiler: Evet Abdullah bin Ömer Fıtır (Ramazan) bayramında
imam çıkıncaya kadar açıkça tekbir getirirdi.  Ebu Abdurrahman el selemi şöyle
demiştir: “ Fıtır bayramında (tekbirleri) kurban
bayramından daha sesli getirirlerdi”

[5]

El dar kutni ve başkası İbn Ömer’in
Musallaya (Bayram namazı kılınacak yer) gelinceye kadar
tekbirleri açıkça getirirdi daha sonra imam minbere çıkıncaya
kadar devam ederdi. 

İbn Ebi şeybe Zuhriden sahih bir senetle:
insanlar bayramda evlerinden çıktıklarında musallaya
varıncaya kadar tekbir getirirlerdi ve imam çıkınca
susarlardı imam tekbir getirirse onlarda tekbir getirirdi.[6]

Tekbir getirmek evden çıkışla başlar
ve musallaya varıncaya devam edilmesi ayrıca imam hutbeye
çıkıncaya kadar devam etmesi selefte çok meşhur bir durumdur.
Ebi şeybe, Abdurrazzak ve Firyabi gibi bir takım musannıflar
(İki bayramın hükümleri) adlı kitapta başta Nafi bin cubeyr
olmak üzere bir gurup selef insanların tekbir getirmemelerinden şaşırırlardı
ve: Tekbir getirmiyor musunuz!? Derlerdi.

İbn şihab el zuhri rahimehullah şöyle
derdi: “İnsanlar evlerinden çıktıkları andan itibaren imam
(hutbeye) çıkıncaya kadar tekbir getirirlerdi. Fıtır
bayramında Tekbirin vakti bayram gecesinden başlar imam bayram
namazı için hutbeye çıkıncaya kadar devam eder.

Kurban bayramında ise zil hiccenin birinci günün
başından başlar teşrik günlerin son günü güneş
batımına kadar devam eder.

Tekbir getirmenin şekli:

İbn
Ebi şeybe İbn Mesud 
radiyallahu anh’tan sahih bir senetle teşrik günlerinde şu
şekilde tekbir getirirdi:  “Allahu Ekber, Allahu Ekber, Lâ ilâhe
illallah, Vallahu Ekber, Allahu Ekber, Ve lillahil-hamd.”[7]

El
Muhamili sahih senetle yine İbn Mesud 
radiyallahu anh’tan şöyle rivayet etmiştir: “Allahu Ekber
kebiren, Allahu Ekber kebiren, Allahu Ekber 
ve Ecellu, Allahu Ekber, Ve lillahil-hamd”[8]

4-     
Kutlamak:

Sözcükler
ne olursa olsun insanların karşılıklı olarak
bayramı kutlamaları bayramın adaplarındandır
örnek: “ Allah bizden ve sizden kabul etsin”, “bayramınız
mübarek olsun” ve buna benzer mübah kutlamalarla yapılabilir.

Cubeyr
bin Nefir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sahabeleri bayram
günlerinde karşılaştıklarında birbirlerine
şöyle derlerdi: “Allah bizden ve sizden kabul etsin” İbn hacer:
bu hadisin isnadı hasendir demiştir.[9]

Sahabeler
de, kutlama biliniyordu, İmam Ahmet ve başka alimler bu konuda ruhsat
vermişler.

Şüphesiz
kutlamalar güzel ahlak ve Müslümanlar arasında güzel sosyal
olgulardandır.

Bu
konuda en az söylenecek şey şudur: seni bayramla kutlayanı
kutla, karşındaki susarsa sende susarsın. İmam Ahmed
rahimehullah şöyle dedi: eğer biri beni kutlarsa cevap veririm
aksi takdirse kutlamaya ben başlamam.

5-     

Bayramlara süslenmek ve güzel elbiseler giymek:

Abdullah bin Ömer radiyallahu anhudan rivayet
edildiğine göre Ömer radiyallahu anh çarşıda
satılan bir ipek cübbe alıp Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:
ey Allah’ın resulü! Bunu alın bayrama ve dışardan gelen
heyetleri karşılamak için kullanın. Bunun üzerine Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem: bu ancak ahirette nasibi olmayanların
elbisesidir…. “[10] Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem bayrama süslenmeyi ikrar etti ancak cübbe ipekten
olduğu için kabul etmedi.

Cabir bin Abdullah radiyallahu anhu şöyle dedi:
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in iki bayram ve Cuma günlerinde
giydiği bir cübbesi vardı:”

[11]

Beyhaki sahih senetle İbn Ömer’in Bayram
günlerinde en güzel elbisesini giydiğini rivayet etmiştir.

Şüphesiz Müslüman bayrama en güzel elbisesiyle
çıkar. Kadınlar ise çıktıklarında süslemelerden
kaçınırlar çünkü adamlara süslerini göstermeleri
yasaklıdır. Aynı şekilde çıkmak isteyen kadın
koku sürünmesi haramdır, çünkü o sadece ibadet için
çıkmıştır.

6-     

Namaz’a bir yoldan gidip başka bir yoldan geri
dönmek.

Cabir
bin Abdullah radiyallahu anhume şöyle dedi: Rasulullah sallallahu
aleyhi ve sellem bayram günü olduğunda yolu değiştirirdi.

[12]

Bundan hikmet her iki yolunda kıyamet gününde ona
şahitlik etmeleri için olduğu söylenmiştir. Zira yeryüzü
onun üzerinde gerçekleşen hayır ve şer olayları
anlatacaktır.

Bazıları: her iki yolda İslam’ın
şiarını göstermek içindir, demişler.

Bazıları: beraberinde kalabalığı
göstermek için Münafık ve Yahudileri öfkelendirmek.

Başka bir görüşte; insanların ilim,
fetva, sadaka, akraba ziyareti gibi ihtiyaçları gidermek için olduğu
söylenmiştir..

[1] – Muvatta 428

[2] -Buhari 953

[3] – fethul beri 2/446

[4] – Bakara 185

[5] – İrvaul ğelil 3/122

[6] – İrvaul ğelil 2/121

[7] – İbn ebi şeybe aynı senetle tekbir
üçlenerek  rivayet edilmiştir.

[8] – El irva’ 3/126

[9] -El feth 2/446

[10] -Buhari 948

[11] – Sahih İbn Huzeyme. 1765

[12] – Buhari 986,