Başörtüsüz dışarıya çıkmak orucu bozar mı?

Allah’a hamd olsun.

Birincisi:
Yüce rabbimiz Allah Orucu büyük bir hikmet için meşru
kılmıştır, bu hikmetlerin en önemlisi takvanın
oluşması, Yüce şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler!
Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz
kılındığı gibi size de farz kılındı.
Umulur ki korunursunuz.”[1]

Takva;
Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından
kaçınmaktır.

Oruçlu
olan kimse Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve haramlardan
kaçınmakla mükelleftir, masiyetler herkesten çirkin olup özellikle
oruçludan daha da çirkindir. Bu nedenle Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Her kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehâleti terk
etmezse, Allah’ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına (oruç
tutmasına) ihtiyacı yoktur.”[2]
(37989) ، (37658) nolu sorulara
başvurabilirsiniz.

İbn
Huzeyme ve İbn Hibban ve Hakim ebu Hureyre radiyallahu anh’tan rivayet
ettiklerine göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurmuştur: “Oruç, kendini yemekten ve içmekten alı koymak
değil ancak oruç kötü ve boş sözlerden
sakınmaktır.”[3]

Ömer
bin Hattab ve Ali bin Ebi Talib radiyallahu anhuma şöyle dediler:
Oruç sadece yemek ve içmekten sakınmak değil ancak yalan, batıl
ve boş sözlerden sakınmaktır.

Cabir
bin Abdullah: Oruç tuttuğun zaman kulağın, gözün, dilin
yalan ve günahlardan oruç tutsun, hizmetçiye eziyeti bırak, oruçlu
olduğun günde üzerinde ağırbaşlılık ve huzur
olsun, oruçlu olduğun günleri oruçsuz olduğun günlerle eşit
tutma. Dedi.

Talik
bin Kays, Ebu zer dedi ki: oruç tuttuğun zaman elinden geldiği kadar
korun, Talik oruç tuttuğu zaman evinden sadece namaz için
çıkardı.

Ebu
hureyre ve arkadaşları radiyallahu anhum oruç tuttuklarında
mescidte oturur ve şöyle derlerdi: “Orucumu temiz tutalım”[4]  Bazı alimler şöyle dedikleri
aktarılmıştır: oruçlu kimse gözü ile oruç tutması
gerekir harama bakmaması lazım, kulağı ile oruç tutarak
haramı dinlememesi gerekir, dili ile oruç tutarak kötü söz
söylemekten yalan konuşmaktan ve gıybet etmekten
sakınması gerekir.

şeytanların
bağlandığı, cennetin kapıları
açıldığı, ateşin kapıları
kapandığı, ey hayırları isteyen kişi gel, ey
şerri isteyen kişi vazgeç diye çağırıldığı
bu mübarek ayda; Mümin kimse, bu ayı çok iyi bir şekilde
değerlendirmesi gerekir, mümin insan, bu ayı Allah’a daha yakın
olmak için değerlendirir, tüm günahlardan dönmemek üzere tövbe
eder, dinde istikamet üzere kalacağına söz verir.

İkincisi:
bu masiyetlerden bir kısmı (kadının açılıp)
süsünü ve güzelliğini adamlara göstermesidir. Bu eylemiyle oruç
sevabı azalır. Günahlar artıkça sevap azalır belki de tüm
sevapları silinir. Kendini yemek ve içmekten alı koymuş ancak
Allah’a masiyetle bunların sevabını kaybetmiş olur, bu
nedenle Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Nice oruçlu vardır
ki, orucundan sadece açlık (ve susuzluk) kazanır. Nice gece ibâdete
kalkan vardır ki, bu kalkışından sadece uykusuzluk
kazanır.”[5]

Sübkü
fetvalarında ([6]):
oruçlu işlediği masiyetlerle orucu eksilirmi? Sorusuna:

Bu
konuda öngörülen görüş odur ki orucu eksilir bu konuda
ihtilaf olduğunu zannetmiyorum.

Bil
ki orucun mükemmeliyeti oruçla birlikte yapılan Kur’an okumak, itikaf
etmek, nafile namaz kılmak, sadaka vermek vb. itaatleri yapmakla olur.
Belki de bir takım yasaklardan kaçınmakla olur, bunlar hepsi orucun
mükemmeliyetini artırır ve gereklidir.[7]

Üçüncüsü:
kadının başını açması gibi eylemlerle orucunu
şaibeli hale getirmesi bu durumda orucu bozulmaz bilakis geçerli olup ve
farzı kendisinden düşürür ve kazası istenmez. Ancak orucun
sevabı masiyetle azalır belkide tümü gider.

Oruçlu
kimse orucunu gıybet ve sövmekten uzak tutması gerekir, bu tür
günahlardan sakınmak oruçlu kimse için oruç tutmayan kimseden daha
elzemdir. Şüphesiz oruç tutmayan içinde bu günahlardan sakınması
istenir. Bir insan orucunda gıybet ederse isyan etmiş olur ancak
orucu bozulmaz, bu görüşü evzai hariç İmam malik, Ebu Hanife ve
Ahmed ve diğer tüm alimler benimsemişlerdir evzai ise şöyle
demiştir: gıybetle orucu bozulur.([8])

İbn
Useymin Fetava siyam kitabı 358 sayfasında; kişi ramazan
gündüzünde haram konuşmasıyla orucu bozulur mu? Soru üzerine
şöyle cevap vermiştir:

“Ey
iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz
kılındığı gibi size de farz kılındı.
Umulur ki korunursunuz.” Bakara/183 ayetini okursak orucun farz
kılınmasının hikmetini anlarız bu hikmet de takva
dır. Takva ise haramlardan sakınmaktır, takva kelimesi mutlak ve
genel olarak kullanıldığında yapılması gerekeni
yapmak ve sakınılması gerekenden uzaklaşmaktır.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dediği rivayet
edilmiştir: “Her kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve
cehâleti terk etmezse, Allah’ın, onun yemesini ve içmesini
bırakmasına (oruç tutmasına) ihtiyacı yoktur.” Bunun
üzerine oruçlu kimse haram olan söz ve eylemlerden kaçınması
gerekir, gıybet, yalan, dedi kodu gibi kötü huylardan
uzaklaşması gerekir. Haram bir alışveriş
gerçekleştirmemesi gerekir, kısacası tüm haramlardan
kaçınması gerekir. Şayet bir insan bir ay boyunca tüm bu
kötülüklerden kaçınırsa senenin diğer aylarında
istikamet üzerinde olur. Ama maalesef oruçlu kimselerin çoğu oruçlu
olmaları veya olmamaları arasında fark gözetmiyorlar, yalan
dolan vs. gibi kötü huylarını devam ettiriyorlar ve orucun
ağırlığı bunlarda görülmemektedir. Her ne kadar
bu eylemler orucu bozmaz isede fakat sevabını eksiltmektedir. Belki
de hesap yapıldığında orucun tüm sevabı
kaybettiği görülecektir.

 

 

[1] – Bakara/183

[2] – Buhari (6057).  

[3] – Elbani sahihutterğib ve etterhib sahihinde sahih
olarak görmüştür. (1082)

[4] – El muhalle 4/305

[5] – İbn mace (1690) Elbani sahih ibn mace’de sahih
görmüştür.

[6] – 1/221-226

[7] – Kısaltılarak alıntı
yapılmıştır.

[8] – Nevevi Elmecmu 6/398