Bedenden kanın çıkmasıyla abdest bozulur mu?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Necâsetin bedenden dışarı
çıkmasının üç hali vardır:

Birincisi:

Necâsetin, idrar veya dışkı olarak bilinen
yerlerden çıkmasıdır ki bu, Kur’an, sünnet ve icmâ ile abdesti
bozar.

Kur’an’dan delili; Allah Teâlâ’nın şu
buyruğudur:

 (( يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ
إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فاغْسِلُواْ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى
الْمَرَافِقِ وَامْسَحُواْ بِرُؤُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَينِ وَإِنْ
كُنْتُمْ جُنُباً فَاطَّهَّرُواْ وَإِنْ كُنْتُمْ مَرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ
جَاء أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء فَلَمْ
تَجِدُواْ مَاءً فَتَيَمَّمُواْ صَعِيداً طَيِّباً فَامْسَحُواْ بِوُجُوهِكُمْ
وَأَيْدِيكُمْ مِنْهُ مَا يُرِيدُ اللهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ
وَلَـكِنْ يُرِيدُ لِيُطَهَّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ ))
[ سورة المائدة الآية: 6 ]

“Ey îmân
edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman
(abdestsiz iseniz)
yüzlerinizi, dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın.
Başlarınızı mesh edip aşık kemikleriyle beraber
ayaklarınızı yıkayın.Eğer cünüp iseniz, (yıkanarak)
temizlenin. Hasta veya yolculuk halinde bulunursanız veya biriniz
tuvaletten gelirse, yahut da kadınlarınızla cinsel ilişkiye
girmişseniz ve su da bulamamışsanız, temiz toprakla
teyemmüm edin. Bunun için de (ellerinizle toprağa vurarak)
ellerinizi ve yüzlerinizi bu toprakla mesh edin.Allah (temizlik konusunda) size
herhangi bir güçlük çıkarmak istemez (aksine genişlik ve rahmet
olsun diye size teyemmümü mübah kılmıştır). Fakat sizi
tertemiz kılmak ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini
tamamlamak ister.” (Mâide Sûresi: 6) 

    

Sünnetten delili; Safvân b. Assâl’ın -Allah ondan
râzı olsun- rivâyet ettiği şu hadistir. Safvân b. Assâl
şöyle demiştir:

(( كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَأْمُرُنَا إِذَا كُنَّا سَفَرًا أَوْ مُسَافِرِينَ
أَنْ لا نَنْزِعَ خِفَافَنَا ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ وَلَيَالِيهِنَّ إِلا مِنْ
جَنَابَةٍ وَلَكِنْ مِنْ غَائِطٍ وَبَوْلٍ وَنَوْمٍ.)) [ رواه الترمذي والنسائي وابن ماجه وصححه الألباني في صحيح الترمذي]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-,
yolculukta veya yolcu olduğumuz zaman -cünüplük hâli bunun
dışındadır-, (abdestli
olarak giydiğimiz takdirde), büyük ve küçük abdest bozmak ile uyku
uyumak gibi hallerde üç gün ve üç gece (yetmiş iki saat) mestlerimizi
(çarıklarımızı) çıkarmamamızı
emrederdi.” (Tirmizî; hadis no: 96. Nesâî; hadis no: 127. İbn-i
Mâce; hadis no: 478. Elbânî; “Sahih-i Tirmizî’de; ‘hadis sahihtir’
demiştir.

Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- büyük ve küçük abdest bozmayı ve uykuyu,
abdesti bozan şeylerden olarak zikretmiştir.

İkincisi:

Necâsetin, idrar veya dışkı olarak bilinen
yerden başka bir yerden çıkmasıdır.

Örneğin karnından ameliyat olan kimsenin,
idrar veya dışkısının karnında açılan
delikten çıkması gibi.

Bu da abdesti bozar. Çünkü yukarıda
zikredilen deliller, idrar ve dışkının bedenden
çıkmasıyla abdestin bozulduğuna delâlet etmektedir.Bu delilleri
geneli; necâset ister bilinen yerden çıksın, isterse başka
yerden çıksın, hepsini kapsar.

Üçüncüsü:

Bedenden çıkan necâsetin, idrar ve
dışkı dışında bir şey olmasıdır.

Örneğin -necis olduğunu söyleyen
âlimlere göre- kan ve kusmuk gibi.

Bu (kan ve kusmuğun necis olup-olmaması),
âlimlerin ihtilaf ettikleri konulardan birisidir.

İmam Ebu Hanife ve
İmam Ahmed -Allah ikisine de rahmet etsin- kan ve kusmuğun abdesti bozduğu
görüşündedirler. Fakat iki arasında detayda görüş
ayrılığı vardır.

Kan ve kusmuğun necis oluşu konusunda birçok
delil göstermişlerdir:

1. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in istihâze
olan kadın hakkındaki şu buyruğudur:

(( … إِنَّمَا ذَلِكِ عِرْقٌ،
وَلَيْسَ بِحَيْضٍ، فَإِذَا أَقْبَلَتْ حَيْضَتُكِ فَدَعِي الصَّلاةَ، وَإِذَا
أَدْبَرَتْ فَاغْسِلِي عَنْكِ الدَّمَ، ثُمَّ تَوَضَّئِي لِكُلِّ صَلاةٍ حَتَّى
يَجِيءَ ذَلِكَ الْوَقْتُ.)) [ رواه البخاري
]

“O sadece (çatlayan)
damardan gelen bir kandır, hayız (âdet) kanı değildir.
Hayızın geldiği zaman namazı bırak, hayız müddeti
bittiği zaman, (senin üzerine bulaşan hayız)
kanını yıka.Sonra da  hayız
vakti gelinceye kadar (istihâze kanı geldiği sürece) her namaz
için abdest al.”(Buhârî; kanın yıkanması babı)

Dediler ki:
Peygamber -sallallahu aleyhi
ve sellem- abdesti gerekli görmesinin sebebi; damardan gelen
kan olmasından dolayıdır. Bütün kanlar bu şekildedir
(damardan gelirler.)

2. Ma’dan
b. Ebî Talha’dan, o da Ebu Derdâ’dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiğine göre o şöyle
demiştir:

(( أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَاءَ فَأَفْطَرَ فَتَوَضَّأَ، فَلَقِيْتُ ثَوْبَانَ
فِي مَسْجِدِ دِمَشْقَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ: صَدَقَ أَنَا صَبَبْتُ
لَهُ وَضُوءَهُ.))
[ رواه الترمذي وصححه الألباني في صحيح
الترمذي ]

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kasten kustuktan
sonra orucunu bozmuş, (kusmuk sebebiyle de) abdest aldı.

(Ma’dan b.
Ebî Talha dedi ki:)

-Şam
mescidinde Sevban ile karşılaştığımda kendisine

(Ebu
Derdâ’nın, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in kasten kustuktan
sonra orucunu bozduğunu, kusmuk sebebiyle de abdest
aldığını) zikrettiğimde bana şöyle dedi:

-Ebu Derdâ
doğru söylemiştir. Çünkü Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem-‘in abdest suyunu ben dökmüştüm.”
(Ahmed;
hadis no: 4/449. Ebu Dâvud; hadis no: 2981. Tirmizî; hadis no: 87.Elbânî;
“Sahih-i Tirmizî’de “hadis, sahihtir”, demiştir.)

Birçok âlim, bedenden necâsetin çıkmasının
abdesti bozmadığı görüşüne varmışlar ve
aslolanın, abdesti bozmaması gerektiğini, bu konuda abdestin
bozulduğuna delâlet eden sahih bir delilin olmadığını
gerekçe göstermişlerdir.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Bu meselede inandığım en güzel
şey; dînî bir delille sâbit olmadıkça -ki bu konuda bir delil sâbit
olmamıştır- aslolanın abdesti bozmamasıdır.”

Bedenden necâsetin çıkmasının abdesti bozmadığı
görüşünde olan âlimler, abdesti bozduğuna dâir gösterilen
delillere şöyle cevap vermişlerdir:

İstihâze olan kadın ile ilgili hadise gelince, Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- bununla hayız kanı
olmadığını söylemek istemiştir.Yani bu istihâze kanı,
hayız kanı olmadığını, damardan gelen kan
olduğunu, böyle olduğu takdirde namazı bırakma! Aksine
namazı kılmalısın. Ancak her namaz için abdest
almalısın, demek istemiştir.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- “el-Mecmû'” adlı eserinde şöyle
demiştir:

“İsihâze olan kanın ile ilgili hadis sahih
ise, bunun anlamı; Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ona, istihâze
kanının, hayız kanı olmadığını
bildirmek istemiştir. Hatta istihâze kanı, hades yerinden
çıkmasından dolayı abdesti gerektirir. Yoksa -nereden
çıkarsa çıksın- kanın çıkması, abdest
alınması gerektirdiğini kast etmemiştir.”

Sevban’ın hadisine gelince, buna şöyle
cevap vermişlerdir:

1. Bu hadis, zayıftır.

Nitekim İmam Nevevî
-Allah ona rahmet etsin- “el-Mecmû'” adlı
eserinde şöyle demiştir:

“Ebu Derdâ’nın hadisiyle delil
göstermelerine verdikleri cevap birkaç yöndendir: Bunların en
güzeli; bu hadisin zayıf ve muzdarib (çelişkili)
olmasıdır.Nitekim Beyhakî ve başka hadis âlimleri böyle
demişlerdir.”

2. Hadisin sâbit ve sahih olduğunu farz etsek bile,
bu hadis, kusmuğun çıkmasıyla abdesti bozduğuna delâlet
etmez.Çünkü bu, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sadece bir
fiilidir.Bu fiil ise, kustuktan sonra abdest almanın müstehap
olduğuna, vâcib olmadığına delâlet eder. Bu hadis, kusmuğun
necis olduğuna binâ edilerek delil gösterilmiştir.

Nitekim (42929)
nolu sorunun cevabında, kusmuğun necis olup-olmadığı
konusunda âlimlerin görüş ayrılıkları
açıklanmış ve bu konuda tercihli görüşün,
kusmuğun temiz olmasıdır. Çünkü kusmuğun necis
olduğuna dâir hiçbir delil yoktur.

Bkz:
“el-Mecmû'”; c: 2, s: 63-65. “el-Muğnî”; c:1, s:
233-234 ve c: 1, 247-250. “eş-Şerhu’l-Mumti'”; c: 1, s:
185-189.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.