Ben, bir öğrenciyim ve (her gün) babamdan harçlık alıyorum. Bu harçlığımın bir kısmı ile bir mescit yapımına ortak olmak istedim. Bunun sevabı babamın mı, yoksa benim mi olur? Çünkü malın sahibi babamdır.
Hamd, yalnızca
Allah’adır.
Nafakanız
ve ihtiyacınız için babanızın size verdiği maldan
tasadduk ederseniz, Allah Teâlâ’nın lütuf ve ihsanıyla bu
nafakanın ecrinin tamamının sizin olması, bu malı
kazanan ve size harcayan babanıza da sizin ecriniz gibi ecir vermesini
alın ümit ederiz.
Nitekim
Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle
buyurmuştur:
((
إِذَا أَطْعَمَتِ المَرْأَةُ مِنْ بَيْتِ زَوْجِهَا غَيْرَ مُفْسِدَةٍ، كَانَ
لَهَا أَجْرُهَا، وَلَهُ مِثْلُهُ، وَلِلْخَازِنِ مِثْلُ ذَلِكَ، لَهُ بِمَا
اكْتَسَبَ، وَلَهَا بِمَا أَنْفَقَتْ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]
وفي بعض الروايات: (( تصدقت ))، وفي بعضها: (( أنفقت ))
“Bir kadın,
kocasının evinden
israf etmeden ve kocasına zarar vermeden yedirirse, ona
(yedirmesinin/infakının) sevâbı, kocasına da onun bir benzeri (kazanmasının)
sevâbı verilir (yaptığı infak sebebiyle ecri kendinin, malı kazanması sebebiyle bir o kadarı da kocasının olur). Hazinedâra da o kadar sevâp verilir. Onlardan hiçbiri diğerinin sevâbından bir şey eksiltmez
(koca bu sevâbı o şeyi kazandığı için, kadın da hayırda harcadığı için hak etmiştir).”
Buhârî,
hadis no: 1440. Müslim, hadis no: 1024
Bazı rivâyetlerde:
“Tasadduk ederse…” bazılarında da: “İnfak
ederse…” şeklinde gelmiştir.
Buna göre bu infak
şununla sınırlıdır:
1.
Bu harcama, gerçek mal sahibinin malını ifsat
etmeye yönelik olmamalıdır.
Örneğin
evladın veya hanımın, malı infak eden babanın veya
kocanın malına zarar vermesi gibi.
2.
Alışılmışın üzerinde nafaka
vermeye zorlanmamasıdır. Eğer
alışılmışın üzerinde nafaka vermeye
zorlanmışsa, mal sahibinin izninin alınması gerekir.
İbn-i
Hacer, “Fethu’l-Bârî”, c: 23, s: 303
Bu konuda daha detaylı
ve faydalı bilgi için (103966) nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.
