Bir kadın, âdet kanı kesildikten sonra namaza ne zaman başlayacağını (kılacağını) nasıl belirleyebilir?

Bu kadın, âdet kanının kesildiğine kanaat getirdikten sonra namaz kılmaya başlar da sonra tekrar bir kan veya kahverengi bir sıvı aktığını görürse, ne yapması gerekir?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

Bir
kadın âdet kanı gördüğü zaman, az veya çok olsun, âdet
kanı ne zaman kesilirse, o zaman âdetten temizlenmiş olur.Nitekim
birçok fakih, âdetin (hayızın) en az süresinin; bir gün ve gece, en
fazla süresinin ise, on beş gün olduğu görüşünde ittifak
etmişlerdir.

Şeyhu’l-İslâm
İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- ise, âdetin (hayızın),
en az ve en fazla süresinin tayininde herhangi bir sınır
olmadığı, aksine âdet kanının bilinen
vasıfları ne zaman bulunursa -ister az, isterse çok olsun-, o kanın,
âdet kanı sayıldığı görüşüne
varmıştır.

Şeyhu’l-İslâm
İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- yine şöyle
demiştir:


Allah Teâlâ, Kitap ve sünnette
âdet (hayız) ile ilgili hükümler koymuştur. Fakat âdet (hayız)
için en az süre ve en fazla süre konusunda bir şey takdir etmemiştir.
Yine, İslâm ümmetinde genelleşmesine ve ümmetin ihtiyacı haline
gelmesine rağmen iki âdet (hayız) arasındaki süre için belirli
bir süre takdir etmemiştir.”

Şeyhu’l-İslâm
İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- sonra şöyle
demiştir:


“Âlimlerden
kimisi, âdet süresinin en fazlası ve en azını tayin etmiş,
fakat tayinde ayrılığa düşmüşlerdir.Kimisi de âdet
süresinin sadece en fazlasını tayin etmiştir.Bu konuda
doğru olan görüş ise, üçüncü görüştür ki o da
şudur:


Âdet
süresinin en fazlası ve en azı için herhangi bir sınır
yoktur.”
(Mecmûu’l-Fetâvâ; c: 19, s: 237).  

İkincisi:

Âdet
kanından farklı vasıflarda başka bir kan vardır ki o
da istihâze kanıdır.İstihâze kanı ile ilgili hükümler, âdet
kanı ile ilgili hükümlerden farklıdır.İstihâze
kanını, âdet kanından şöyle ayırt etmemiz
mümkündür:

Renk: Âdet
kanı, siyah renkte, istihâze kanı ise kırmızı
renktedir.

İncelik
ve kalınlık: Âdet kanı, kalın ve yoğundur,
istihâze kanı ise, incedir.

Koku: Âdet
kanı, pis ve çirkin bir kokusu vardır, istihâze kanı ise, pis
kokulu değildir. Zirâ istihâze kanı, pis kokulu olmayıp damardan
gelen normal kandır.

Donma: Âdet
kanı, ortaya çıktığı zaman donmaz, istihâze kanı
ise, donar.Zirâ istihâze kanı, damardan gelen bir kandır.

Böylece
âdet kanının vasıfları (özellikleri) belli
olmaktadır. Bu sebeple kadından çıkan kanın
özellikleri âdet kanının özellikleri ile aynı ise, bu
takdirde o kan, âdet kanıdır, boy abdestini gerektirir ve bu kan
necistir. İstihâze kanı ise, boy abdesti gerektirmeyen bir
kandır.

Âdet
kanı, namazı kılmaya engel olur, istihâze kanı ise, namaz
kılmaya engel olmaz. İstihâze kanı için korunmak ve diğer
namaz vaktine kadar kan akıntısı devam ediyorsa, her namaz için
abdest almak yeterlidir. Eğer namaz sırasında kan akarsa, bunun
namaza bir zararı yoktur.

Üçüncüsü:

Bir
kadın, âdetten temizlendiğini şu iki şeyden birisiyle öğrenebilir:

1.   

Rahimden çıkan ve
kadının âdetten kesildiğine delâlet eden beyaz akıntının
(sıvının) gelmesidir.

2.   

Kadının bu beyaz
akıntısı (sıvısı) yoksa, fercinin tam kuru
olmasıdır. Bu takdirde kadın, örneğin; kanın
çıktığı yere beyaz pamuk koyarak kendisinin âdetten temizlenip-temizlenmediğini
öğrenebiliir. Eğer pamuk çıkarıldıktan sonra
temiz olursa, âdetten temizlenmiş demektir. Bu takdirde boy abdesti alır,
daha sonra namazını kılar.Yok eğer pamuk
kırmızı veya sarı veyahut da kahverengi (bulanık) bir
renkte olursa, namaz kılmaz.

 ((كُنَّ نِسَاءٌ
يَبْعَثْنَ إِلَى عَائِشَةَ بِالدُّرَجَةِ فِيهَا الْكُرْسُفُ فِيهِ الصُّفْرَةُ
فَتَقُولُ: لَا تَعْجَلْنَ حَتَّى تَرَيْنَ الْقَصَّةَ الْبَيْضَاءَ تُرِيدُ
بِذَلِكَ الطُّهْرَ مِنْ الْحَيْضَةِ.)) [ رواه البخاري معلقا ومالك ] 

 “Kadınlar

(sahâbe
kadınları), Âişe’ye -Allah ondan râzı olsun-
içerisinde pamuk olan bir kap[1]
gönderirlerdi. Bu pamuk âdet kanı ile sarı sıvı
taşırdı.(Böylelikle namazın kılınıp-kılınamayacağını
sorarlardı.)

Bunun
üzerine Âişe -Allah ondan râzı olsun- onlara:

– Beyaz akıntıyı[2]
görünceye kadar acele etmeyin!” diye cevap verirdi.
(Âişe
-Allah ondan râzı olsun-) beyaz akıntıdan, âdetten
temizlenmeyi kastederdi.” (Buhârî; ta’lik olarak rivâyet etmiş,
Hayız Kitabı, Hayız kanının gelmesi ve gitmesi
(kesilmesi). Mâlik; hadis no: 130).

Eğer
kadın, âdetten temizlendikten sonra kendisinden sarı veya
bulanık bir sıvı gelirse, bu sıvı bir şey
sayılmaz. Kadın namazını bırakmaz. Boy abdesti
almasına da gerek yoktur. Çünkü boy abdestini gerektiren bir
şey yoktur ve bu durum cünüplük de sayılmaz.

Nitekim
Ümmü Atiyye’nin -Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiği hadiste,
o şöyle demiştir:

  (( كُنَّا لَا نَعُدُّ الصُّفْرَةَ
وَالْكُدْرَةَ شَيْئًا.)) [رواه أبو داود
والبخاري ولم يذكر (بعد الطهر) ]

“Bizler,
sarı sıvı ile (kahverengi)
bulanık sıvıyı, hayızdan (âdet kanından)
saymazdık. (Fakat yıkanması ve abdest alınması
gereken bir sıvı sayardık.)” (Ebu Davud; hadis no:
307. Buhârî; hadis no: 320).

Beyaz
akıntı (sıvı), âdet kanı ile birleşirse, bu
takdirde âdetten sayılır.

Dördüncüsü:

Bir
kadın, temzilendiğine inanır ve kanaat getirdikten sonra
kendisinden kan gelirse, eğer gelen kan, yukarıda açıklanan âdet
kanının vasıflarını taşıyorsa, bu takdirde
âdet kanı (hayız) sayılır. Yok eğer âdet
kanının vasıflarını taşımıyorsa, bu
takdirde istihâze (özür) kanı sayılır.

Buna
göre birinci durumda namaz kılmaz.

İkinci
durumda ise, fercini sıkıca bağlar, sonra abdest alıp
namazını kılar.

Kahverengi
olan bulanık sıvıya gelince, -bildiğimiz gibi- eğer
âdetten temizlendikten sonra bu sıvıyı görürse, bu takdirde
o, temiz hükmündedir.Fakat bu, sadece abdest almayı gerektirir. Yok
eğer âdet günlerinde bu sıvıyı görürse, bu takdirde o,
âdet kanı hükmündedir.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

[1]
Hadiste geçen ed-Durce’den kasıt: Kadının, güzel kokusunu ve
eşyasını koyduğu kaptır.

[2]
Hadiste geçen el-Kassa’dan kasıt: Âdetten kesildikten sonra
kadının fercinden çıkan beyaz sıvıdır.