Abdestli bir kimse, mestinin veya çorabının üzerini meshettikten sonra mestini veya çorabını çıkarırsa, bu hareketiyle abdesti bozulur mu?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Âlimler,
abdest alırken mestinin üzerini mesheden kimsenin, daha sonra mestini
çıkardığı zaman abdestinin hükmü
(bozulup-bozulmayacağı) konusunda görüş
ayrılığına düşmüşlerdir:

Bazı âlimler:
“Ayaklarını yıkaması yeterlidir.Böylelikle
abdesti tamam olur” demişlerdir.

Bu
görüş, zayıftır. Çünkü abdest alırken abdest
azalarını birbiri ardınca yıkamak gerekir. Yani abdest
azalarını yıkarken birbiri arasında uzun bir zaman
bırakmamalıdır. Aksine birbiri ardınca
yıkamalıdır.

Bunun
içindir ki İbn-i Kudâme -Allah ona rahmet
etsin- şunu zikretmiştir:

“Bu görüş, abdest alırken abdest
azalarının birbiri ardınca yıkanmasının farz
olmadığı hükmüne binâ edilmiştir ki bu görüş,
zayıftır.”
(“el-Muğnî; c: 1, s: 367).

Başka
âlimler şöyle demişlerdir:

“Bu
hareketiyle abdesti bozulur ve namaz kılmak istediği zaman yeniden
abdest alması gerekir.”

Bu âlimler,
meshin, yıkamanın yerine geçtiğini, mest
çıkarıldığı zaman ayaklardaki abdestin
bozulacağını, çünkü ayakların mestten
çıkarılmasıyla ayaklar ne yıkanmış, ne de meshedilmiş
bir hâle geldiğini, ayaklardaki abdestin bozulduğu zaman ise,
abdestin tamamının bozulacağını ve abdest azalarının
birbirinden ayrılamayacağını huccet olarak
göstermişlerdir.

Değerli
âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet
etsin-, “Mecmû’ Fetâvâ İbn-i Baz”; c: 10, s: 113’de bu
görüşü tercih etmiştir.

Diğer
başka âlimler ise  şöyle
demişlerdir:

“Bir
kimse, (önden veya arkadan çıkan ve abdesti bozan
şeylerle) abdestini bozmadıkça, bu hareketiyle abdesti bozulmaz.”

Seleften
Katâde, Hasan Basrî ve İbn-i Ebî Leylâ bu görüştedirler.

İbn-i
Hazm da “el-Muhallâ”; c: 1, s: 105’de bu görüşü
desteklemiştir. Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye ve İbn-i Münzir de -Allah ikisine de rahmet
etsin- bu görüşü tercih etmişlerdir.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu
konuda şöyle demiştir:

“Bu, tercih edilen en kuvvetli
görüştür.” (“el-Mecmû'”;
c: 1, s: 557).

Bu görüşte olan âlimler
şunları huccet/gerekçe göstermişlerdir:

1.      

Abdest, hades olmadan
bozulmaz. Mesti çıkarmak ise, hades değildir.

2.      

Mestinin üzerini mesheden
kimsenin abdesti, şer’î bir delille sâbit olmuştur.Şer’î bir
delil olmadan abdestin bozulduğuna hükmetmek mümkün değildir.
Ayaklardaki mesti çıkarmakla abdestin bozulduğunu gösteren
hiçbir delil yoktur.

3.      

Abdest aldıktan sonra
saçını traş eden kimsenin durumu buna kıyas edilir. Bir
kimse, abdest alırken başını mesheder, abdestten sonra da
traş olursa, bu hareketiyle onun abdesti bozulmaz. Aynı şekilde
abdest alırken mestinin üzerini meshettikten sonra mestini çıkaran
kimsenin de abdesti bozulmaz.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn
-Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Abdest alırken mestinin veya
çorabının üzerini meshettikten sonra mestini veya çorabını
çıkarırsa, bu hareketiyle abdesti bozulmaz.Bu sebeple doğru olan
görüşe göre bir kimse, abdesti bozuluncaya kadar farz veya
nâfile olsun dilediği namazı kılabilir.” (“Mecmû’ Fetâvâ İbn-i Useymîn”;
c: 11, s: 193).

Bu konuda bknz: “el-Muğnî”; c: 1,
s:366-386. “el-Muhallâ”; c: 1, s:105. “el-İhtiyârât”;
s: 15. “eş-Şerhu’l-Mumti'”; c: 1, s: 180.