Bazı İslâm ülkelerinde Ramazan hilâli görülmüş ise, ne yapmalıyım? Fakat çalışmakta olduğum ülke, Şaban ve Ramazan ayını otuz güne tamamladı.
İnsanların Ramazan konusunda ihtilafa düşmelerinin sebebi nedir?
Hamd,
yalnızca Allah Teâlâ’ya
mahsustur.
Senin,
yaşadığın ülke halkınla birlikte kalman gerekir.
Eğer onlar oruca başlarlarsa, sen de onlarla birlikte oruca
başla. Bayram ederlerse, sen de onlarla birlikte bayram et.
Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda
şöyle buyurmuştur:
(( اَلصَّوْمُ يَوْمَ تَصُومُونَ، وَالْفِطْرُ يَوْمَ تُفْطِرُونَ،
وَاْلأَضْحَى يَوْمَ تُضْحُونَ.))[ رواه الترمذي وقال: هذا حديث حسن غريب ]
“Oruç;
birlikte oruç tuttuğunuz
günde, bayram;
birlikte bayram yaptığınız günde
ve
kurban; birlikte kurban kestiğiniz gündedir.” (Tirmizî rivâyet etmiş ve şöyle
demiştir: “Bu, hasen garip hadistir.”)
Çünkü
ihtilaf şerdir.Buna göre senin, kendi ülke halkınla beraber
olman gerekir.Eğer müslümanlar senin ülkende bayram ederlerse, sen de
onlarla birlikte bayram et. Onlar oruca başlarlarsa, sen de onlarla
birlikte oruca başla.
Bu konudaki
ihtilafın sebebine gelince, çünkü bazı kimseler hilâli görmekte,
bazıları da hilâli görmemektedirler. Ayrıca hilâli
görenlere başkaları güvenip mutmain olabilirler ve onların
hilâli görmeleriyle amel edebilirler. Diğer başkaları ise
onlara güvenmeyebilir ve onların hilâli görmeleriyle amel
etmeyebilirler. Bundan dolayı ihtilaf meydana gelmiştir.
Nitekim bir
devlet hilâli gördükten sonra buna göre hareket edip onunla
hükmederek oruca başlayabilir veya
bayram edebilir. Diğer başka bir devlet, siyâsî veya başka
birçok sebepten dolayı hilâlin görülmesine iknâ olmayabilir ve hilâli
gören devlete güvenmeyebilir.
Müslümanların,
Ramazan hilâlini gördükleri zaman toptan oruca başlamaları ve
Şevval hilâlini gördükleri zaman da toptan bayram etmeleri gerekir.
Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in şu
sözü bu konuda geneldir:
((إِذَا رَأَيْتُمُ الْهِلالَ فَصُومُوا، وَإِذَا
رَأَيْتُمُ الْهِلالَ فَأَفْطِرُوا، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا الْعِدَّةَ ثَلاَثِينَ.)) [ متفق عليه ]
“(Ramazan) hilâlini
gördüğünüzde oruç
tutun.(Şevvâl) hilâlini
gördüğünüzde de
bayram edin.Eğer (Şaban hilâli) size görünmezse,
(oruca başlamak için
Şaban ayını, bayram etmek için ise Ramazan ayını) otuz
güne tamamlayın.” (Buhârî,
hadis no:1909, Müslim,
hadis no: 1081)
Herkes hilâlin
görüldüğünün doğruluğuna mutmain olursa ve bu olay sâbit
gerçek olursa, buna göre oruca başlanması veya bayram edilmesi
gerekir.Fakat insanlar gerçekte birbirleriyle ihtilafa düşüp birbirlerine
güvenmedikleri zaman, bu takdirde senin, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in şu emrine göre hareket ederek, ülkendeki
müslümanlarla birlikte oruca başlaman ve onlarla birlikte bayram etmen
gerekir:
(( اَلصَّوْمُ يَوْمَ تَصُومُونَ، وَالْفِطْرُ يَوْمَ تُفْطِرُونَ،
وَاْلأَضْحَى يَوْمَ تُضْحُونَ.))
“Oruç; birlikte oruç tuttuğunuz günde, bayram; birlikte bayram
yaptığınız günde ve
kurban;
birlikte kurban kestiğiniz gündedir.”
İbn-i Abbas’tan
-Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre, Kureyb, Şam halkının Cuma günü oruca
başladıklarını ona haber verdiğinde İbn-i Abbas
ona şöyle demiştir:
“Biz,
hilâli Cumartesi günü gördük.Dolayısıyla biz, hilâli
görünceye kadar oruç tutmaya devam ederiz veya ayı otuz güne
tamamlarız.”
İbn-i
Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun-, Şam’ın
Medine’ye uzak olmasından ve Şam ile Medine arasında hilâlin
doğduğu yer ve zamanın farklı olmasından dolayı
Şam halkının hilâli görmesine göre hareket
etmemiş ve o, bu meselenin, ictihad konusu olduğuna kanaat
getirmiştir.
Buna göre sen, kendi
ülke halkınla birlikte oruca başlama ve onlarla birlikte bayram etme konusunda
İbn-i Abbas’ı -Allah ondan ve babasından râzı olsun- ve onun görüşünde olan
âlimleri örnek almalısın.
Abdulaziz b.
Abdullah b. Baz;
