Ben, istekleri ve şehevî duyguları kendisine hükmeden 21 yaşında genç bir kızım. Bu duygularım beni rahat bırakmayıp beni şaşırtmakta ve beni başarısızlığa uğratıp canımı sıkmaktadır. Değerli hocam! Bu şehvetlerden ve şeytanî isteklerden nasıl kurtulabileceğimi bana bildirir misiniz.

Hamd, Allah Teâlâ’yadır.

Şehvet, insanların onun üzerine
yaratılmış oldukları bir durumdur. Bundan kurtulmak mümkün
değildir.Dolayısıyla müslümandan, şehvetten kurtulması
istenmez. Müslümandan istenen şey, şehveti harama
yönlendirmekten kaçınıp onu Allah Teâlâ’nın helâl
kıldığı tarafa yönlendirmesidir.

Genç kızlardaki şehvet problemi
şu iki adımda çözülebilir:

Birinci Adım:

Nefiste şehveti galeyana getirip onu hareket
ettiren şeyleri zayıflatmak gerekir. Bu ise şunların
yapılmasıyla olur:

1. Gözleri, Allah Teâlâ’nın haram
kıldığı şeylerden sakınmak gerekir.

Nitekim Allah
Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

((
قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ
يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ
إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]

“(Ey Peygamber!) Mü’min erkeklere söyle:
Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine
bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret
yerlerini göstermek gibi Allah’ın haram kıldığı
şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha
temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların
yapmakta olduklarından haberdârdır.” (Nur Sûresi: 30).

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de Ali’ye -Allah
ondan râzı olsun- şöyle buyurmuştur:

(( يَا عَلِيُّ! لَا تُتْبِعِ النَّظْرَةَ النَّظْرَةَ؛ فَإِنَّ
لَكَ الْأُولَى، وَلَيْسَتْ لَكَ الْآخِرَةُ.)) [رواه أحمد وأبو داود والترمذي والدارمي وحسنه الألباني
في صحيح الجامع]

“Ey Ali! Bir bakışın
peşinden tekrar bakma (birinci bakışına ikinci
bakışını ekleme)! Çünkü birinci bakış,
senin hakkındır (kasıtlı olmadığı için
birinci bakışında sana bir şey yoktur.)
İkinci bakış ise, senin hakkın değildir (kendi
isteğinle olduğu için ikinci bakışında sana günah
vardır.)” (Ahmed, Ebu Dâvud, Tirmizî ve Dârimî rivâyet
etmişler, Elbânî de ‘Sahîhu’l-Câmi’; hadis no: 7953’de hadisin hasen
olduğunu belirtmiştir.)

Haram olan bakışın kaynakları pek
çoktur. Bazıları şunlardır:

Genç erkeklere doğrudan bakmak ve onların
güzelliklerini düşünmektir. Yine dergilerdeki resimler ve filmler yoluyla
genç erkeklere bakmaktır.

2. Cinsel yöne ağırlık veren
hikâye ve öyküleri okumaktan veya bu gibi şeylere önem veren
internet sitelerini takip etmekten uzak durmak gerekir.

3. Kötü arkadaşlarla oturmaktan uzak
durmak gerekir.

4. Mümkün olduğunca şehveti az düşünmeye
çalışmak gerekir. Esasında şehveti düşünmekte bir
sakınca yoktur, fakat uzun sürdüğü takdirde sahibini harama
sürükleyebilir.

5. Vakti, faydalı şeylerle geçirmek
gerekir. Çünkü boş vakit, insanı harama düşmeye
götürebilir.

6. Gençlerle kızların aynı
ortamda bulundukları umumi yerlere gitmeyi azaltmak gerekir.

7. Kız öğrenci, karma
eğitimin verildiği okulda okumak zorunda kaldığı zaman
ve başka bir seçeneği de yoksa tesettürünü ve ağırbaşlılığını
koruması, mümkün olduğunca gençlerle oturmaktan ve onlarla
konuşmaktan uzak durması ve ilişkisini yalnızca saliha olan
kız arkadaşlarıyla kurması gerekir.

İkinci Adım:

Nefsi, şehvet yolunda gitmekten
alıkoyacak şeylerle güçlendirmektir. Bu ise şunların
yapılmasıyla olur:

1. Îmânın nefiste güçlenmesi ve Allah
-azze ve celle- ile bağın güçlenmesi gerekir. Bu ise Allah Teâlâ’yı
çokça anmak, Kur’an okumak, Allah Teâlâ’nın isim ve
sıfatlarını tefekkür etmek ve çokça nâfile ibâdetler yapmakla
olur. Îmân kaplerde yücelip yükselir. Nitekim îmân, sahibini, nefsinin ve
şeytanın aldatmasına karşı koyar ve ona direnir.

2. Oruç tutmak gerekir.

Nitekim Rasûlullah
-sallallau aleyhi ve sellem- şu sözünde oruca yöneltmiştir:

   
(( يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ! مَنِ اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ
فَلْيَتَزَوَّجْ؛ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ، وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ، وَمَنْ
لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ؛ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ.))
[رواه
البخاري]

“Ey
gençler topluluğu! Evlenme imkânına sahip olan ve buna gücü yeten
evlensin. Çünkü evlilik,
(harama
bakmaktan) gözü sakındırır ve (harama düşmekten)
iffeti korur. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun.Çünkü oruç,(harama
düşmekten) bir himâyedir.” (Buhârî; hadis no: 5065. Müslim;
hadis no: 1400).

Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘in bu hitabı, genç erkekleri
kapsadığı gibi genç kızları da kapsar.

3. Nefiste irâde
ve kararlılığın (azmin) güçlenmesi gerekir. Çünkü
irâde ve azim, genç kızı şehvet güdüsüne karşı
direnmesini sağlar ve duyu organlarını kontrol altına
alır.

4. Allah Teâlâ’nın,kendisini
ibâdete veren saliha kadınlara (kıyâmet günü)
hazırladğı nimetleri hatırlamak gerekir.

Nitekim Allah
-azze ve celle- bu konuda şöyle buyurmuştur:

((إِنَّ الْـمُسْلِمِينَ وَالْـمُسْلِمَـاتِ وَالْـمُؤْمِنِينَ
وَالْـمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِتِينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِقِينَ
وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِرِينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْـخَاشِعِينَ وَالْـخَاشِعَاتِ
وَالْـمُتَصَدِّقِينَ وَالْـمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّائِمِينَ وَالصَّائِمَـاتِ
وَالْـحَافِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَالْـحَافِظَاتِ وَالذَّاكِرِينَ اللهَ كَثِيراً
وَالذَّاكِرَاتِ أَعَدَّ اللهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْراً عَظِيمـاً ))
[ سورة الأحزاب الآية: 35 ]

“Allah’ın
emirlerine teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, îmân eden
erkekler ve îmân eden kadınlar, (Allah’a ve Rasûlüne) itaat eden
erkekler ve itaat eden kadınlar, (sözlerinde) doğru olan
erkekler ve doğru olan kadınlar, (ibâdetlere ve zorluklara) sabreden
erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah’tan) korkan erkekler ve korkan
kadınlar, (farz ve nâfile) infak eden erkekler ve infak eden
kadınlar, (farz ve nâfile) oruç tutan erkekler ve oruç tutan
kadınlar, (zinâdan) ırzlarını koruyan erkekler ve
ırzlarını koruyan kadınlar, (kalpleri ve dilleriyle)
Allah’ı çokça anan erkekler ve çokça anan kadınlar var ya, işte
Allah onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat (cennet) hazırlamıştır.”
(Ahzâb Sûresi: 35)

5.
Irzlarını (namuslarını) koruyan sâliha kadınları
düşünmek gerekir. İşte bu kadınlardan birisi de
Allah Teâlâ’nın kendisini
şu sözüyle methettiği Meryem’dir.

(( وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرَانَ الَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا
فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَـاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِ
وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتِينَ )) [ سورة التحريم الآية: 12]

“İffetini
(zinâdan)
korumuş olan İmrân kızı Meryem’i de (Allah îmân
edenlere örnek gösterdi). Biz, ona ruhumuzdan üfledik. O, Rabbinin
sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O, (Rabbine)
gönülden itaat edenlerden idi.” (Tahrim Sûresi: 12)

Günahkâr ve
kötü yola düşmüş kadınların hallerini düşünen ve
bu iki sınıfı kıyaslayan kimse,  ikisi arasındaki farkın ne kadar
büyük olduğunu görecektir.

6. Vaktini
onlarla geçireceği sâliha kız arkadaşlar seçmek gerekir. Çünkü
sâliha arkadaşlar, Allah Teâlâ’ya itaatte
birbirlerine yardımcı olurlar.

7. Genç
kızın, harama icâbet edip şehvetini gidermesinden sonra lezzeti
giden, fakat pişmanlık ve acısı kalan o anlık
şehvetinin eseri ile sabır göstermesi ve nefsiyle mücâdele
etmesi arasında bir kıyas yapması gerekir. Şehvete ve nefse
üstün gelmek, haram ile lezzet alıp tatmin olmaktan daha büyüktür.

7. Allah Teâlâ’ya yalvarıp
yakararak O’ndan yardım dilemek ve O’ndan istemek gerekir.

Nitekim
Kur’an-ı Kerim, Yusuf -aleyhisselâm-‘ın kıssasındaki ibreti
bize şöyle anlatmıştır:

((قَالَ رَبِّ السِّجْنُ أَحَبُّ إِلَيَّ مِـمَّـا يَدْعُونَنِي
إِلَيْهِ وَإِلاَّ تَصْرِفْ عَنِّي كَيْدَهُنَّ أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُن مِّنَ
الْـجَاهِلِينَ )) [ سورة يوسف الآية: 33 ]

“(Yusuf, kadınların şerrinden ve hilesinden
Allah’a sığınarak) Ey Rabbim! Zindan, bunların
(kadınların) beni dâvet ettikleri o işten (zinâdan)
daha iyidir. Eğer sen onların hilelerini benden
uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve câhillerden olurum, dedi.”
(Yusuf Sûresi: 33 )