Üniversitemizdeki namaz kılınan yerde (mescitte) Kur’an okumak ve duâ etmek için oturma konusunda öğrenciler arasında görüş ayrılığı meydana geldi. Öyle ki orada namaz kılanlardan birisi, hazır bulunanlara birer cüz dağıttı. Böylelikle herkes aynı vakitte birer cüz okumak sûretiyle Kur’an’ın hepsi okunmuş (hatim indirilmiş) olmaktadır. Ardından öğrenciler, imtihanlarda başarılı olmak gibi belirli bir amaç için duâ etmektedirler. Bu duâ için dînde böyle bir yol gelmiş midir?

Cevabınızın Kur’an, Sünnet ve selefin icmâından delillerle desteklenmiş olmasını ricâ ediyorum.

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Bu soru, iki konuyu birlikte içermektedir:

Birincisi:

Hazır bulunanlardan herkesin Kur’an’dan birer cüz
alması ve diğerleriyle birlikte aynı vakitte yanındaki cüzü
bitirmek üzere Kur’an tilâveti için toplanmanın hükmü: Bunun cevabı,
İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komisyonu’nun fetvâsında
şöyle gelmiştir:

“1. Kur’an’ı tilâvet etmek ve öğrenmek
için toplanmak, yani bir kişinin okuması ve diğerlerinin de
dinlemeleri, daha sonra okuduklarını kendi aralarında müzâkere
etmeleri ve anlamlarını öğrenmeye
çalışmaları, meşrûdur ve kulu, Allah Teâlâ’ya
yaklaştıran salih amellerden birisidir ve ondan dolayı büyük
ecir alır.,

Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı
olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- şöyle buyurmuştur:

(( مَا اجْتَمَعَ قَوْمٌ فِي بَيْتٍ مِنْ بُيُوتِ اللَّهِ
تَعَالَى، يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَيَتَدَارَسُونَهُ بَيْنَهُمْ، إِلَّا نَزَلَتْ
عَلَيْهِمُ السَّكِينَةُ، وَغَشِيَتْهُمُ الرَّحْمَةُ، وَحَفَّتْهُمُ الْمَلَائِكَةُ،
وَذَكَرَهُمُ اللَّهُ فِيمَنْ عِنْدَهُ.)) [رواه مسلم وأبو داود]

“Bir topluluk Allah’ın evlerinden
birinde toplanır, Allah’ın kitabını okur ve aralarında
müzakere ederlerse, mutlaka üzerlerine manevî bir huzur iner, kendilerini
rahmet kaplar ve melekler onları kuşatır.Allah
da katındaki melekler arasında onları anar.” Müslim ve Ebu Davud

Kur’an’ı hatmettikten sonra duâ etmek de
meşrûdur.Fakat bunu sürekli yapmamalı ve uyulması gereken bir
sünnetmiş gibi belirli bir duâya bağlı kalmamalıdır.
Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den böyle bir şey
sâbit olmamıştır. Sadece bazı sahâbe -Allah onlardan
râzı olsun- bunu yapmışlardır.

Aynı şekilde Kur’an tilâvetinden sonra bir
gelenek hâline getirilmemişse, Kur’an okumak üzere hazır bulunanları
yemeğe dâvet etmekte (onlara ziyâfet vermekte) bir sakınca yoktur.

2. Herkesin Kur’an’dan bir cüz okuması için
toplananlara Kur’an’dan cüzler dağıtılması, her birisi için
Kur’an’ı hatmetmiş sayılmaz.

Onların Kur’an’ı okumaktaki amacı; sadece
teberrük (ondan bereket ummak) ise, bu davranışta hata ve kusur
vardır.Zirâ Kur’an okumakla Allah Teâlâ’ya yakın olmak, Kur’an’ı
ezberlemek, anlamını düşünmek, hükümlerini anlamak, ondan ibret
ve dersler çıkarmak, ecir ve sevap kazanmak ve dili onu tilâvet etmeye
alıştırmak gibi birçok faydalar amaçlanır.

Başarı, yalnızca Allah’tandır.”
“İlmî Araştırmalar ve Dâimi Fetvâ Komisyonu
Fetvâları”, c: 2, s: 480

İkincisi:

Bu davranışın (yani zikredilen
şekilde Kur’an’ı tilâvet etmek üzere toplanmanın), duânın
kabul olunmasında etkisinin olduğuna inanmak, bunun bir delili
olduğu (tarafımızca) bilinmemektedir. Bu sebeple bu
davranış meşrû değildir. Duânın kabul
olunmamasının sebepleri bilindiği gibi, kabul olunmasının
sebepleri de pek çoktur ve bilinmektedir. Bu sebeple duâ eden kimsenin,
duânın kabul olunmasına vesile olan şeyleri yerine getirmesi,
duânın kabul olunmamasının sebeplerinden de uzak durması ve
Rabbi hakkında hüsn-i zan beslemesi gerekir. Zirâ Allah Teâlâ, kulunun
zannı nisbetince onun duâsına icâbet eder.

Bu konuda daha detaylı bilgi için (5113)
nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.

Uyarı:

Delil; dînde bir şeyin olduğunu söyleyen
ve bunu isbât eden kimseden ancak istenir. Yoksa ibâdetlerde aslolan; -ilim
ehlinin onayladığı gibi- meşrû olduğunu ispatlayan bir
delil olmadıkça ibâdetin yasak oluşur.

Buna göre delil, yukarıda zikredilen
davranışın meşrû olmadığı şeklindedir.Yani
delil, bu davranışın câiz olduğuna delâlet etmemektedir.

Allah Teâlâ en iyi
bilendir.