İnsanın, -araç kullanırken duâ etmesi gibi-, özellikle ellerini kaldırmaktan âciz olduğu bir durumda duâ etmek veya âmîn demek için elleri kaldırmak yerine şehâdet parmağını kaldırması câiz midir?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-‘den sâbit olduğuna göre O, Cuma günü
minberde hutbede duâ ederken şehâdet parmağıyla işâret
etmiştir.

Nitekim
Umâre b. Rueybe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre o, Bişr b. Mervân’ı[1] minberin üzerinde duâ
ederken ellerini kaldırmış halde görünce şöyle
dedi:

((
قَبَّحَ
اللَّهُ هَاتَيْنِ الْيَدَيْنِ، لَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا يَزِيدُ
عَلَى
أَنْ يَقُولَ بِيَدِهِ هَكَذَا : وَأَشَارَ بِإِصْبَعِهِ الْمُسَبِّحَةِ.)) [ رواه
مسلم ]

“Allah
bu elleri kahretsin (kurutsun)! Andolsun
ki ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘i minberin üzerinde (hutbe
okurken) gördüm.Eliyle şundan -şehâdet parmağına
işâret ederek- bir şey ziyâde etmezdi.” (Müslim; hadis no:
874)

Sa’d b. Ebî Vakkas’tan -Allah ondan râzı olsun-
rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

(( مَرَّ عَلَيَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
وَأَنَا أَدْعُو بِأَصَابِعِي، فَقَالَ: أَحِّدْ أَحِّدْ، وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ.))
[ رواه النسائي ]

“Ben, (namazda)
parmaklarımla
duâ ederken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana uğradı ve:

– ‘Sadece bir parmağınla

(yani
şehâdet parmağınla) işâret et.Sadece bir
parmağınla (yani şehâdet parmağınla)
işâret et’ diyerek şehâdet parmağı ile işârette
bulundu.” (Ebu Dâvud; hadis no: 1499. Nesâî; hadis no: 1273. Elbânî;
‘Sahih-i Ebî Dâvud’da hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

“Hadiste geçen

 أَحِّدْ
(ehhid) kelimesi, yani “bir parmağınla
işâret et” demektir. Çünkü duâ ettiğin Allah Teâlâ birdir.” (el-Mubârekpûrî;
“Tuhfetu’l-Ahvezî” ve es-Sindî; “İbn-i Mâce
Hâşiyesi”)

Bu hadis, Sa’d b. Ebî Vakkas’ın -Allah ondan
râzı olsun- namaz kılarken muhtemel olduğu gibi, namaz
dışında olması da muhtemeldir.Hadisin rivâyetlerini
araştırdıktan sonra hâdisenin, Sa’d b. Ebî Vakkas’ın
hadisin namaz kılarken olduğuna delâlet eden bir şeye
rastlamadık. Sanırım bazı âlimlerin, namaz ve namazın
dışındaki yerlerde duâ ederken şehâdet parmağıyla
işâret etmelerinin sebebi budur.

el-Munâvî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda
şöyle demiştir:

“Bazı âlimler, bu hâdisenin teşehhüdde
vuku bulduğunu iddiâ etmişlerdir.Oysa buna delâlet eden hiçbir delil
yoktur.” (“Feyzu’l-Kadîr”; c: 1, s: 238)

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye de -Allah ona rahmet
etsin- yukarıda geçen Sa’d b. Ebî Vakkas’ın rivâyet ettiği
hadise ta’likte bulunurken şöyle demiştir:

“Dediler ki: Bunun anlamı: Sadece bir
parmağınla işâret et. Zirâ duâ ettiğin (Allah Teâlâ) birdir. Bu ise, (şehâdet
parmağıyla) Allah’a işâretin edildiğine açık bir delildir.
Öyle ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Sa’d b. Ebî Vakkas’a:    

 
“…Sadece
bir parmağınla (yani şehâdet parmağınla)
işâret et.Sadece bir parmağınla (yani şehâdet parmağınla)
işâret et…” buyurmuştur.

Şayet işâret, Allah’tan başkasına
olsaydı, işâretin bir veya birden fazla parmakla olmasında bir
ihtilaf olmazdı. Dolayısıyla bir tek ilah olan Allah’a işâret
edildiği bilindiği için Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, iki
parmakla değil de sadece bir parmakla işâret etmesini ona
emretmiştir. Aynı şekilde namazda, Cuma günü minberin üzerinde
ve başka yerlerde duâ ederken sadece bir parmakla işâret
edileceğine dâir Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den birçok hadis
gelmiştir.” (“Beyânu Telbîsi’l-Cehmiyye”; c: 2, s: 443)

Hanbelî âlimi el-Behûtî de -Allah ona rahmet etsin- bu
konuda şöyle demiştir:

“Namazda ve başka yerlerde duâ ederken de sağ
elin şehâdet parmağıyla işâret eder.”
(“Keşfu’l-Kinâ'”; c: 1, s: 356-357)

Sözün özü:

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in duâ ederken
elleri kaldırmak, en çok yaptığı sünneti olsa da, duâ
ederken şehâdet parmağıyla işâret etmek, ilim ehlinin kabul
ettiği vârid olan sünnetlerdendir.Çünkü kolayına gelen iki
sünnetten birisiyle amel etmekte hiçbir sakınca yoktur.

Nitekim İbn-i Abbas -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- bu konuda şöyle demiştir:

“Allah’a duâ ederken ellerini, omuzlarının
hizâsına veya yakın bir yere kadar kaldırman, istiğfar ise,
şehâdet parmağınla işâret etmendir. İbtihâl hâlinde
(savaş veya büyük felâketlerde Allah’a yalvarıp yakarmak) ise, her
iki elini de (omuzlarında) yukarıya kaldırmandır.”
(Ebu Dâvud; hadis no: 1489. Elbânî; Sahih-i Ebî Dâvud’da hadisin sahih
olduğunu belirtmiştir.)

Hanbelî âlim İbn-i Receb -Allah ona rahmet etsin- bu
konuda şöyle demiştir:

“Duâ sırasında ellerini nasıl
kaldırdığına dâir Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘den
birçok şekil rivâyet edilmiştir.

Bu rivâyetlerden bazıları şunlardır:

“Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- sadece
şehâdet parmağıyla işâret ederdi.”

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in Cuma günü
minberde de böyle yaptığı rivâyet edilmiştir.

Yine, devesine bindiği zaman da böyle
yapmıştır.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- duâ ederken
ellerinin dışı kıbleye, içi 
kendisine gelecek şekilde ellerini kaldırmış,
avuçlarını da yüzüne yakın bir tutarak duâ etmiştir.”
(“Câmiu’l-Ulûm ve’l-Hikem”; s: 126-127’den özetle)

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

[1]

 Bişr b. Mervân, Abdulmelik b.
Mervân’ın kardeşidir. Kûfe vâlisi idi. Umâre de -Allah ondan
râzı olsun- Kûfe’Ii
olduğu için bu hâdisenin Kûfe câmiinde Cuma günü hutbe verirken
vuku bulmuştur.