Bazı Sudan hacıları, uçak Cidde’ye indikten sonra doğrudan Medine’ye gitmektedirler. Ardından da Abyâr Ali (Zulhuleyfe)’den ihrama girmektedirler. Onların, Medine halkının mikat yerinden ihrama girmeleri sahih (geçerli) midir?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

Sudan
halkının mikat yeri hakkındaki açıklama (41978)
nolu sorunun cevabında daha önce geçmişti.

İkincisi:

Sudan
halkı, mikat yerleri Cuhfe veya Yelemlem’in hizâsı veyahut da
Cidde’nin kendisi olur da Cidde’ye gelirler ve -yukarıda gösterilen
41978 nolu sorunun cevabında olduğu gibi- (ihrama girmeleri gereken)
mikat yerlerinden ihrama girmeyip Medine’ye geldikten sonra Abyâr Ali’den
(Zulhuleyfe’den) ihrama girerlerse, ihramları sahihtir. Zirâ her kim, iki
mikat yerine uğrarsa, tercihli görüşe göre,
ihramını, ikinci mikat yerine kadar ertelemesi câizdir. Bu, Hanefi
mezhebinin görüşüdür.

“Kenzu’d-Dekâik”
adlı kitabın yazarı şöyle demiştir:

“Medine
halkından her kim Zulhuleyfe’den ihrama girmez de Cuhfe’den ihrama
girerse, kendisine bir şey gerekmez.Aynı şekilde Medine
halkından olmayıp da 
Zulhuleyfe’ye uğrayan kimse de böyledir.

Ebu
Hanife’den nakledilen başka bir rivâyete göre bu kimseye cezâ
kurbanı gerekir. Aynı şekilde ikinci mikat yeri, Mekke’ye daha
yakın oldukça kendisine cezâ kurbanı gerekir.

Birinci
görüş, daha açıktır. Nitekim Âişe -Allah ondan
râzı olsun- hac yapmak istediğinde Zulhuleyfe’den ihrama girerdi.
Umre yapmak istediğinde ise, Cuhfe’den ihrama girerdi. Sanki
Âişe -Allah ondan râzı olsun- fazîleti daha fazla olduğu
için hac için (mesâfesi daha uzun olan Zulhuleyfe’den ihrama girerek) daha
fazla ecir almak istemiştir. Âişe -Allah ondan râzı olsun-
için mikat yeri Cuhfe olmasaydı, o, umre ihramını Cuhfe’ye kadar
ertelemesi câiz olmazdı. Zirâ âfâkî (mikat sınırları
dışında ikâmet eden kimse) için mikat yeri konusunda hac ve umre
arasında hiçbir fark yoktur.” (Tebyînu’l-Hakâik Şerhu Kenzi’d-Dekâik”,
c: 2, s: 7)

İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi âlimlerine:

“Bir
kimse, hac yapmaya niyet etmektedir.Fakat önce Mekke’de, daha sonra da
Medine’de bir işi bulunmaktadır. Bu kimse mikat yerini ihrama
girmeden geçip Mekke’ye girdi. Daha sonra Medine’ye gitti ve hac için Medine
halkının mikat yerinden ihrama girdi. Bu
davranışının hükmü nedir?”

Diye
sorulmuş, bunun üzerine komitenin âlimleri şu cevabı
vermişlerdir:

“Bu
kimse, Medine halkının mikat yerine çıktığına ve
oradan ihrama girerek Mekke’ye geldiğine göre, ilk geldiğinde
Mekke’ye ihramsız girmesinde kendisine bir şey gerekmez. Fakat geldiği
yöndeki mikat yerinden ihrama girmesi, onun için daha evlâ idi.” (İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi Fetvâları; c: 11, s: 155)

İlmî
Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

Abdullah b.
Ğudeyyân, Abdurrezzak Afîfî, Abdulaziz b. Abdullah b. Baz

Değerli
âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e -Allah ona rahmet etsin-:

“Bir
adam Cidde’den geldikten sonra Mescid-i Nebevî’yi ziyâret etmek için ilk
önce Medine-i Münevvere’ye gitti.Daha sonra Medine halkının
mikat yerinden ihrama girdi. Bu ameli sahih midir?”

Diye
sorulmuş, bunun üzerine o şöyle cevap vermiştir:

“Bunda
bir sakınca yoktur. Yani; bir insan, ilk önce Medine’ye gitmek
amacıyla ülkesinden gelir de Cidde’ye iner, ardından da Cidde’den
Medine’ye gider ve Medine halkının mikat yerinden ihrama girerse,
bunda bir sakınca yoktur.” (Açık Kapı Görüşmesi;
no: 121)

Allah Teâlâ
en iyi bilendir.