Benim sorum, karmaşık bir mesele ile ilgilidir.Burada Kanada’da ahlâkta bir noksanlık var. İnsanların -özellikle de kadınların- çoğu yaklaşık olarak bedenlerine bir şey örtmemektedirler. Benim problemim şudur:Ben bu kadınlara bakmaktan geri duramıyorum. Evliliğin benim üzerime farz olduğunu ve İslâmî bir ülkeye gitmem gerektiğini biliyorum. (şimdi onu da yapamıyorum). Bu problemle mücâdele etmeme yardımcı olacak öğüt verebilir misiniz?
Hamd, Allah Teâlâ’yadır.
Bizler burada -sitemizde-, şer’î bir
özrü olmayanın kâfirlerin ülkelerinde kalmasının helal
olmadığını defalarca söyledik.Bu ülkelerde küfür,
fâsıklık, Allah’a isyan ve Allah Teâlâ’nın insanları
yaratmış olduğu fıtrattan uzaklaşma had
safhadadır. Bu ülkelerde yaygın olan fuhşiyattan birisi de
açık-saçıklıktır.Öyle ki bir kadın, -soru
soranın dediği gibi- üzerinde neredeyse vücudunu örtecek hiçbir
şey yok sayılacak şekilde giyinmektedir.
Bu olay, haramlara ve büyük günahlara
götürebilir.Bu haramlardan bazıları şunlardır:
Kadınlarla erkeklerin aynı ortamda
karışık bulunması, birbirlerine dokunmaları ve zinâ…
Bütün bunların başlangıcı, bakıştır.
Bunun içindir ki İslâm şeriatı,
zinâya götüren yolları haram kılmıştır.
İşte bunlardan birisi de, yabancı bir kadına
bakmaktır.
a). Allah Teâlâ şöyle
buyurmuştur:
((
قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ
يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ
إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]
“(Ey Peygamber!) Mü’min erkeklere söyle:
Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine
bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret
yerlerini göstermek gibi Allah’ın haram kıldığı
şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha
temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların
yapmakta olduklarından haberdârdır.” (Nur Sûresi: 30).
İmam İbn-i Kesir -Allah ona rahmet etsin-
şöyle demiştir:
“Bu, mü’min kullarına, bakmalarını
kendilerine haram kıldığı şeylerden gözlerini
sakınmaları için Allah Teâlâ’dan bir emirdir. Bu sebeple
onlar, Allah Teâlâ’nın kendilerine mübah
kıldığı şeylerden başkasına bakmasınlar
ve haram kılınan şeylere bakmaktan gözlerini
kapatsınlar. Eğer gözler, kasıtsız olarak bir harama
takıldığı zaman, gözlerini hemen ondan çevirsin.”
(İbn-i Kesir Tefsiri; c: 3, s: 282).
b). Allah Teâlâ şöyle
buyurmuştur:
((…وَإِذَا سَأَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَاسْأَلُوهُنَّ مِنْ
وَرَاء حِجَابٍ …))
[سورة
الأحزاب من الآية: 53]
“Peygamber -sallallahu aleyhi
ve sellem-‘in hanımlarından bir şey istediğin zaman
perdenin arkasından isteyin.” (Ahzâb Sûresi: 53)
c). Cerîr b.
Abdullah’tan -Allah ondan
râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle
demiştir:
(( سَأَلْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ
نَظَرِ الْفُجَاءَةِ، فَأَمَرَنِي أَنْ أَصْرِفَ بَصَرِي.)) [ رواه مسلم ]
“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e,
yabancı bir kadına kasıtsız olarak ani bakış
hakkında sordum. Bana, bir daha bakmamamı emretti.”
(Tirmizî rivâyet etmiş ve : Bu, hasen sahih
hadistir, demiştir. Elbânî de “Sahîhu’l-Câmi’; hadis no: 2776’da
hadisin sahih olduğunu belirtmiştir. Hadis aynı zamanda Müslim’dedir.;
hadis no: 2159).
İmam Nevevî
-Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:
”
نَظَرِ
الْفُجَاءَةِ : Yabancı bir kadına gözün
kasıtsız olarak takılmasıdır. Bu sebeple ilk
bakışta kendisine herhangi bir günah yoktur.Ama gözünü hemen
çevirmesi gerekir. Eğer gözünü hemen çevirirse, kendisine herhangi
bir günah yoktur. Yok eğer bakışını devam ettirse
(uzatırsa), -bu hadis gereği- günahkâr olur. Çünkü Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem- (Cerîr b. Abdullah’a) gözünü çevirmesini
emretmiştir.
Ayrıca -eğer bakışını
devam ettirse-, Allah Teâlâ‘nın şu emri gereği de günahkâr olur:
((
قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ
يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ
إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]
“(Ey Peygamber!) Mü’min erkeklere söyle:
Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine
bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret yerlerini
göstermek gibi Allah’ın haram kıldığı
şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha
temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların
yapmakta olduklarından haberdârdır.” (Nur Sûresi: 30).
Erkeklerin, bütün bu hallerde (gördüklerinde)
kadınlardan gözlerini derhal sakınmaları gerekir. Ancak
kadının şâhitliği, tedâvi olması,
nişanlanması, bir şey satın alması ve
alış-verişte bulunması gibi
geçerli şer’î sebepler bunun dışındadır. Bütün
bu hallerde de ihtiyaç kadarının dışına çıkmamak
kaydıyla kadına bakmak mübahtır.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.” (Müslim Şerhi; c: 14, s: 139)
İkincisi:
Gözleri
harama bakmaktan sakındırmaya yardımcı olan birtakım
yollar vardır.Allah Teâlâ’dan bunları gerçekleştirmene
yardımcı olmasını dileriz:
1. Allah Teâlâ’nın
sizi görüp gözetlediğini bilmelisiniz. Çünkü O, sizi
görmekte ve ilmiyle sizi kuşatmaktadır. Hâin bir
bakışı, yanınızda olan kimse bilmeyebilir, ama Allah
Teâlâ onu bilir.
Nitekim Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( يَعْلَمُ خَائِنَةَ
الْأَعْيُنِ وَمَا تُـخْفِي الصُّدُورُ )) [ سورة غافر الآية: 19]
“Allah,
gözlerin hâin baklarını ve kalplerin (hayır ve şer olarakdiklerini
bilir.” (Ğâfir/Mü’min Sûresi: 19)
2. Allah Teâlâ’dan yardım dilemeli,O’nun huzurunda boyun
eğmeli ve O’na yalvarıp-yakarmalısınız.
Nitekim Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ
يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ ))
[ سورة غافر الآية:60]
“Rabbiniz şöyle
buyurdu: Yalnızca bana duâ edin
(ibâdeti yalnızca bana yapın) ki duânıza icâbet
edeyim.Yalnızca bana ibâdet etmeyi bırakıp byüklenenler,
aşağılanarak (zelîl bir halde) cehenneme
gireceklerdir.” (Ğâfir/Mü’min Sûresi: 60).
3. Sahip
olduğunuz her nimetin, Allah Teâlâ tarafından olduğunu
bilmelisiniz.Bu nimetlerin sizin tarafınızdan şükre ihtiyacı
vardır. Dolayısıyla görme nimetinin şükrü, onu Allah
Teâlâ’nın haram kıldığı şeylerden
korumaktır.Zaten iyliğin karşılığı,
iyilikten başka bir şey midir?
Nitekim Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:
((وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍ فَمِنَ اللهِ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ
الضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْأَرُونَ )) [سورة النحل الآية: 53]
“(Hidâyet bulmak,
bedenin sıhhatli olması, bol rızık ve evlada sahip olmak
gibi) nimet olarak size ulaşan
ne varsa, yalnızca Allah’tandır (bunları size bahşeden Allah’tır).
Sonra size (hastalık, belâ ve kıtlık gibi) bir zarar
dokunduğu zaman da yalnızca O’na yalvarırsınız.”(Nahl
Sûresi: 53)
4. Nefsinizle mücâdele etmeli, gözleri harama bakmaktan sakındırmaya
alıştırmalı, bu uğurda sabretmeli ve ümitsizliğe
kapılmaktan uzak durmalısınız.
Nitekim Allah
Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( وَالَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا
وَإِنَّ اللهَ لَمَعَ الْـمُحْسِنِينَ ))[سورة العنكبوت الآية: 69]
“Ama
bizim için (Allah’ın düşmanları, nefis ve şeytanla)
savaşanları (ve Allah yolunda fitne ve eziyetlere sabredenleri),
mutlaka kendi yollarımıza eriştireceğiz (ve onları
dosdoğru yolda sebât ettireceğiz). Hiç şüphe yok ki Allah,
güzel davranışta bulunanlarla beraberdir.” (Ankebut Sûresi:
69)
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle
buyurmuştur:
(( مَنْ يَسْتَعْفِفْ يُعِفَّهُ اللهُ، وَمَنْ يَسْتَغْنِ يُغْنِهِ
اللهُ، وَمَنْ يَتَصَبَّرْ يُصَبِّرْهُ اللهُ، وَمَا أُعْطِيَ أَحَدٌ عَطَاءً
خَيْرًا وَأَوْسَعَ مِنْ الصَّبْرِ.)) [رواه البخاري]
“Kim, iffetli olmak isterse, Allah onu iffetli kılar.
Kim, insanlardan istemekten (dilenmekten) vazgeçerse,
Allah onu(n kalbini) zengin kılar. Kim, Allah’tan sabırda
muvaffak kılmasını isterse, Allah da ona sabrı kolay
kılar.Hiç kimseye, sabırdan daha hayırlı ve daha geniş
bir nimet verilmemiştir.” (Buhârî; hadis no: 1469).
5. Bu konuda seçim/tercih
yapmak size kalmış ise, insanın harama bakma fitnesinden
endişe ettiği yerlerden uzak
durmalısınız.İşte bunlardan birisi de çarşı
ve pazarlara gitmek ve yollarda
oturmaktır.
Peygamber -sallallahu aleyhi
ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( إِيَّاكُمْ وَالْـجـُلُوسَ
بِالطُّرُقَاتِ، فَقَالُوا: يَا رَسُولَ اللهِ! مَا لَناَ مِنْ مَـجَالِسِنَا
بُدٌّ نَتَـحَدَّثُ فِيهَا، فَقَالَ:فَإِذَا أَبَيْتُـمْ إِلَّا الْـمَجْلِسَ
فَأَعْطُوا الطَّرِيقَ حَقَّهُ، قاَلُوا: وَمَا حَقُّ الطَّرِيقِ يَا رَسُولَ اللهِ؟
قَالَ: غَضُّ الْبَصَرِ، وَكَفُّ الْأَذَى، وَرَدُّ السَّلاَمِ، وَالْأَمْرُ بِالْـمَعْرُوفِ،
وَالنَّهْيُ عَنِ الْـمُنْكَرِ.)) [متفق
عليه]
“Yollarda oturmaktan
kaçının! Bunun
üzerine sahâbe:
–
Biz, yollarda oturmaya mecburuz
(bunu
bırakamayız). Yollarda birbirimizle
konuşuyoruz,
dediler.
Rasûlullah -sallallahu
aleyhi ve sellem-:
–
Yolda oturmaktan vazgeçemeyecekseniz,
hiç
değilse
yolun hakkını verin, buyurdu.
–
Yolun hakkı nedir ey Allah’ın
elçisi?
diye sorduklarında,
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:
– Harama bakmaktan gözü sakındırmak,
yoldan gelip-geçenleri incitmemek, selâmı almak, iyiliği emredip
kötülükten nehyetmektir, buyurdu.”
(Buhârî;
hadis no: 2333. Müslim; hadis no: 2121).
6. Bilmeniz gerekir ki şartlar ve durumlar ne olursa
olsun, kötülüğe çağıran kim olursa olsun, kalbinizde
duygusallık ve fırtınalar ne kadar çok hareket ederse etsin,
sizin bu konuda başka bir seçeneğiniz yoktur.Çünkü her yer ve
zamanda, harama bakmaktan gözü sakınmak gerekir.Sizin,
örneğin toplumun bozulduğunu gerekçe gösterme
hakkınız yoktur ve fitneye çağıran şeylerin
olması, hata etmenizi (günah işlemenizi) haklı çıkarmaz.
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللهُ
وَرَسُولُهُ أَمْراً أَن يَكُونَ لَهُمُ الْـخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن
يَعْصِ اللهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالاً مُّبِيناً )) [سورة الأحزاب الآية: 36]
“Allah ve Rasûlü bir meselede hüküm verdiği
zaman, hiçbir erkek ve kadın mü’minin, o konuda başka bir tercihte
bulunma hakkı yoktur.Kim Allah’a ve Rasûlüne karşı gelirse,
apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”
(Ahzâb
Sûresi: 36)
7. Nâfile
ibâdetleri çokça yapmalısınız. Çünkü farz ibâdetlere
devam ederek nâfile ibâdetleri de çokça yapmak, kulun duyu
organlarını korumasının bir sebebidir.
Nitekim
Kudsî bir hadiste Allah Teâlâ
şöyle buyurmuştur:
(( إِنَّ اللهَ قَالَ: مَنْ عَادَى لِي وَلِيًّا فَقَدْ آذَنْتُهُ
بِالْـحَرْبِ، وَمَا تَقَرَّبَ إِلَيَّ عَبْدِي بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيَّ مِـمَّـا
افْتَرَضْتُ عَلَيْهِ، وَمَا يَزَالُ عَبْدِي يَتَقَرَّبُ إِلَيَّ بِالنَّوَافِلِ
حَتَّى أُحِبَّهُ، فَإِذَا أَحْبَبْتُهُ كُنْتُ سَمْعَهُ الَّذِي يَسْمَعُ بِهِ،
وَبَصَرَهُ الَّذِي يُبْصِرُ بِهِ، وَيَدَهُ الَّتِي يَبْطِشُ بِهَا، وَرِجْلَهُ
الَّتِي يَمْشِي بِهَا، وَإِنْ سَأَلَنِي لَأُعْطِيَنَّهُ وَلَئِنِ اسْتَعَاذَنِي
لَأُعِيذَنَّهُ، وَمَا تَرَدَّدْتُ عَنْ شَيْءٍ أَنَا فَاعِلُهُ تَرَدُّدِي عَنْ
نَفْسِ الْـمُؤْمِنِ يَكْرَهُ الْـمَوْتَ وَأَنَا أَكْرَهُ مَسَاءَتَهُ.))
[رواه البخاري]
” Şüphesiz Allah şöyle buyurdu: Kim, benim bir dostuma
düşmanlık ederse, ona harp ilan ederim. Kulum bana kendisine farz
kılmış olduğum şeylerden daha sevimlisiyle
yaklaşamaz. Kulum, nâfilelerle bana (benim rızâma
nâil olmaya) yaklaşmaya
devam eder. Ta ki, onu severim. Onu sevdiğim zaman işiten
kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı
olurum. Benden her ne isterse, onu mutlaka veririm, bana sığınırsa, onu korurum.” (Buhârî;
hadis no: 6137)
8. Üzerinde günah işlediğiniz toprağın sizin
aleyhinize şâhitlik edeceğini hatırlayınız.
Allah Teâlâ bu
konuda şöyle buyurmuştur:
(( يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا ))
[ سورة الزلزلة الآية: 4]
“İşte
o gün (kıyâmet günü) yer, üstünde olup biten (hayır
ve şer, işlenen) her şeyi anlatır/haber verir.” (Zelzele Sûresi:
4)
9. İşlediğiniz amellerinizi yazıp kaydeden “Hafaza
Melekleri” olduklarını hatırlayınız.
Allah Teâlâ bu
konuda şöyle buyurmuştur:
(( وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَـحَافِظِينَ. كِرَاماً كَاتِبِينَ.
يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ )) [سورة
الانفطار الآيات: 10-12]
“Şüphesiz ki üzerinizde
(bütün)
yaptıklarınızı bilen şerefli kâtipler, hafaza
melekleri vardır.”(İnfitâr Sûresi: 10-12)
10. Gözleri harama
bakmaktan yasaklayan bazı naslar (âyet ve hadisler) olduğunu
hatırlayınız.
Allah Teâlâ bu
konuda şöyle buyurmuştur:
((
قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ
يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ
إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ )) [ سورة النور الآية:30]
“(Ey Peygamber!) Mü’min erkeklere söyle:
Gözlerini (kendilerine helal olmayan kadınlara ve avret yerlerine
bakmaktan) sakınsınlar ve (zinâ, eşcinsellik ve avret
yerlerini göstermek gibi Allah’ın haram kıldığı
şeylerden) ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha
temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların
yapmakta olduklarından haberdârdır.” (Nur Sûresi: 30).
11. Boş şeylere bakmaktan uzak
durunuz.Dolayısıyla gerek duyduğunuz şeylerden
başkasına bakmayınız.Gözlerinizi alabildiğince
sağa-sola çevirmeyiniz.Fitne içeren şeye bakmanın etkisiyle
gözlerinizi ondan kurtarmaya gücünüz yetmeyebilir.
12. Evleniniz. Evlilik, (bu meselede) en faydalı
çözümdür.
Nitekim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu
konuda şöyle buyurmuştur:
(( يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ! مَنِ اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ
فَلْيَتَزَوَّجْ؛ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ، وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ، وَمَنْ
لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ؛ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ.))
[رواه
البخاري]
“Ey
gençler topluluğu! Evlenme imkânına sahip olan ve buna gücü yeten
evlensin. Çünkü evlilik,
(harama
bakmaktan) gözü sakındırır ve (harama düşmekten)
iffeti korur. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun.Çünkü oruç,(harama
düşmekten) bir himâyedir.” (Buhârî; hadis no: 5065. Müslim;
hadis no: 1400).
13. Oruç tutunuz.Nitekim yukarıda geçen hadiste
olduğu gibi…
14. Emrolunduğunuz şeyleri,
Allah Teâlâ’nın emrettiği şekilde yerine
getirmelisiniz. Emrolunduğunuz şeylerden birisi de namazdır.
Nitekim Allah
Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
(( …
إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْـمـُنْكَرِ…))
[ سورة العنكبوت من الآية: 45]
“Şüphesiz
ki namaz(a devam etmek, sahibini) hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”
(Ankebût Sûresi:
45)
15.Hurilere kavuşabilmek için Allah Teâlâ’nın size haram
kıldığı şeylere sabretmenize öncülük etmesi ve
yol göstermesi için hurileri hatırlamalısınız.
Nitekim Allah
Teâlâ huriler hakkında şöyle buyurmuştur:
(( وَكَوَاعِبَ أَتْرَاباً ))
[ سورة النبأ الآية: 33 ]
“(Takvâ
sahiplerine eşler olarak) iri göğüslü yaşıt kızlar
vardır.” (Nebe Sûresi: 33)
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de bu konuda şöyle
buyurmuştur:
(( لَرَوْحَةٌ
فِي سَبِيلِ اللهِ أَوْ غَدْوَةٌ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، وَلَقَابُ
قَوْسِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْـجَنَّةِ أَوْ مَوْضِعُ قِيْـدٍ -يَـعْنِي سَوْطَهُ-
خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، وَلَوْ أَنَّ امْرَأةً مِنْ أَهْلِ الْـجَنَّةِ
اطَّلَعَتْ إلَى أَهْلِ الْأَرْضِ لَأَضَاءَتْ مَا بَيْنَـهُـمَـا، وَلَـمَلأَتْـهُ
رِيـحاً، وَلَنَصِيفُهَا عَلَى رَأْسِهَا خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا.))
[متفق عليه]
“Allah yolunda
akşam veya sabah cihâd için yola çıkmak, dünya ve içindekilerden daha
hayırlıdır. Sizden birinizin yayı veya kamçısı
kadar cennetteki bir yer, dünya ve içindekilerden daha
hayırlıdır.
Şayet
cennet
ehlinden bir kadın,
yeryüzü ehline görünecek olsaydı, yerle gök arasını
aydınlatır ve onu güzel koku ile doldururdu. Cennet ehlinden bir
kadının başındaki örtüsü, dünya ve içindekilerden daha
hayırlıdır.”
(Buhârî; hadis no:
2643)
16. (Hurilere göre) kendisine bakılan varlığın
noksanlığını ve içerisinde taşıdığı
-dışkı ve idrar gibi- pislikleri hatırlayınız.
17. Yüce gâyeler ve yüksek idealler
taşımalısınız.
18. Arasıra nefis muhasebesi yapmalı ve nefsiniz harama
bakmaktan sakındırmak için mücâdele vermelisiniz. Bilmelisiniz ki her
süvârinin, bir tökezlemesi vardır.
19. Harama bakmanın ardından gelecek elem ve
pişmanlığı hatırlamalısınız.
Gözleri haram olan şeylere bakmaktan yasaklamamak ve onları
alabildiğince serbest bırakmanın sonuçlarını daha
önce zikretmiştik.
20. Gözleri harama bakmaktan sakındırmanın
faydalarını bilmelisiniz. Bu faydaları daha önce
zikretmiştik.
21. Bu konuyu oturumlarda ve toplanılan yerlerde ortaya atmalı
ve tehlikesini açıklamalısınız.
22. Kadınlardan yakın akrabaları hallerini düzeltmeye,
bakışları cezbeden ve vücudun güzelliklerini ortaya çıkaran
elbiseler giymemeleri konusunda nasit etmelisiniz. Örneğin; elbiseyi
giyme şekli, elbisenin çekici renkleri, yürüyüş şekli ve cilveli
konuşmak, bunlardandır.
23. O işe azmetme durumuna gelmeden, sonra da yapma durumuna
geçmeden önce akla gelen şeyleri ve vesveseleri başınızdan
savmalısınız (def’ etmelisiniz).Bu sebeple kim ilk
bakışta gözlerini haramdan sakındırırsa,
sayılamayacak kadar olan âfetlerden kurtulur.Yok eğer tekrar tekrar
bakarsa, kalbine yerleşen ve söküp çıkarılması
zorlaşan şeyden kurtulamaz.
24. Kötü âkibetten ve ölürken üzüntü ve keder içerisinde
ölmekten korkmalısınız.
25. İyi arkadaşlar seçmelisiniz.Çünkü insan
tabiatı, arkadaşlık yaptığı kimselerin ahlak ve
hasletlerinden çalar.Kişi, dostluk kurduğu arkadaşının
dîni üzerinedir.Arkadaş, insanı istediği tarafa çeker
götürür.
26. Gözün zinâsının bakmak olduğunu bilmelisiniz. Bu
da çirkinlik olarak yeterlidir.
“Gözleri Harama Bakmaktan Sakındırmak”
adlı kitapçıktan alınmıştır.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.
