Bir arkadaşımız hacca gitti. Medine halkının mikat yerinden ihrama girdikten sonra Mekke’ye doğru yola çıktı. Mekke’ye girmeden önce güvenlik noktasında, yanında hac izin kâğıdı olmadığı için geri dönmesini emrettiler. Bunun üzerine arkadaşımız geri dönüp ihram elbisesini çıkardı.İhrama girmiş olduğu halde Mekke’ye girememesine rağmen bu haccından dolayı kendisine sevap var mıdır?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Birincisi:

Bu kimsenin ihramından
çıkmasında ve haccını tamamlamadan memleketine
dönmesinde kendisine bir günah yoktur. Çünkü bu, elinde olmayan bir
durumdur. Allah Teâlâ onun halini en iyi bilendir, kullarına pek
merhametli olandır.Dolayısıyla haccın amellerinden ihlas ve
samimi olarak yaptığı kadarına karşılık onu
mükafatlandıracaktır.

İkincisi:

Her kim,
ihrama girerken, eğer kendisini hac menâsikini edâ etmekten engelleyen bir
şey olursa, ihramdan çıkacağım yer orası olsun, diye
şart koşarsa, kendisine bir şey gerekmez. Eğer ihrama
girerken şart koşmamışsa, engellendiği yerde bir
kurban kesmesi gerekir. Çünkü Allah
Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( وَأَتِمُّواْ الْحَجَّ
وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ
وَلاَ تَحْلِقُواْ رُؤُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ فَمَنْ كَانَ
مِنْكُمْ مَرِيضاً أَوْ بِهِ أَذًى مِنْ رَّأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ
صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَا أَمِنْتُمْ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى
الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ فَمَنْ لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ
ثَلاثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ
كَامِلَةٌ ذَلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ أَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
وَاتَّقُواْ اللهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ{196} )) [ سورة
البقرة الآية: 196 ]

“Hac ve umreyi tam olarak Allah
için yapın. (Hac ve umre için ihrama girdikten sonra herhangi bir
engel ile hac ve umreden) eğer engellenecek olursanız,
kolayınıza gelen kurbanı kesin.Kurban yerine varıncaya
kadar, başlarınızı tıraş etmeyin.Kim, içinizden
hasta olursa veya başında bir eziyet bulunursa; ona oruçtan,
sadakadan veya kurbandan fidye. (Hastalık veya yol emniyeti
olmaması gibi sebeplerle haccınızın engellenmesinden) emin
olduğunuzda, hacca kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına
gelen bir kurban kesmesi gerekir. Ama bulamazsa, hac günlerinde üç;
döndüğünüz vakit yedi gün olmak üzere tam on gün oruç tutar. Bu;
âilesi Mescid-i Haram’da oturmayanlar içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki
Allah, azabı pek şiddetli olandır.” (Bakara Sûresi:
196)

Hac
menâsikini edâ etmekten engellenen kimse, daha sonra saçlarını
kökünden kazıtmak veya kısaltmak sûretiyle tıraş olup ihram
çıkar. Böylelikle ihramından çıkmış olur.

Muvaffakiyet, Allah Teâlâ’dandır.

Allah Teâlâ, Peygamberimize, O’nun âile halkına ve
ashâbına salât ve selâm eylesin.

(İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi:
Başkan: Abdulaziz b. Abdullah b. Baz. Üyeler: Abdurezzak Afîfî,
Abdullah Ğudeyyân, Abdullah Kuûd)

(lmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi
Fetvâları; c: 11, s: 350)

 
Değerli âlim
Muhammed b. Salih el-Useymîn’e -Allah ona rahmet etsin-:

Yanında
hac izin kâğıdı olmadan hacca giden ve ihrama girdikten sonra
Mekke’ye girmesine engel olunan kimseye ne gerekir? Diye sorulmuş, bunun
üzerine o şöyle cevap vermiştir:

“Bu
kimse, ihrama girerken: ‘İhramdan çıkacağım yer, beni
(haccı edâ etmekten) alıkoyacağın yer olsun!’ demişse,
ihramından çıkar, kendisine bir şey de gerekmez. Eğer
şart koşmamışsa, “ihsar kurbanı” olarak bir
koyun veya keçi kesmesi gerekir. Çünkü Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( وَأَتِمُّواْ الْحَجَّ
وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ
وَلاَ تَحْلِقُواْ رُؤُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ فَمَنْ كَانَ
مِنْكُمْ مَرِيضاً أَوْ بِهِ أَذًى مِنْ رَّأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ
صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَا أَمِنْتُمْ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى
الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ فَمَنْ لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ
ثَلاثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ
كَامِلَةٌ ذَلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ أَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
وَاتَّقُواْ اللهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ{196} )) [ سورة
البقرة الآية: 196 ]

“Hac ve umreyi tam olarak Allah
için yapın. (Hac ve umre için ihrama girdikten sonra herhangi bir
engel ile hac ve umreden) eğer engellenecek olursanız,
kolayınıza gelen kurbanı kesin.Kurban yerine varıncaya
kadar, başlarınızı tıraş etmeyin.Kim, içinizden
hasta olursa veya başında bir eziyet bulunursa; ona oruçtan, sadakadan
veya kurbandan fidye. (Hastalık veya yol emniyeti olmaması gibi
sebeplerle haccınızın engellenmesinden) emin olduğunuzda, hacca
kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmesi
gerekir. Ama bulamazsa, hac günlerinde üç; döndüğünüz vakit yedi gün
olmak üzere tam on gün oruç tutar. Bu; âilesi Mescid-i Haram’da oturmayanlar
içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, azabı pek şiddetli
olandır.” (Bakara Sûresi: 196)

Hac
menâsikini edâ etmekten engellenen kimse, engellendiği yerde saçlarını
kazıtmak veya kısaltmak sûretiyle tıraş olup ihramdan
çıkar.” (“Fetâvâ İbn-i Useymîn”; c: 23, s: 433)