Hac ve umre yapmak için ülkesinden Cidde’ye gelen, fakat mikattan ihrama girmeyip Cidde havaalanında ihrama giren kimsenin hükmü nedir?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona
rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

“Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, hac veya
umre yapmak isteyen kimsenin oradan ihrama girmesi için belirli mekanlar (mikat
yerleri) tayin etmiştir. Bir kimsenin, ihrama girmek için mikat yerlerini
ihrama girmeden geçmesi kendisine helâl olmaz. Mikat yerlerini ihramsız
geçmek, Allah Teâlâ’nın sınırlarını
aşmaktır.

Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

((…وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ اللهِ
فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ))[ سورة البقرة من الآية: 229 ]

“Kim, Allah’ın (helâl ve haram)
hududunu aşarsa, işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir.” (Bakara
Sûresi: 229).

Başka bir âyette Allah Teâlâ şöyle
buyurmuştur:

(( … وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ اللهِ
فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ…)) [ سورة الطلاف من الآية: 1 ]

“Kim, Allah’ın hududunu

(hükümlerini)
aşarsa; şüphesiz kendine zulmetmiş olur.” (Talak
Sûresi: 1).

Buhârî ve Müslim’in sahihleri ile diğer hadis
kitaplarında Abdullah b. Abbas’ın -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- rivâyet ettiği hadiste o şöyle demiştir:

 (( إِنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَقَّتَ لأَهْلِ
الْمَدِينَةِ ذَا الْحُلَيْفَةِ، وَلأَهْلِ الشَّأْمِ الْجُحْفَةَ، وَلأَهْلِ
نَجْدٍ قَرْنَ الْمَنَازِلِ، وَلِأَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمَ، هُنَّ لَهُنَّ
وَلِمَنْ أَتَى عَلَيْهِنَّ مِنْ غَيْرِهِنَّ مِمَّنْ أَرَادَ الْحَجَّ
وَالْعُمْرَةَ، وَمَنْ كَانَ دُونَ ذَلِكَ فَمُهَلُّهُ مِنْ أَهْلِهِ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

“Hiç
şüphe yok ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine halkı için Zul-Huleyfe’yi, Şam
halkı için el-Cuhfe’yi, Necd halkı için Karnu’l-Menâzil’i, Yemen
halkı için ise Yelemlem’i mikat yeri tayin etti ve (şöyle buyurdu): Mikatlar, hac ve umre
yapmak isteyen (adı geçen) beldelerin halkları ile o
beldelerin halklarından olmayıp o mikatlar üzerinden gelenler
içindir.Bu mikatların sınırları içerisinde ikâmet eden ise,
âilesinin bulunduğu yerden ihrama girer.” (Buhârî; hadis no:
1524. Müslim; hadis no: 1181).

Yine Buhârî
ve Müslim’in sahihlerinde Abdullah b. Ömer’in -Allah ondan ve babasından
râzı olsun- rivâyet ettiği hadiste o şöyle demiştir:

   
((سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ
صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مُهَلُّ أَهْلِ الْمَدِينَةِ ذُو
الْحُلَيْفَةِ، وَمُهَلُّ أَهْلِ الشَّامِ مَهْيَعَةُ وَهِيَ الْجُحْفَةُ،
وَمُهَلُّ أَهْلِ نَجْدٍ قَرْنٌ، وَمُهَلُّ أَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمُ.))
[ رواه البخاري ومسلم ]

“Ben,
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘i
şöyle derken işittim:

– Medine
halkının ihrama niyet edeceği yer, Zul-Huleyfedir. Şam
halkının ihrama niyet edeceği yer, el-Cuhfe diye bilinen Mehyea’dır.Necd
halkının ihrama niyet edeceği yer, Karnu’l-Menâzil’dir. Yemen
halkının ihrama niyet edeceği yer, Yelemlem’dir.”
(Buhârî ve
Müslim).

Hadis, emir anlamı taşıyan haberdir.Haber
sıygasıyla gelmesinin sebebi; emrin uygulanmasının
tekididir.

Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
olunduğuna göre o şöyle demiştir:

(( أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ وَقَّتَ لِأَهْلِ الْعِرَاقِ ذَاتَ عِرْقٍ.))
[ رواه أبو داود وصححه الألباني في صحيح
أبي داود ]

 

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- Irak halkı için Zâtu Irk’ı mikat yeri tayin etti.”

(Ebu Dâvud;
hadis no:1739.Elbânî de ‘Sahih2i Ebî Dâvud; hadis no:1531’de hadisin sahih
olduğunu belirtmiştir.)

Buhârî’nin sahihinde Abdullah b. Ömer’in -Allah ondan ve
babasından râzı olsun- rivâyet ettiği hadiste o şöyle
demiştir:

(( لَمَّا فُتِحَ هَذَانِ
الْمِصْرَانِ أَتَوْا عُمَرَ فَقَالُوا: يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ! إِنَّ
رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَدَّ لِأَهْلِ نَجْدٍ قَرْنًا
وَهُوَ جَوْرٌ عَنْ طَرِيقِنَا، وَإِنَّا إِنْ أَرَدْنَا قَرْنًا شَقَّ عَلَيْنَا.
قَالَ: فَانْظُرُوا حَذْوَهَا مِنْ طَرِيقِكُمْ فَحَدَّ لَهُمْ ذَاتَ عِرْقٍ.))

[ رواه البخاري ]

“Bu iki belde (Basra ve Kûfe) fethedilince, bu iki belde halkı Ömer’e
gelerek:

– Ey mü’minlerin emiri! Şüphe yok ki Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- Necd halkına Karnu’l-Menâzil’i mikat yeri
tayin etti fakat burası bizim yolumuza meyillidir.Eğer
Karnu’l-Menâzil yolundan gidersek, bize zor ve meşakkatli gelmektedir,
dediler.

Bunun
üzerine Ömer -Allah
ondan râzı olsun- onlara şöyle dedi:

– O halde
yolunuzun hizâsına bakın (onun hizâsına gelen yerden
ihrama girin)!

Ardından
onlar için Zâtu Irk’ı mikat yeri tayin etti.”
(Buhârî;
hadis no: 1531).

Hac veya
umre yapmak isteyen kimsenin, uğradığı veya hizâsından
geçtiği zaman, -ister karayoluyla, ister denizyoluyla, isterse havayoluyla
gelsin-, bu mikatlardan birisinden ihrama girmesi gerekir.

Karayoluyla
bu mikatlardan birisine uğrayan veya onların hizâsından geçen
kimse, buradan ihrama girer ve ihram sırasında yapılması
gereken yıkanmak, vücuda güzel koku sürmek ve ihram elbisesini giymek gibi
şeyleri yapar. Sonra da oradan ayrılmadan önce ihrama niyet
eder.

Denizyoluyla
gelen kimse, eğer vapur veya gemi, mikatın hizâsında duruyorsa,
yıkanır, vücuduna güzel koku sürer ve ihram elbisesini giyer. Sonra
da vapur veya gemi hareket etmeden önce ihrama niyet eder.

Eğer
vapur veya gemi, mikatın hizâsına geldiğinde durmuyorsa,
mikatın hizâsına gelmeden önce yıkanır, vücuduna güzel
koku sürer ve ihram elbisesini giyer.Sonra da mikat yerinin hizâsına geldiğinde
ihrama niyet eder.

Havayoluyla
gelen kimse, uçağa binmeden önce yıkanır, mikatın
hizâsına gelmeden önce vücuduna güzel koku sürer ve ihram elbisesini
giyer. Sonra da mikat yerinin hizâsına gelmeden önce ihrama niyet
eder. Uçak mikat yerinin hizâsına gelinceye kadar beklemez. Çünkü
uçak, mikat yerinin hizâsına geldiğinde oradan hızla geçer, beklemesine
fırsat vermez. İhtiyatlı davranarak daha önce ihrama niyet
ederse, bir sakıncası yoktur.