Bir müslümanın, hac için yeterli mala sahip ise, hanımını hacca göndermesi kendisine farz mıdır?

Hamd, yalnızca Allah’adır.

Koca zengin olsa bile,
hanımının hac nafakasını üstlenmesi kendisine farz
değildir. Bu, koca için, karşılığında ecir
kazanacağı, terki hâlinde ise günahkâr olmayacağı müstehap
bir davranıştır. Zirâ Kur’an ve sünnetten bunun gerekli
olduğuna dâir hiçbir delil gelmemiştir. İslâm dîni, kadına,
kendi malı olması için mehir tayin etmiş ve malını
dilediği gibi harcamasını kendisine mübah
kılmıştır.

İslâm dîni, kocaya,
(hanımına güzellikle infakta bulunmayı farz
kılmış, fakat hanımının borçlarını
ödemeyi veya zekâtını vermeyi veyahut da hanımın hac
masraflarını ödemesini kocaya farz
kılmamıştır.

Değerli âlim Muhammed
b. Salih el-Useymîn’e -Allah ona rahmet etsin-:

“Hac
farîzasını edâ edemeden vefat etmiş hanımının
yerine haccedecek birisini vekil tayin eden koca, bundan dolayı ecir
alır mı?” diye sorulmuş, bunun üzerine o şöyle
cevap vermiştir:

“Kocanın,hanımının
adına hac ibâdetini istediği şekilde daha mükemmel olması
için bizzat kendisinin yapması daha fazîletlidir…”

Sonra devamla
şöyle demiştir:

“Kocanın,
hanımının yerine haccetmesi gerekip-gerekmediğine gelince,
bu, kocanın üzerine gerekli (yani farz) değildir.” İbn-i Useyîm, “Aylık
Buluşma”, 34. Buluşma, Soru no: 579

Hanımının
ölümünden sonra onun hac borcunu yerine getirmek kocanın üzerine farz
olmadığına göre, aynı şekilde hanımı
hayattayken de ona haccettirmek kocaya farz değildir.

Bu farz olup-olmaması
yönündendir. Hanımına iyilikte bulunmak ve hüsn-ü muaşeret
yönüne gelince, eğer koca bunu yaparsa, şüphesiz Allah Teâlâ iyilikte bulunanların ecrini
asla zâyi etmez ve kocaya, hanımın haccının
sevâbını da yazar.

Fakihler -Allah onlara rahmet
etsin- bu konuda şöyle demişlerdir:

“Koca,
hanımının haccını kasten ifsad ederse, bu takdirde
hanımın hac nafakası, kocanın
üzerine farzdır. Tıpkı hac sırasında birinci
tehallülden (helallikten) önce 
hanımını cimâya zorlayan ve zorla onunla cimâ eden
kocanın yaptığı gibi.”

Değerli âlim Abdulkerim
Zeydan bu konuda şöyle demiştir:

“Hac
nafakasını kocanın üstlenmesi veya bu nafakaya kocanın
ortak olması (nafakanın bir kısmını kocanın
üstlenmesi), kadının, kocasının üzerindeki haklarından
değildir.”
“el-Mufassal fî Ahkâmi’l-Mer’eh”, c: 2, s: 177.

Değerli âlim Elbânî’ye
-Allah ona rahmet etsin- bizzat bu mesele sorulmuş, bunun üzerine o
şöyle demiştir:

“Hanımının
hac nafakasını ödemek, kocanın üzerine farz değildir.
Bu, koca hakkındaki hükümdür. Kadına gelince, yanında hac
farîzasını edâ edecek kadar yeterli malı varsa,
kadının haccetmesi farzdır. Eğer malı yoksa, hac
kendisine farz değildir.”

Allah Teâlâ en iyi
bilendir.