Ben, hastaneye gittim ve orada üç gün kaldım. Bu sırada abdest alamadım. Yanımda bir taş parçası getirmiştim, onunla teyemmüm aldım. Fakat sabah namazı için teyemmüm alamadım. Çünkü ben, aslında birisinin yardımı olmadan hareket edemeyen felçli, yatalak bir kimseyim. Sabah namazını kaçırmak istemediğim için kendi kendime teyemmüm aldığımı hayal ettim (aklımda canlandırdım). Sonra sabah namazını kıldım. Aynı şekilde kıbleye yönelmemiştim.

Bu amelim, câiz midir, yoksa değil midir?

Kılmış olduğum sabah namazını kaza etmem gerekir mi?

Hamd,
yalnızca Allah’adır.

Hasta
kimse, abdest almaya gücü yetmez ve kendisine abdest aldıracak birisini de
bulamazsa, -üzerinde toz varsa- duvara veya yatağa ellerini sürerek
veyahut da bir kabın veya poşet torbanın içine bir miktar toprak
koyarak onu yanında taşır, onunla teyemmüm alır. Teyemmüm
alma imkânı bulamazsa, o hal üzere namazını kılar.

Aynı
şekilde kıbleye yönelmek de böyledir. Eğer gücü
yeterse, namazda kıbleye yönelmesi gerekir. Kıbleye
yönelmeye gücü yetmezse, bulunduğu hal üzere namazını
kılar. Çünkü Allah Teâlâ
şöyle buyurmuştur:

(( لاَ يُكَلِّفُ اللهُ نَفْساً
إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ.))

[ سورة البقرة من
الآية: 286 ]

“Allah, kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını
yüklemez.Kazandığı (iyilik) lehine, yüklendiği (kötülük) de
aleyhinedir.”Bakara Sûresi: 286

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn’e
-Allah ona rahmet etsin-:

“(Teyemmüm
almak için) toprak bulamayan kimse,duvara ellerini sürerek teyemmüm alabilir mi?

Aynı
şekilde yatağa ellerini sürerek teyemmüm alabilir mi? diye
sorulmuş, bunun üzerine o, bu soruya şöyle cevap vermiştir:


“Duvar,
temiz toprak cinsindendir. Eğer duvar, ister taş olsun, isterse
kerpiç olsun, toprak cinsinden bir şeyle bina edilmiş ise, onunla
teyemmüm almak câizdir. Fakat duvar, eğer ağaç kaplama veya boya ile
boyanmış ise, bu takdirde üzerinde toz varsa, onunla teyemmüm
alınır ve bunda bir sakınca yoktur.Bu kimse, toprakla teyemmüm
alan kimse gibi olur. Çünkü toprak, yerin ana maddesidir. Eğer
üzerinde toz cinsinden bir şey yoksa, bu takdirde teyemmüm alamaz. Yatağa
ellerini sürerek teyemmüm almaya gelince, kendisine deriz ki:


Eğer
yatağın üzerinde toz varsa, onunla teyemmüm alır, yoksa onunla
teyemmüm alamaz. Çünkü yatak, toprak cinsinden bir şey
değildir.”

“Abdest ile İlgili
Fetvâlar”, s: 240.

İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komitesi’ne:

“Ben, yatalak bir hastayım ve hareket
edemiyorum. Buna göre namazı edâ etmek için nasıl abdest almalıyım
ve nasıl namaz kılmalıyım?” diye sorulmuş,
bunun
üzerine komite bu soruya şöyle cevap vermiştir:


Birincisi:


Abdest
konusuna gelince,müslümanın su ile abdest alması gerekir.Bir kimse, hastalık
veya bunun dışında bir sebepten dolayı su kullanmaya gücü
yetmezse, temiz bir toprakla teyemmüm alır. Teyemmüm almaya da gücü
yetmezse, abdest veya teyemmüm alma şartı ondan düşer ve

Allah Teâlâ‘nın şu emirleri gereği
bulunduğu hal üzere namazını kılar.

(( فَاتَّقُوا اللهَ مَا
اسْتَطَعْتُمْ…)) [ سورة التغابن من الآية: 16 ]

“(Ey
mü’minler!) O halde gücünüz yettiği kadarıyla Allah’tan korkun (Allah’tan
korkmada güç ve takatinizi harcayın).”

Teğâbun
Sûresi: 16

 ((… وَمَا
جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدِّينِ مِنْ حَرَجٍ …)) [ سورة الحج من الآية: 78 ] 

 

“Allah, din konusunda üzerinize hiçbir zorluk
yüklemedi.”
Hac Sûresi: 78

İdrar ve
dışkı gibi önden ve arkadan çıkan şeylere
gelince, bunların çıktığı yerler temizleninceye kadar
bu yerleri üçer defa veya daha fazla, taş ya da temiz mendillerle silerek
temizlemek yeterlidir.

İkincisi:

Namaz konusuna gelince,
hastanın, namazını ayakta kılması gerekir. Eğer
buna gücü yetmezse, oturarak namaz kılar. Buna da gücü yetmiyorsa, yan tarafı
üzerine namaz kılar.

Nitekim İmrân b.
Husay’ndan -Allah ondan
râzı olsun- rivâyet olunduğuna
göre, o, hastalığından şikâyet ettiğinde, Nebi -sallallahu
aleyhi ve sellem- ona şöyle buyurmuştur:

 ((صَلِّ قاَئِماً، فَإِنْ
لَمْ تَسْتَطِعْ فَقاَعِداً، فَإِنْ لَمْ تَسْتَطِعْ فَعَلىَ جَنْبٍ.)) [
رواه  البخاري ]

“(Namazını) ayakta
kıl. (Ayakta kılmaya) gücün
yetmezse oturarak kıl. Oturarak da kılmaya gücün yetmezse, yan
tarafın üzerine kıl.”

 Buhârî

Allah Teâlâ da bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( فَاتَّقُوا اللهَ مَا
اسْتَطَعْتُمْ…))
[ سورة التغابن من الآية: 16 ]

“(Ey mü’minler!)
O halde gücünüz yettiği kadarıyla Allah’tan korkun (Allah’tan
korkmada güç ve takatinizi harcayın).”

Teğâbun
Sûresi: 16. “Tıp ve Hastalarla İlgili Fetvâlar” s:
78.

Eğer sabah namazını, âciz olmandan ve sana abdest veya
teyemmüm aldıracak ve yönünü kıbleye çevirecek kimseyi
bulamadığın için abdest veya teyemmüm almadan ve kıbleye
yönelmeden namaz kılmışsan, namazın sahihtir ve namazını
iâde etmen gerekmez. Aynı şekilde teyemmüm almayı hayal etmene
de (kafanda canlandırmana) gerek yoktur. Aksine bu davranış, meşrû değildir,
üstelik hiçbir faydası da yoktur.

Başkasının yardımıyla teyemmüm veya
abdest alma ve kıbleye yönelme imkânın olduğu halde,
yardım istemekte hatalı davranıp kusur etmişsen,
namazın geçerli olması için şart olan abdesti almakta kusurlu
davranmışsın demektir. Bu takdirde abdestsiz ve kıbleye
yönelmeden kılmış olduğun sabah namazını
yeniden kılman gerekir.

Allah Teâlâ en iyi
bilendir.